Kategoriler: Dergi,
Alt Kategoriler: Haziran,

Saygıdeğer okurlarımız,

Global Savunma’nın yeni bir sayısı ile tekrar karşınızdayız.

Hepinizi muhabbetle selamlıyorum.

 

Kıymetli okurlarımız elinizdeki son sayımız ile 34’üncü baskımızı yapmanın gururunu yaşıyoruz. Tam 34 aydır salgın dönemi dahil ara vermeden derginiz Global Savunma’yı bastık ve siz okurlarımıza ulaştırdık Tüm idari kadromuz ve yazarlarımızla ulusal ve uluslararası gündemi daima yakından takip edip dergimizin sayfalarına yansıttık. Sizlerden gelen destek ve beğenilerle daha da iyisini yapmayı tüm kadromuzla şiar edindik. Bu nedenle GLOBAL SAVUNMA artık dijital ortamda ve online satışlarımız başlamıştır.  Web sayfamızdan detaylara ulaşabilirsiniz.

 

Dünya gündeminin sürekli değiştiği son zamanlarda ülkemizde kendi payına düşeni almakta ve ona göre adımlar atmaktadır. Rusya ve Ukrayna savaşı en belirgin süreç olarak karşımızda durmaktadır. Sınırların yeniden şekillendiği, savaş, kaos ve salgın hastalıkların kol gezdiği dünya coğrafyasında ülke olarak zarar görmeden normale dönmek ve sınırlarımızı ne pahasına olursa olsun muhafaza ve müdafaa etmek birinci görevimizdir. Tam da bu noktada Rusya’nın Ukrayna’ya müdafaası ile tekrar gündeme gelen ve bazı ülkelerin NATO şemsiyesi altına girip kendilerini korumaya almak istemesi okları tekrar NATO karargahına çevirdi.

 

NATO’nun kuruluşunda ilk stratejisi, gelebilecek bir saldırıya karşı ittifakın nükleer silahlarla karşılık vermesini esas alan “Kitlesel Mukabele” idi. 1967 yılında bu strateji “Esnek Mukabele” adıyla düşmana onun seçtiği saldırı yöntemi ile karşılık vermeyi esas alıyordu. Global Savunma yazar kadrosuna yeni katılan Emekli Tümgeneral Doç. Dr. Güray ALPAR da bu konuyu ele aldı ve ilk makale olarak NATO’YU ANLAMAK: GEÇMİŞTEN GELECEĞE NATO FELSEFESİ’ni kapak konumuz için yazdı.

 

ABD ve Rusya’nın, Türkiye’nin Münbiç’e yönelik harekatının söz konusu olduğu dönemde belki de tarihte ilk kez bir araya gelerek Türkiye’nin olası harekatını caydırmak üzere birlikte bayrak gösterdikleri asla unutulmamalıdır. Bu iki güç tarihlerinde ilk kez hem de NATO üyesi bir devlete karşı ortak bir noktada buluşmuşlardır. Tercihleri Türkiye değil, bir terör örgütü olmuştur. Ayrıca Rusya’nın geniş cepheli harekat ile gücünü yayması ABD ve İngiltere’nin istediği bir gelişme olması, Rusya’nın askeri ve ekonomik anlamda yıpranmasının da önünü açmıştır. Kapak dosyamıza iki makale ile katkı veren Emekli Tuğgeneral ve Dergimizin Genel yayın Danışmanı Doç. Dr. Fahri ERENEL ise SINIR ÖTESİ OPERASYON BİR İHTİYAÇ MIDIR? ve UKRAYNA -RUSYA SAVAŞININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ’ni bir savaş hikayesi olarak sizler için kaleme aldı.

 

Global Savunma’nın iklim değişikliği konusu ve Arktik Bölgesi çalışmaları ile konuyu sürekli sıcak tutan yazarı Dr. Ebru CAYMAZ, ARKTİK’TE NELER OLUYOR? RUSYA’NIN UKRAYNA İŞGALİNİN BÖLGEYE YANSIMALARI başlığı ile dikkatimizi yine o bölgeye çekti. Yazarımız, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine paralel olarak daha ulaşılabilir ve kullanışlı hale gelen Arktik deniz ticaret yollarına ek olarak bilimsel araştırma motivasyonuyla bölgede bayrak gösteren devlet sayısındaki artışını da gözlemledi. Caymaz aynı zamanda bölgenin sahip olduğu stratejik önemi uzun süre sürdüreceğinin de altını çizdi.

