Kategoriler: Dergi,
Alt Kategoriler: Ağustos,

2000’li yıllarda meydana gelen esrarengiz bir uçak kazasında araştırmacılar her türlü ihtimali değerlendirerek kazanın nedenini ortaya çıkarmak için detaylı ve çok yönlü bir inceleme yaparlar, ancak kazanın gerçek nedenle bir türlü ulaşamazlar. Kazanın hiçbir mantıklı açıklaması bulunamaz. Ancak kazadan günler sonra kaza mahallinde açılan kraterin içinde mucizevi şekilde hafif hasarlı olarak bulunan “turuncu kutu” her şey bir anda değiştirir. Başka hiçbir şekilde gerçek nedeni anlaşılamayacak olan kazanın neden meydana geldiğini CVR kayıtları net bir şekilde ortaya koyar.

Kumandalarda olan (PIC) kaptan pilotun kazadan dakikalar önceki son sözleri herşeyi açıklamaktadır. Ancak detaylı ses analizleriyle ortaya çıkarılabilen “iyi hissetmiyorum” sözlerinin ardından kaptan pilotun inilti ve garip seslerle kalp krizi geçirdiği ve inkapasite olarak uçağın kontrolünü kaybettiği anlaşılmıştır. First Officer’ın durumu anlayarak müdahalede geç kaldığı ve yoğun çabasına rağmen uçağı anormal durumdan kurtaramadığından kazanın meydana geldiği ortaya çıkmıştır.

Bu ve benzeri bir çok kazada hayatta kalan olmadığında, görgü tanığı bulunmadığında çoğu zaman CVR ve FDR olayı/kazayı aydınlatacak tek veri kaynağı olmaktadır.

İngilizce “Flight Data Recorder” (FDR) ve “Cockpit Voice Recorder” (CVR) olarak ifade edilen "Uçuş Bilgileri ve Kokpit Ses Kaydediciler", havacılık kazalarının ve olaylarının araştırılmasını kolaylaştırmak amacıyla bir uçağa yerleştirilen elektronik kayıt cihazlarıdır. Uçuş veri ve ses kaydediciler her ne kadar “Kara Kutu” olarak bilinseler de aslında, kazalardan sonra bulunmalarına yardımcı olmak için parlak TURUNCUveya SARI renge boyanmışlardır.

İki farklı uçuş kayıt cihazı vardır;“uçuş veri kayıt cihazı” (FDR), saniyede birkaç kez toplanan onlarca parametreyi kaydederek uçuşun yakın geçmişini muhafaza ederken,“kokpit ses kayıt cihazı” (CVR) ise, pilotların konuşmaları da dahil olmak üzere kokpitteki seslerin yakın geçmişini korur. İki cihaz tek bir ünitede birleştirilebilir ve adı “Kokpit Ses ve Veri Kaydedici (CVDR) olur.

Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) tarafından denetlenen, uluslararası standartlara ve düzenlemelere göre, uçuş kayıt cihazlarının ciddi bir uçak kazasında karşılaşılması muhtemel koşullardan sağlam çıkabilmeleri gerekmektedir. Bu nedenle, “Avrupa Sivil Havacılık Ekipmanları Organizasyonu” -EUROCAE Doküman-112'nin gerektirdiği şekilde uçuş bilgi ve ses kayıt cihazları 3400 G'lik bir darbeye ve 1.000°C derecenin üzerindeki sıcaklıklara dayanacak şekilde üretilmek zorundadır.

Uçuş veri kayıt cihazları, kaydedilecek parametre sayısına ve kaydedilen bilgilerin saklanması için gereken süreye göre Uçaklar için Tip I, Tip II ve Tip IIA olarak, Helikopterler için ise kaydedilecek parametre sayısına göre Tip IV, IVA ve Tip V olarak sınıflandırılmaktadır. (ICAO Annex 6)

Tarihsel gelişim ve ilk tasarımlar

İlk girişimlerden biri olan “HB tip" uçuş kaydedicileri, 1939'da François Hussenot ve Paul Beaudouin tarafından Fransa'daki Marignane uçuş test merkezinde aslen fotoğraf tabanlı uçuş kaydedicilerdi, çünkü kayıt, 8 metre uzunluğunda ve 88 mm genişliğinde kayan bir fotoğraf filmi üzerinde yapılmaktaydı. HB kaydediciler, 1970'lere kadar Fransız uçuş test merkezlerinde kullanıldı. (Jean-Claude Fayer, Vols d’essais, 2001)

