Kategoriler: Dergi,
Alt Kategoriler: Mayıs,

Saygıdeğer okurlarımız,

Global Savunma’nın yeni bir sayısı ile tekrar karşınızdayız.

Hepinizi muhabbetle selamlıyorum.

 

Yeni dünya düzenleri, tarih boyunca genellikle büyük savaşlardan sonra oluşmuştur. Üretim kapasitesinin giderek Batı’dan Doğu’ya kayması; Asya-Pasifik’in, küresel ekonominin ve jeopolitiğin gitgide ağırlık merkezine dönüşmesi; Çin, Rusya ve Hindistan güç merkezlerinin artan etkinliği ve ABD’nin küresel liderliğini sürdürmekte artık eskisi kadar istekli görünmemesi, dünya düzeninin geleceğinin ve potansiyel yeni dünya düzeninin tartışılmasına neden olmakta, değişim için gündeme gelen hazırlıklara ivme kazandırmaktadır.

ABD ve Avrupa’nın yaptırımlarla beraber Rus halkına karşı giriştiği ötekileştirme ve düşmanlaştırma çabaları Putin’in Rusya’sını yıkmak yerine tüm Rusya’yı Avrupa’dan silmeye ve sınırlarına hapsetmeye yönelik bir kampanyaya dönüşmüştür.Bu bağlamda, ABD’nin temel politikası Avrupa’nın kapılarını Rusya’ya kapatmak, Rusya’nın da kapılarını Çin’e kapatmak olmuştur.Çok kutuplu dünya düzeni sadece Avrupa’da güç dengesine zarar vermekle kalmayacak aynı zamanda Asya-Pasifik’te Japonya’nın yeniden silahlanması ve askeri bir güç olarak ortaya çıkması da başta Çin, Kuzey Kore ve Güney Kore ile Japonya arasındaki dengeleri de yerinden oynatacaktır. Dergimizin Genel Yayın Yönetmen yardımcısı Dr. Barış ADIBELLİ’nin kapak konusunu kaleme aldığı YENİ BİR DÜNYA DÜZENİ KURULURKEN makalesi ilk dosyamızı teşkil etmektedir.

 

Savaşı sona erdirmek üzere yapıldığı iddia edilen her türlü faaliyet sınırsız savaşa hizmet ediyor. İstanbul’daki müzakerelerde ortaya konulan iki tarafın liderlerinin görüşüne sunulacak metin bir anda Ukrayna tarafından değiştirilerek Rusya’ya iletilebiliyor. Var olan güvensizlik bu şekilde daha da artıyor. Batı’nın istediği tam da bu. Eğer savaşın başlamaması mümkün olsaydı istekleri Minsk Anlaşması maddeleri üzerinde yoğunlaşarak bu kadar can kaybına, göçe ve Ukrayna’nın adeta yerle bir edilmesine seyirci kalmazlardı. Savaşın Sonucunu Sadece Ölüler Görür – Platon diyerek makalesine başlayan yazarımız Doç. Dr. Fahri ERENEL, SAVAŞ KAVRAMLARI ÜZERİNDE UKRAYNA-RUSYA SAVAŞININ ANALİZİNİ kaleme aldı.

 

Yeni kademeli havza politikasını Asya üzerine kurgulayan Türkiye açısından Pakistan ve Kazakistan devletleri özel bir jeopolitik öneme sahiptir. Bu iki ülkenin güvenlik sorunu yaşaması demek, bizim yeni havza politikamızın da çıkmaza girmesi demektir. Öte yandan ABD, Rusya ve Çin arasındaki güç savaşında İslamabad yönetimi ayakta kalmak için hibrit nitelikli bir strateji izlemek durumundadır. Yazarımız Umut Berhan ŞEN, ABD, RUSYA VE ÇİN ARASINDA KALAN PAKİSTAN konusunu derinlemesine işledi.

 

Ukrayna savaşı, Çin için 21. yüzyılın en büyük sınaması olarak karşısında duruyor. Çin, bu sınamayı geçerse en azından dünyanın bir kısmında yeni bir düzenin kuruluşuna da adım atmış olacak. Çin, her ne kadar ittifaklara, bloklara ve paktlara karşı olsa da Ukrayna savaşındaki Rusya’yı destekleyen tutumu da ister istemez savaş sonrası yeni bir Doğu Bloku’nun doğuşuna da katkı sağlayacak gibi görünmektedir. Yazarımız Dr. Barış ADIBELLİ bu defa ÇİN, TARİHİN HANGİ TARAFINDA DURUYOR? başlıklı makalesi ile son sayımıza katkı sağlıyor.

