Son yıllarda Türkiye’nin iletişim ile ilgili daha kalıcı çalışmalar yapmak, nitelikli içerikler üretmek, etkin bir kamu diplomasisi yürütmek, dezenformasyon ve nefret dili ile Türkiye’nin daha geniş alanlarda temsil kabiliyetini arttırmasına engel olmak isteyenlere karşı doğru içerikler hazırlayıp kara propagandayı önlemek ve ülkelerle ilişkileri güçlendirmek üzerine önemli çalışmalar yürütülüyor.

Bu çalışmalar kapsamında atılan en önemli adımlardan biri stratejik iletişim yönetiminin önemini kavramak ve bu alanda çalışabilecek, Türkiye’yi her alanda temsil edebilecek kişilere de bu önemi kavratmak.

Türkiye; Suriye, Libya,Doğu Akdeniz ve Azerbaycan’da toprak savunması başta olmak üzere haklıya hakkının teslim edilmesi, uluslararası hukuka uygun hareket edilmesi, işgallerin durdurulması, ülkelerin toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gibi konularda önemli adımlar atarken en çok maruz kaldığı sorun algı yönetiminin “Türkiye karşıtlığı” üzerine manipülasyon ve dezenformasyon ile inşa edilmesi oldu.

Özellikle Suriye’de Türkiye’nin ulusal güvenliği açısından büyük önem teşkil eden toprak bütünlüğünün sağlanması, kantonların birleştirilerek 911 km sınırımız bulunan Suriye’nin Federatif bir yapıya dönüşerek parçalanmaması, devlet dışı aktörlerden devletçikler yaratılmaması için gerçekleştirdiği harekatlar sonrasında nefret dili kullanılarak Türk düşmanlığına varacak şekilde kara propaganda yapıldığı görüldü.

Türkiye özellikle kendi haklarını savunurken, Türkiye’nin yayılmacı bir politika izlediği ile ilgili yanlış bir algı oluşturulmaya çalışıldı. Farklı tarihlerde ve çatışmalarda çekilen fotoğraflar özellikle Barış Pınarı Harekatı sırasında gerçekleşmiş gibi basına servis edildi.

Bir diğer önemli konu ise İstanbul’da Suudi Başkonsolosluğu’nda planlı ve kasten öldürülen Suudi asıllı gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti idi. Özellikle Türkiye’de bu cinayetin gerçekleştirilmesi ve Cemal Kaşıkçı yerine dublör kullanılarak İstanbul’da kaybolduğu ile ilgili bir algının yaratılmak istenmesi yine iletişim stratejisini doğru kurgulamanın ve yönetmenin önemini gözler önüne serdi. Türkiye’nin izlediği şeffaf ve dünya kamuoyunu sürekli olarak bilgilendirmeye dayalı iletişim stratejisi Cemal Kaşıkçı cinayetinin uluslararası alanda Türkiye’yi odak noktası haline getirebilecek bir kriz haline dönüşmesini engelledi.

Türkiye aynı zamanda hem terör grupları ile verdiği mücadele, hem S-400 savunma sistemlerinin alınması ile NATO içerisinde oluşan çatlakların giderilmesi, tüm dünyanın ilgilenmesi ve sorumluluk alması gereken, iç savaşlar, dışarıdan müdahaleler, yaşam kaynaklarının yetersiz hale gelmesi gibi nedenler ile yeniden inşa edilen nüfus politikaları sonucunda oluşan düzensiz göç hareketleri, Doğu Akdeniz’de münhasır ekonomik bölge alanları gibi konularda attığı adımlar ile ilgili doğru ve şeffaf bilgilendirme yapmak için farklı dillerde kamuoyunu ve ilgili ülkeleri bilgilendirmeye yönelik önemli çalışmalar ortaya koydu. Güçlü diyalogların inşa edilmesi için yapılan halkla ilişkiler, kamu diplomasisi ve medya çalışmaları Türkiye’nin kendini daha da iyi bir noktaya taşıması gerektiğine inandığımız stratejik iletişim yönetimi konusunda atılan adımların önemini bir kez daha gösterdi.