1947'de Hussenot, "hussenograph" olarak da bilinen buluşunu pazarlamak için Beaudouin ve başka bir ortakla birlikte “Société Française des Instruments de Mesure'u" (SFIM) kurdu. Bu şirket, yalnızca uçaklarda değil, aynı zamanda trenlerde ve diğer araçlarda da kullanılan önemli bir veri kaydedici tedarikçisi haline geldi. SFIM bugün çok uluslu bir Fransız uçak ve roket motoru, havacılık bileşeni ve savunma şirketi olan SAFRAN grubunun bir parçasıdır ve hala uçuş veri kaydediciler üretmektedir. (https://www.safran-group.com/)

Uçuş verilerini sağlam tutmak için, çarpışmaya ve yangına dayanabilecek bir başka ünite türü Len Harrison ve Vic Husband tarafından İkinci Dünya Savaşı sırasında Birleşik Krallık’ta geliştirildi. İngiltere Uçak Üretim Bakanlığı için Farnborough'da geliştirilen ünite, mürettebatın dayanamayacağı koşullara dayanabilmesi açısından günümüz kayıt cihazlarının öncüsüydü. Savaşın sonunda Uçak Üretim Bakanlığı, Harrison ve Husband'ın buluşlarını kendisine devretmesini sağladı ve Bakanlık, 19330/45 İngiliz patenti altında patentini aldı.

"Mata Hari" adı verilen ilk modern uçuş veri kaydedicisi, 1942'de Fin havacılık mühendisi Veijo Hietala tarafından oluşturuldu. Bu siyah yüksek teknolojili mekanik kutu, Finlandiya ordusunun Finlandiya'nın Tampere kentindeki ana havacılık fabrikasında tamir ettiği veya ürettiği savaş uçaklarının test uçuşları sırasında tüm önemli detayları kaydetmeyi başardı.

İkinci Dünya Savaşı sırasında hem İngiliz hem de Amerikan hava kuvvetleri, uçak ses kayıt cihazlarıyla başarılı deneyler yaptı.

1953 yılında, Avustralyalı araştırma bilimcisi David Warren, Melbourne'deki Savunma Bilim ve Teknoloji Örgütü'nün Havacılık Araştırma Laboratuarlarında (ARL) çalışırken, sadece uçuş aletlerinden gelen bilgileri değil aynı zamanda kokpitteki sesleri de kaydedecek bir cihaz tasarladı. Warren, 1956'da "ARL Uçuş Hafıza Birimi" adlı bir prototip FDR ve 1958'de ilk birleşik FDR/CVR prototipi tasarımı geliştirdi. Geliştirilen sistem şekli ve parlak kırmızı rengi nedeniyle "Kırmızı Yumurta" olarak adlandırıldı. Üniteler 1965'te yeniden tasarlandı ve bir çarpışmadan sonra başarılı veri alma olasılığını artırmak için uçağın arkasına yerleştirildi.

İngiltere'ye kayıtlı uçaklarda veri kayıt teçhizatının taşınması 1965'te ve 1966'da iki aşamada zorunlu hale geldi. Bir uçak kazasından kurtarılan verilerin İngiltere'deki ilk kullanımlarından biri, 1967'de Stockport Hava Kazasına karışan İngiliz Midland Havayolları Argonaut tipi uçakta bulunan Royston "Midas" veri kaydedicisinden kurtarılan veriler ile gerçekleşti.

ABD’de "Uçuş Kaydedici", 1931'den 1963'e kadar Minnesota Üniversitesi'nde makine mühendisliği profesörü olan Profesör James J. "Crash" Ryan tarafından Amerika Birleşik Devletleri'nde icat edildi ve patenti alındı. Ryan "Uçuş Veri Kaydedici"sinin ilk prototipi, Ocak 2013 Aviation History Magazine’de "Kara Kutunun Babası" olarak tanımlanmıştır. Ryan'ın Uçuş Kaydedicisi, uçak uçuşunun motor egzoz sıcaklığı, yakıt akışı, uçak hızı, irtifa, kumanda yüzeyleri konumları ve alçalma hızı gibi verilerin sürekli kaydını tutmuştur.

