Kategoriler:
Alt Kategoriler:

Egemen güçler ve devam eden mevcut düzen, emperyalist politikaların mirasçısı olarak kurulmuş ve ötekileştirme temeline bina edilmiştir. Onların dayattığı; ‘doğu toplumları’, ‘gelişmekte olan ülke veya az gelişmiş ülke’, ‘üçüncü dünya ülkeleri’ gibi kategoriler, sömürgeci mantalitenin ve ötekileştirme politikasının açık birer göstergesidir.

Afrika, sömürgecilik ve ötekileştirme politikasından en fazla muzdarip olmuş ve olmaya da devam eden coğrafyadır. Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerinin, üçüncü dünya ülkeleri olarak gördükleri, yüzyıllardır sömürdüğü ve sömürmeye devam ettiği toplumların büyük kısmı Afrika Kıtası’nda bulunmaktadır. Öyle ki geçmişin mazlum milletleri, bugünün de üçüncü dünya ülkeleridir.

Dün olduğu gibi bugün de güç mücadelesinin odağında Afrika Kıtası yer almaktadır. Afrika’da son dönemde güç ve hakimiyet dengeleri, süregelen sömürgeci ülkelerin aleyhine değişmeye başlamış, yeni bir mücadele sahası ve ticari bir çekişme ortaya çıkmıştır. Dünya siyasetinde, söz ve de vizyon sahibi ülkelerin çeşitli hamlelerle nüfuz kurmaya çalıştığı Afrika, Türkiye’nin de dahil olduğu ve değeri artan strateji ve politikanın bir anlamda yeni sahnesidir.

Afrika’nın Sorunlarına Afrikalı Çözüm

Türkiye’nin Afrika’ya olan ilgisi artan bir seyirde devam etmektedir. Ticari, siyasi, askeri ve kültürel ilişkiler; karşılıklı hak ve menfaatler doğrultusunda gelişmekte, tarihinde sömürü anlayışı olmayan Türk Devlet geleneği, Afrika ülkeleri ile işbirliğine dayalı bir politika izlemektedir.

Afrika Kıtası, gelecek için önemli bir coğrafya ve aktör olacaktır. Pek çok alanda gelişimi ivme kazanan Afrika Kıtası’nın, barındırdığı ekonomik ve ticari potansiyel ile jeopolitik ağırlığı, birçok ülkeyi ve yatırımcıyı Afrika’ya çekmeye başlamıştır. Türkiye de kendi tarihi tecrübesini, toplumsal, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu imkân ve kaynaklarını Afrika ülkeleriyle ‘Afrika'nın sorunlarına Afrikalı çözümler’ ilkesi çerçevesinde ve karşılıklı fayda temelinde paylaşmaktadır.

Tarihsel bir temel üzerine inşa edilen Türkiye’nin Afrika politikası; siyasi, insani, ekonomik ve kültür ayaklarını içerecek şekilde ve ikili, bölgesel, kıtasal ve küresel olmak üzere dört boyutta yürütülmektedir.

Türkiye ile Afrika arasındaki ilişkilerin son dönemlerdeki gelişim seyrinin ana hatları kısaca şöyle ifade edilebilir.

  • Gelişen ilişkiler neticesinde, Türkiye 2005 yılında Afrika Birliği’ne gözlemci üye olmuş, 2008 yılında ise stratejik ortak olarak ilan edilmiştir.

  • İvme kazanan çok boyutlu Afrika’ya Açılım Politikası kapsamında; bölge ülkeleriyle başta siyasi ilişkiler olmak üzere ticaret, yatırımlar, kültürel projeler, güvenlik ve askeri işbirliği ve kalkınma projeleri gibi birçok alanda hızlı ilerleme sağlanmıştır.