 

Rusya, Boris Yeltsin iktidarı döneminde Batı ile yakınlaşmayı siyasi alana da taşımış ve 1996 yılında Avrupa Konseyi teşkilatına üye olmuş, Çarlık döneminden beri temel hak ve özgürlükler ile demokrasi alanında hiçbir şekilde normal bir dönem yaşamayan Rusya'nın Avrupa Konseyi üyeliği, ülke içerisinde ve Batıda büyük sevinç yaratmıştır. Yazarımız Prof. Dr. İrfan Kaya ÜLGER Rusya Federasyonu'nun Avrupa Konseyi Macerasını sizler için kaleme aldı.

 

Avrasya coğrafya olarak, en uzlaşmaz sandığımız grupları bir araya getirebilen, en uzlaşmacı sandığımız çevreleri de birbirine hasım edebilecek bir karaktere sahiptir. Bu coğrafyada Türkiye Cumhuriyeti Devleti dışında iki kadim ulus ve devlet bulunmaktadır: İran ve Rusya

AVRASYA JEOPOLİTİĞİNDE İRAN-RUSYA DENKLEMİ makalesi ile yine göz dolduran Global Savunma’nın önemli yazarlarından Umut Berhan ŞEN ayrıca EFES 2022 TATBİKATININ JEOSTRATEJİK ÖNEMİ’ni de sizler için yazdı.

 

Geçtiğimiz aylarda kapak dosyası olarak ilginize sunduğumuz KBRN konusu hala gündemimizde. Yazarımız Emekli Albay ve TSK KBRN Okulu Öğretim Eski Başkanı Ahmet ARIK bu sefer KİMYASAL BİYOLOJİK RADYOLOJİK VE NÜKLEER TEMİZLEME konusuna değindi. Arık, KBRN kirliliğinin kimyasal, biyolojik ve radyoaktif kirlenmeden oluşan zehirliliği hapsetmek, uzaklaştırmak, ortadan kaldırmak, nötralize etmek veya etkisini en aza indirmek için kullanılan maddelerin de temizleme maddesi olduğunu dile getirdi ve ayrıntıları kaleme aldı.

 

Daha önce sayfalarımızda yer verdiğimiz biyolojik silahların ve hastalıklarının devamı niteliğinde olan bir diğer konu ise RUAM. Ruam etkeni, savaşlarda süvari birliklerinin ve diğer hayvanların öneminin kaybolmasıyla birlikte biyolojik silah olarak önemi kaybolmuş gibi görülse de tarih sayfalarında yerini koruyor. Yazarımız Erol KABİL, sonuçlarını bilerek bu biyolojik savaşla mücadele eden bilim şehitlerimizi kaleme aldığı HEDEFLERİ AŞI ÜRETMEK OLAN BİLİM ŞEHİTERİMİZ VE RUAM makalesi ile tekrar karşınızda.

 

Global Savunma’nın Orta Doğu uzmanı ve yazarı Haydar Oruç, İsrail’in ve İran’ın bugüne kadar sürdürdüğü tehlikeli oyuna dikkat çekerek, İSRAİL ve İRAN GERGİNLİĞİNİN ÇEVRE DENİZLERDEKİ SEYRÜ SEFER GÜVENLİĞİNE ETKİSİ’ni sizler için kaleme aldı.

 

Savunma ve Havacılık yazarımız Kaptan Pilot Gökhan KARAKUŞ ise son yazısı KENTLERDE VERTİPORTLAR ile Kentsel Hava Ulaşımında alt yapı çalışmalarının önemine işaret etti.

 

Bir sonraki sayımızda buluşmak dileği ile.

 


Yeniden Nato: Güvenlik Örgütü-Teröre Destek İkileminde