Lockheed Aircraft Corporation'da bir havacılık mühendisi olan Edmund A. Boniface Jr. tarafından bir "Kokpit Ses Kaydedici", icat edildi ve patenti alındı.Boniface’ın buluşu bazıları tarafından "mahremiyetin ihlali" olarak görülüyordu. Daha sonra Boniface sisteme pilotun emniyetle bitirilen bir uçuşun sonunda ses bandı kaydını silmesine izin veren yaylı bir anahtar ekledi.

Terminoloji

"Kara kutu" terimi, İngiliz ve Müttefik savaş uçaklarında, radyo, radar ve elektronik seyir yardımcılarının geliştirilmesinden kaynaklanan bir İkinci Dünya Savaşı dönemi İngiliz ifadesiydi. Bunlar genellikle gizli elektronik cihazlardı ve kelimenin tam anlamıyla yansıtıcı olmayan kara kutular veya muhafazalarla kaplanırdı.

1958'de İngiliz Havacılık Araştırma Konseyi'ne modern uçuş kaydediciler önerildiğinde, "kara kutu" terimi uzmanlar tarafından günlük dilde kullanılıyordu.

1967'de, önde gelen havacılık ülkeleri tarafından uçuş kaydediciler zorunlu kılındığında, şu ifade genel kullanıma girdi: "Bu sözde 'kara kutular' aslında floresan alev-turuncu renklidir." Cihazların resmi adları "uçuş veri kayıt cihazı" ve "kokpit ses kayıt cihazı”dır.Kaza sonrası enkazda görsel olarak daha belirgin olmaları için kayıt cihazlarının parlak turuncu renkli kutulara yerleştirilmesi gerekmektedir.

Flight data recorder - Uçuş veri kaydedici

Uçuş veri kaydedicisi (FDR; ayrıca kaza veri kaydedicisi için ADR), bir uçaktaki herhangi bir elektronik sisteme gönderilen bilgileri kaydetmek için kullanılan elektronik bir cihazdır.

FDR tarafından kaydedilen veriler, kaza ve olay incelemesi için kullanılır.Kazaların araştırılmasındaki önemlerinden dolayı, ICAO tarafından düzenlenen bu cihazlar, yüksek hızlı çarpma kuvvetine ve yoğun bir yangının ısısına dayanacak şekilde özenle tasarlanmış ve üretilmiştir.Popüler "kara kutu" teriminin aksine, FDR'nin dışı, enkazda yüksek görünürlük için ısıya dayanıklı parlak turuncu boya ile kaplanmıştır ve ünite genellikle uçağın kuyruk bölümüne monte edilir, şiddetli çarpmalarda burada sağlam kalma olasılığı daha yüksektir.Bir kazanın ardından, kaydedilen parametrelerin analizi genellikle kaza nedenleri veya katkıda bulunan faktörleri tespit edip tanımlayabildiğinden, FDR'nin kurtarılması genellikle araştırma ekibi için yüksek bir önceliktir.

Günümüzün FDR’leri tüm motor bilgileri ve günün saati dahil olmak üzere önemli uçuş parametrelerini kaydederler.Mevcut ABD federal yönetmeliklerine göre minimum olarak gerekli olan 88 parametre vardır ancak bazı sistemler çok daha fazla değişkeni izler. Genel olarak her parametre saniyede birkaç kez kaydedilir, ancak bazı birimler veriler hızlı bir şekilde değişmeye başlarsa çok daha yüksek bir frekansta veri "patlamalarını" depolar. Çoğu FDR, sürekli bir döngüde yaklaşık 17-25 saatlik veri kaydeder.

Modern FDR'ler, içinde yüksek sıcaklık yalıtımı bulunan, güçlü korozyona dayanıklı paslanmaz çelik veya titanyum ile çift sarılır. Modern FDR'lere, suya batırıldığında algılamaya yardımcı olmak için ultrasonik bir "ping" yayan bir su altı konum belirleyici sinyali eşlik eder. Bu yer belirleyiciler 30 güne kadar çalışır ve 6.000 metreye (20.000 ft) kadar derinliğe daldırılmış haldeyken çalışabilir.

Cockpit voice recorder - Kokpit ses kaydedici

Bir kokpit ses kayıt cihazı (CVR), bir uçağın uçuş güvertesindeki ses ortamını kaza ve olayların araştırılması amacıyla kaydetmek için kullanılan bir uçuş kayıt cihazıdır. Bu, tipik olarak, pilotların kulaklıklarının mikrofonlarının ve kulaklıklarının ve kokpitin tavanındaki bir alan mikrofonunun sinyallerinin kaydedilmesiyle elde edilir.