  • Afrika’ya Açılım Politikası, 2013 yılı itibariyle Afrika Ortaklık Politikasına dönüşmüştür. Kamu kurumları, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve insani yardım örgütlerinin faaliyetlerini kapsayan bütüncül bir anlayışın ürünü olan Afrika Ortaklık Politikası, Kıta’nın barış ve istikrarı ile ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkıda bulunmayı, ayrıca ikili ilişkilerin eşit ortaklık ve karşılıklı fayda temelinde geliştirmesini öngörmektedir.

  • Afrika ile ilişkilerin geliştirilmesi kapsamında, Afrika ülkelerinde Türkiye’nin temsilciliklerinin sayısının artırılmasına önem verilmektedir. Afrika’da faaliyet gösteren Türk Büyükelçiliği sayısı 42’ye yükselmiştir. Bununla birlikte, 2008 yılının başında Türkiye’de 10 Afrika ülkesinin büyükelçiliği bulunurken, bu sayı 2020 yılında 36’ya çıkmıştır.

  • Türkiye, diplomatik misyonlarının haricinde, TİKA, AFAD, Anadolu Ajansı, THY gibi kurum ve kuruluşları ve de çeşitli vakıflar vasıtasıyla Afrika’daki eğitim, kültür ve insani yardım faaliyetlerini yürütmekte ve ciddi bir kamu diplomasisi gerçekleştirmektedir.

Özellikle son 10 yılda, Türkiye ile Afrika Kıtası arasındaki ilişkilerin ciddi düzeyde geliştiği, özellikle Sahra Altı Afrika ülkeleri ile işbirliğinin her alanda güçlendiğini ifade etmek mümkündür.

Dış Ticaret

Afrika Kıtası, 54 ülkeden oluşan, yaklaşık 1 milyar 250 milyon nüfus ve 2.3 trilyon dolarlık GSYH’ya sahip bir coğrafyadır. Kıta’nın gelişen ticaret hacmi, zengin yer altı kaynakları ve işgücü potansiyeli, ekonomik cazibesini artırmaktadır.

Türkiye ile Afrika’nın güçlenen ilişkilerinin en açık göstergelerinden birisi, gelişen ekonomik ilişkiler ve artan ticaret hacmidir. Tablo 1 ve tablo 2’de Türkiye’nin Afrika ülkeleri ile gerçekleştirdiği ihracat ve ithalat rakamları yer almaktadır.

Afrika ülkelerine yapılan ihracatın önemli kalemlerini; kazan, makine, elektrikli eşyalar, motorlu kara taşıtları, demir çelik ürünleri, mobilyalar, plastik ürünler ve mineral yakıtlar oluşturmaktadır. Diğer taraftan yurtdışı müteahhitlik hizmetleri de Afrika ile ticari ilişkilerden önemli bir yer tutmaktadır. Ayrıca belirtmek gerekir ki ihracat kompozisyonunda, teknoloji yoğun sektörlerin öne çıktığı görülmekte, Türkiye’nin sahip olduğu teknolojik birikimin Afrika ülkelerine aktarılmasında imalat sanayi önemli bir rol oynamaktadır.

 

Tablo 1. Türkiye’nin Afrika’ya İhracatı (Bin USD)

Yıllar

Kuzey Afrika

İhracatta Payı

(%)

Diğer Afrika

İhracatta Payı

(%)

Toplam İhracatta Payı (%)

1996

991.085

4,2

173.519

0,7

4,9

2000

1.087.400

3,9

285.327

1

4,9

2005

2.544.398

3,4

1.086.849

1,5

4,9

2010

7.025.168

6,1

2.257.898

2

8,1

2015

8.918.833

5,9

4.212.322

2,8

8,7

2016

8.069.446

5,4

3.833.943

2,6

8

2017

7.918.462

4,8

4.318.839

2,6

7,4

2018

9.915.077

5,6

5.173.872

2,9

8,5

2019

10.828.878

6

5.794.323

3,2

9,2

2020

9.214.728

5,4

6.029.472

3,6

9

Kaynak: www.tuik.gov.tr


 

Tablo 1’den de görüleceği üzere, ihracat özellikle 2010 yılından itibaren ciddi bir artış göstermiş, Türkiye’nin Afrika ülkelerine yaptığı ihracat toplam ihracat içindeki payını artırmıştır. Dikkate değer önemli bir husus, Sahra Altı Afrika ülkelerine yapılan ihracattaki artıştır. Bunda ise son yıllarda başarıyla gerçekleştirilen kamu diplomasisinin etkisi büyüktür.