 

Dünya Ordusunun kurulmasının zamanı gelmiştir. ABD ve İngiltere üstünlüklerini yitirirken, onların yerini alacak Çin ve Rusya’nın ya da Almanya ve Fransa’nın yeni hegemonyacı güçler olarak, kendi çıkarları doğrultusunda dünya barışını tehdit edecek savaş senaryolarına hiçbir biçimde izin verilmemelidir. Yazarımız Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN, “BİRLEŞMİŞ MİLLETLER HAREKETE GEÇMELİDİR” diyor.

 

Mikrodalga silahları, bomba yüklü veya şüpheli kara, hava ve deniz araçlarının motorlarını durdurarak etkisiz hale getirebilmektedir. Radyo frekans darbeleri ile hedef aracın elektronik aksamına nüfuz ederek geçici bir süre çalışmasını engelleyebilmektedir. Yazarımız Recep TOKUR’un kaleme aldığı BİLİM-KURGUDAN MUHAREBE SAHASINA: YÖNLENDİRİLMİŞ ENERJİ SİLAHLARI-2 geçtiğimiz sayıdaki makalesinin devamı olarak dergimizde yer almaktadır.

 

2023 yılına kadar uzay tabanlı bir füze savunma sisteminin oluşturulması ve test edilmesi konusunda Amerikan Kongresi tarafından onaylanan bütçe ile çalışmalar başladı. Bu füze savunma sistemi parçacık ışınlı sistem (Neutral Particle Beam) genelinde atmosfer dışı alanda kurulacağı planlanmıştır. UZAYDA YÖNLENDİRİLMİŞ ENERJİ SİLAHLARI DÖNEMİ’ni kaleme alan yazarımız Doç. Dr. A. İnci Sökmen ALACA da Mayıs sayımızda.

 

“Muharebe eder gibi eğitim yapmayan ve GGKD Teçhizatı kuşanmadan eğitim yapan birliklerin bir KBRN ortamında vazifesini yerine getirmesi ve hayatta kalması mümkün değildir.” diyen yazarımız Ahmet ARIK,  KBRN dosyasının 3. Bölümü olan KİMYASAL BİYOLOJİK RADYOLOJİK VE NÜKLEER TEHLİKELERDEN KORUNMAK makalesi ile son sayımızda.

 

Geleneksel anlamda savaş, bir devletin ya da devletler topluluğunun, isteklerini diğer bir devlete ya da devletler topluluğuna zorla kabul ettirmek amacıyla giriştiği mücadeledir. Yazarlarımız Prof. Dr. Nesrin ÇOBANOĞLU ve Sema ALTINSOY‘un ortak kaleme aldıkları, ULUSLARARASI SAVAŞ HUKUKUNUN SİBER SAVAŞA UYARLANABİLİRLİĞİ VE SİBER SAVAŞ ETİĞİ makalesini sayfalarımızda bulacaksınız.

 

Dünyada yaşanan her kriz insanoğlunu kendisiyle yüzleştiriyor. Pandemi döneminin ardından yaşanan Rusya-Ukrayna Savaşı, tarım ve gıda konusunda tartışmaları hızlandırdı. Araştırmacı – Yazarımız Tolga BAŞKAN, ÖNEMİ YENİDEN ANLAŞILAN STRATEJİK SEKTÖR: GIDA konusunu kaleme aldı.

Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinde gelmiş olduğu noktanın ana belirleyici kavramları “Yerlilik” ve “Millilik”  olmuştur. Yazarımız Murat Boz hassas konulardan birine dikkat çekerek, SAVUNMA SANAYİNDE ALINMASI GEREKLİ İSTİHBARATA KARŞI KOYMA TEDBİRLERİNİN İNCELENMESİ makalesinde Sanayii Casusluğunu ele aldı.

Geleceğin kokpitleri, teknoloji, yapay zeka ve otomasyon, birlikte uçuş emniyeti, fayda ve verimlilikte önemli gelişmeler vaat ediyor. Yazarımız Gökhan KARAKUŞ, GELECEĞİN KOKPİT TEKNOLOJİSİ VE TASARIMLARI’nı yazdı.

 

Haziran sayımızda görüşmek dileğiyle…

 


YENİ BİR DÜNYA DÜZENİNE DOĞRU: YENİ SOĞUK SAVAŞIN AYAK SESLERİ