2008 yılı itibariyle bir uçağın CVR taşıması gerekliliği, kayıt süresinin en az 2 saat olması bir FAA şartıdır. En son tasarımlar dijital kayıt teknikleri kullanır, bu da onları şok, titreşim ve neme karşı çok daha dayanıklı hale getirir.FDR gibi, CVR da bir çarpışmada hayatta kalma olasılığını en üst düzeye çıkarmak için tipik olarak uçak gövdesinin arkasına monte edilir.

Birleşik üniteler

Dijital kayıt cihazlarının gelişmesi ile birlikte, FDR ve CVR, birleşik bir dijital Kokpit Ses ve Veri Kaydedici (CVDR) olarak tek bir yanmaz, darbeye dayanıklı ve su geçirmez kapta üretilebilir hale geldi.

İlave bir teçhizat

1970'lerden sonra, uçaklar ek olarak bir de "hızlı erişim kaydedici" QAR(Quick Access Recorder) ile donatıldı. Bu teçhizat ise, verileri çıkarılabilir bir depolama ortamına kaydetmekteydi.

Bir kazadan sağlam çıkma olasılıklarının en yüksek olduğu yerlere takılmaları gerektiğinden, kazadan sonra FDR ve CVR'ye erişim oldukça zordur; ayrıca kaydı okumak için özel ekipman gerektirirler. QAR kayıt ortamı ise kolayca çıkarılabilir ve standart bir masaüstü bilgisayar tarafından bile okunacak şekilde tasarlanmıştı. Halen birçok havayolu işletmesinde, QAR kayıtları ‘günlük olaylar' için her gün taranır. Bu taramalar aynı zamanda bir kaza veya olay ortaya çıkmadan önce operasyonel sorunların tespit edilmesini ve ortadan kaldırılmasını sağlar.

Kaydedicilerin özellikleri nelerdir?

Günümüzün FDR ve CVR tasarımı, ICAO Ek-6 (Operation of Aircraft) uluslararası kabul görmüş standartlar ve önerilen uygulamalar tarafından belirlenmektedir. ICAO Ek-6’nın  “Flight Recorders” bölümünde tanımlanan özellikler ve standartlardan bazıları şunlardır;

  • FDR, uçuş süresi boyunca sürekli kayıt yapacaktır.
  • CVR, en azından uçaktaki tüm telsiz konuşmalarını, kokpit ortamındaki tüm sesleri,  uçaktaki iç konuşma sisteminde konuşulanları, kulaklıkta veya hoparlörde tanıtılan navigasyon veya yaklaşma yardımcılarını tanımlayan ses veya ses sinyalleri, varsa, yolcu anons sistemini kullanarak uçuş ekibi üyelerinin sesli iletişimlerini, FDR tarafından kaydedilmediği sürece, hava trafik kontrol üniteleri ile dijital iletişimi kaydedecek şekilde tasarlanacaktır.
  • FDR ve CVR kutuları; parlak bir turuncu veya sarı renge boyanmış olmalıdır, bulunmasını kolaylaştırmak için yansıtıcı malzeme ile kaplanmalıdır veotomatik olarak devreye giren bir su altı tespit cihazı ile teçhiz edilmelidir.

 

Ofisleri Paris yakınlarındaki Saint-Denis, Fransa'da bulunan “The European Organization for Civil Aviation Equipment” -“Avrupa Sivil Havacılık Ekipmanları Örgütü” EUROCAE, bir uçuş kayıt cihazının 6,5 milisaniye boyunca 3400 g (33 km/s²) hızlanmaya dayanabilmesi gerektiğini belirtir.Bu ise, kabaca 500 km/s çarpma hızına ve 45 cm'lik bir yavaşlama veya ezilme mesafesine eşdeğerdir.Ek olarak, penetrasyon direnci, statik ezilme, yüksek ve düşük sıcaklık yangınları, derin deniz basıncı, deniz suyuna daldırma ve sıvıya daldırma gereklilikleri vardır.

Kayıt cihazının bir uçak kaza mahallinden kurtarılmasını kolaylaştırmak için, yansıtıcı yüzeyleri olan parlak sarı veya turuncu renkte olmaları gerekmektedir. Hepsinin bir yüzünde İngilizce "FLIGHT RECORDER DO NOT OPEN" ve diğer yüzünde Fransızca "ENREGISTREUR DE VOL NE PAS OUVRIR" yazısı vardır. Su altında kalan alanlardan kurtarmaya yardımcı olmak için, bir kaza durumunda otomatik olarak etkinleştirilen bir su altı konum belirleme sinyali ile donatılmalıdırlar.