Bugün Azerbaycan’ın toprak savunması mücadelesinde, Azerbaycan’ın arkasında duran Türkiye’nin duruma müdahil olmasından rahatsız olanlar başta Ermenistan olmak üzere konuyu AB ile Türkiye arasındaki sorunları derinleştirmek ve Türkiye’yi hedefe koyarak kendisini bir koruyucu, tampon bölge olarak göstererek çözmek istemektedir. Son dönemde Azerbaycan’ın işgal altındaki toprakları ile ilgili olarak BMGK’da alınan 822, 854, 874 ve 884 no’lu kararlar tekrar edilerek uluslararası hukuka ve bir çatı örgüt olan BM’nin kararlarına uygun hareket edilmesinin önemi vurgulanmaktadır.

 

Peki Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen, desteklenen iletişim çalışmalarının önemi nedir?

 

Küreselleşme ve teknolojinin etkisi ile dünyada sınırlar ortadan kalmış, gittikçe homojenleşen kültür ve kimlik inşasında, herkesi etkisi altına alabilecek dezenformasyon ve manipüle edilmiş haber bombardımanı profesyonelce tasarlanmış algı yönetimi ile etkisini bir anda tüm dünyada sansasyonel bir şekilde göstermeye başlamıştır.

Özellikle yeni dünya düzeninin enerji kaynaklarının, ticaret yollarının bulunduğu coğrafyalarda istikrarsızlık, başarısız ve parçalanmış devletler, nüfus politikaları ve göç yolları ile yeniden inşa edilmeye çalışıldığı günümüzde, dünya kamuoyuna servis edilen bilgi akışı ve değişen müttefiklik ilişkileri, iş birlikleri iletişimin önemini algı yönetimi açısından bir kez daha gün yüzüne çıkartmıştır.

Her ülke kendi ulusal güvenliği ve ulusal çıkarları çerçevesinde hareket etmeye gayret göstermektedir. Önceliklerini bu iki önemli husus etrafında çizmektedir. Türkiye de bulunduğu coğrafyada Arap Baharı ile başlayan, istikrarsızlık ve çatışma ile perçinlenen sorunlardan uzak durabilmek ve kendi ülkesel bütünlüğünü korumak için hem askeri hem de diplomasi açısından birçok önemli adım atmıştır. Sonunda hem terör örgütleri hem de Türkiye’nin yumuşak bir kuşatma ile hareket kabiliyetini kısıtlamak isteyen ülkelerin açtığı algı savaşında manipüle edilmiş haberler ile propagandaya maruz kalmıştır.

Bu sebeple diplomaside bir araç olarak kullanılabilecek her unsur büyük önem taşımaktadır. Araç olarak kullanacağımız unsurların dikkatle ve özenle seçilmesi, hem kendi ülkemizde hem de ilişkilerimizi geliştirmek istediğimiz ülkenin toplumunda yansımasının çok iyi bilinmesi ve özümsenmesi gerekmektedir.

Diğer bir önemli not ise yeni nesil çalışmaların gözden kaçmaması ve bu yeni nesil çalışmalarda kullanılan yeni iletişim yöntemlerine adaptasyonun geç kalınmadan ele alınmasının gerekliliğidir. Türkiye’nin hem sahada hem de masada güçlü bir ülke olması için kimliğini iletişim dili ile bütünleştirmesi ve olası krizleri fırsatlara çevirebilecek, uluslararası dengeleri analiz edebilen, olasılıkları hesaplayabilen uzmanlarla iletişim uzmanlarını bir araya getirdiği ekipler ile Türkiye’yi merkeze alan, fırsat, tehdit, öne çıkarılması gereken artı ve geliştirilmesi gereken eksi yönleri belirleyip, proaktif senaryolar üretebilecek kişileri yetiştirmek gerekmektedir.

 

 
 

TÜRKİYE’NİN İLETİŞİM SEFERBERLİĞİ VE DİPLOMASİ