Yönetmelik ve düzenlemeler

Mackay'da (Queensland) Trans Australia HavayollarıUçuş 538'in 1960 kazasının soruşturmasında, soruşturma yargıcı tüm Avustralya uçaklarına uçuş kayıt cihazlarının kurulmasını şiddetle tavsiye etti. Avustralya, dünyada kokpitte ses kaydını zorunlu hale getiren ilk ülke oldu.

ABD hava taşıyıcıları ve üreticileri için, kazaları ve güvenlikle ilgili olayları araştırmaktan Ulusal Taşımacılık Güvenliği Kurulu (NTSB) sorumludur. NTSB ayrıca, resmi yetkisi altında olmayan birçok uluslararası soruşturma için danışmanlık rolünde de hizmet vermektedir. NTSB'nin düzenleyici yetkisi yoktur, ancak güvenlik tavsiyelerine göre hareket etmek için mevzuata ve diğer devlet kurumlarına bağlı olmalıdır.

Hava aracından fırlatılabilen kayıt cihazları

Kayıt cihazları kazadan sonra bazen okunamayan parçalara bölünebildiğinden ve hatta derin sulara gömülebildiğinden, bazı modern üniteler kendi kendini fırlatıyor (darbe anında kendilerini uçaktan ayırmak için kinetik enerjiden yararlanıyor) ve konum belirleme sinyalleri ile konumlarının belirlenmesine yardımcı olmak için ayrıca radyo acil durum konum belirleyici vericileri ve sualtı sonarı ile donatılıyor.

Günümüzde "Fırlatılabilen" kayıt cihazları, FDR, CVR ve acil durum yer tespit vericisini ELT’yi(Electronic Locator Transmitter) tek bir ünitede birleştirmektedir."Fırlatılabilen" birim, sensörler tarafından etkinleştirilerek çarpmadan hemen önce uçaktan fırlar. Ünite, düşme hızıyla sağlam kalmak, süresiz olarak su üzerinde yüzmek için çarpışma alanından "fırlamak" ve "uzaklaşmak" üzere tasarlanmıştır ve çarpışma etki alanının konumu için uydu teknolojisi ile donatılması öngörülmüştür."Fırlatılabilen" CVDR teknolojisi, 1993'ten beri ABD Donanması tarafından kullanılmaktadır.

Malezya Havayolları 370 sefer sayılı uçuştan sonra

12 Mart 2014’teMalaysia Airlines Flight 370'in ortadan kaybolması, çağdaş uçuş kayıt teknolojisinin sınırlarını, yani bir uçak olayının nedenini araştırmaya yardımcı olmak için uçuş kayıt cihazının fiziksel olarak bulundurulmasının ne kadar gerekli olduğunu gösterdi.Modern iletişimdeki ilerlemeleri göz önünde bulunduran teknoloji yorumcuları, uçuş kayıt cihazlarının uçaktan yere “online/canlı akış" sağlayan bir sistemle desteklenmesi veya değiştirilmesi çağrısında bulundu.Ayrıca, yorumcular su altı konum belirleyici sinyalinin menzilinin ve pil ömrünün uzatılmasının yanı sıra sivil uçakların tipik olarak askeri uçaklarda kullanılan konuşlandırılabilir uçuş kayıt cihazlarıyla donatılması çağrısında bulundular. MH370'den önce, 2009 Air France Flight 447'nin kaza araştırmacıları, kazanın uçuş kayıt cihazlarının bir yıldan fazla bir süre kurtarılmamasından sonra pil ömrünün "mümkün olduğunca hızlı" uzatılması çağrısında bulundular.

Endonezya AirAsia 8501 sefer sayılı uçuştan sonra

28 Aralık 2014'te Endonezya'nın Surabaya kentinden Singapur'a giden Endonezya AirAsia Flight 8501, kötü hava koşullarında düştü, uçaktaki 155 yolcu ve yedi mürettebatın tümü öldü.8 Ocak 2015'te, uçuş kayıt cihazlarının kurtarılmasından önce, isimsiz bir ICAO temsilcisi şunları söyledi: “Atılabilir/Ayrılabilir/Fırlatılabilir kayıt cihazlarının ciddi bir şekilde gözden geçirileceği zaman geldi.”

 

Boeing 737 MAX

Boeing 777F EcoDemonstrator'da olduğu gibi canlı uçuş verilerinin yanı sıra tetikleyici bir olaydan önceki ve sonraki 20 dakikalık veriler, Mart 2019 Etiyopya Havayolları Uçuş 302 kazasının ardından Boeing 737 MAX inişlerinden önceki belirsizliği ortadan kaldırabilirdi.

Görüntü kaydediciler

NTSB, kaza araştırmalarında mevcut CVR ve FDR verilerini destekleyecek bilgileri sağlamak için büyük nakliye uçaklarına, kokpit görüntü kayıt cihazlarının kurulmasını istedi. Hatta görüntü kaydedicilerin, CVR veya FDR bulundurması zorunlu olmayan küçük uçaklara da yerleştirilmesini tavsiye ettiler.Geleneksel CVR'lerde ve FDR'lerde olduğu gibi, bu tür bir sistemden gelen veriler, sağlam kalmayı sağlamak için çarpışma korumalı bir ünitede depolanır.

 

Kaynakça

  1. ICAO Annex 6, Operation of Aircraft
  2. Jean-Claude Fayer, Vols d'essais: Le Centre d'Essais en Vol de 1945 à 1960, published by E.T.A.I. (Paris), 2001, 384 pages
  3. https://www.safran-group.com/
  4. https://web.archive.org/web/20110706121421/http://www.dsto.defence.gov.au/page/3383/
  5. https://www.independent.co.uk/news/obituaries/david-warren-inventor-and-developer-of-the-black-box-flight-data-recorder-2040070.html
  6. https://www.independent.co.uk/news/obituaries/david-warren-inventor-and-developer-black-box-flight-data-recorder-2040070.html
  7. http://aea.net/AvionicsNews/ANArchives/FlightDataRecordersJan06.pdf
  8. https://pdfpiw.uspto.gov/.piw?PageNum=0&docid=02959459
  9. http://pdfpiw.uspto.gov/.piw?PageNum=0&docid=03075192
  10. http://www.aviationhistory.org/
  11. https://patents.google.com/patent/US3327067?oq=edmund+boniface
  12. https://guardianlv.com/2014/03/why-are-cockpit-voice-recorders-painted-orange-and-called-a-black-box/
  13. https://www.aahs-online.org/journals/journal_template.php?vol_no=v59n34
  14. Aviation Digest, May 11, 2015, page 58.
  15. US Patent 3,327,067 for Cockpit Sound Recorder by Edmund A. Boniface, Jr.; http://pdfpiw.uspto.gov/.piw?PageNum=0&docid=03327067
  16. US Patent 3,327,067 for Cockpit Sound Recorder by Edmund A. Boniface, Jr.; http://pdfpiw.uspto.gov/.piw?PageNum=0&docid=03327067
  17. "Flight, 'Radar for Airlines'," p. 434". www.flightglobal.com. May 2, 1945. Retrieved February 13, 2019.
  18. Corddry, Charles Jr. (August 1944). Flying, 'Aerial Eavesdropper'
  19. https://web.archive.org/web/20140124051649/http://kenblackbox.com/other/The_ARL_Black_Box_Flight_Recorder.pdf
  20. https://rgl.faa.gov/Regulatory_and_Guidance_Library/rgTSO.nsf/0/e040550c3ab32300862572c200113975/$FILE/TSO-C124b.pdf
  21. http://www.industrial-electronics.com/aircraft_18b.html
  22. https://aviationandaccessories.tpub.com//TM-1-1510-225-10/css/TM-1-1510-225-10_280.htm
  23. https://en.wikipedia.org/wiki/Flight_recorder#cite_note-TSO-C123b-32
  24. https://www.risingup.com/fars/info/part121-359-FAR.shtml
  25. http://merfield.com/genealogy/theon-mirfield-1964-miniature-wire-recording-decks-with-limited-memory.zip
  26. https://www.l3harris.com/all-capabilities/airplane-military-and-helicopter-avionics
  27. https://www.hensoldt.net/products/avionics
  28. https://www.eurocae.net
  29. TSO-C124a FAA Regs
  30. https://www.atsb.gov.au/publications/2014/black-box-flight-recorders/

 


Turuncu Kutu