Tablo 2’de ise Afrika ülkelerinden yapılan ithalat yer almaktadır. İthalatın önemli kalemlerini ise başta mineral yakıtlar olmak üzere, gübre, kıymetli madenler, plastik, inorganik kimyasallar oluşturmaktadır.

 

Tablo 2. Türkiye’nin Afrika’dan İthalatı (Bin USD)

Yıllar

Kuzey Afrika

İthalatta Payı

(%)

Diğer Afrika

İthalatta Payı

(%)

Toplam İthalatta

Payı (%)

1996

1.618.435

3,7

375.530

0,8

4,5

2000

2.257.119

4,1

457.101

0,8

4,9

2005

1.584.201

1,3

1.632.270

1,4

2,7

2010

3.098.091

1,7

1.725.916

0,9

2,6

2015

3.173.401

1,5

2.151.915

1

2,5

2016

3.252.568

1,6

2.151.987

1,1

2,7

2017

4.203.460

1,8

2.978.629

1,2

3

2018

4.685.547

2

2.451.876

1,1

3,1

2019

4.009.992

1,9

1.810.756

0,9

2,8

2020

4.752.264

2,2

2.552.326

1,2

3,4

Kaynak: www.tuik.gov.tr


 

Afrika ile dış ticarete ülkeler bazında bakıldığında Mısır, Türkiye’nin en fazla ihracat gerçekleştirdiği 20 ülke arasında yer almaktadır. Öte yandan, dış ticarette; Fas, Mısır, Güney Afrika, Cezayir, Sudan, Nijerya, Etiyopya ve Libya önemli partnerler arasında yer almaktadır.

Sonuç Yerine

Afrika ülkeleri ile gerçekleşen ticarette, Türkiye dış ticaret fazlası vermektedir. İhracat rakamlarının yıllar içinde arttığı görülmekle birlikte, ithalat rakamlarındaki artış sınırlı kalmıştır. Yaklaşık olarak dış ticaretin %60’ı deniz yolu ile gerçekleşmektedir. Bununla birlikte, son yıllarda deniz haydutluğu faaliyetlerinin artmasının yanı sıra bazı Afrika ülkelerinde siyasi istikrarsızlıklar yaşansa da Türkiye ile Afrika ülkelerinin ticaret hacmini olumsuz olarak etkilememiştir.

Türkiye, Afrika ile ilişkilerine özel bir önem vermektedir. Ticaret ise ilişkilerin önemli başlıklardan birisini oluşturmaktadır. Keza, Afrika ile artan bir ticaret hacmi ve ticari temas dikkat çekmektedir. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’nin Afrika Kıtası’nda 23 ticaret müşavirliği, 2 ticaret ataşeliği, 1 ticaret ofisi ile açılması planlanan 4 ticari temsilciliği yer almaktadır. Diğer taraftan Türkiye’nin Tunus, Fas, Mısır, Mauritus ve Sudan ile serbest ticaret anlaşması bulunmakta, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Cibuti, Çad ve Somali ile de serbest ticaret anlaşması müzakeresi devam etmektedir. Ayrıca Türkiye’nin, Cezayir, Fas, Etiyopya, Güney Afrika, Mısır, Sudan, Tunus ve Gambiya ile çifte vergilemeyi önleme anlaşmaları vardır.

 

Kaynakça

ŞİMŞİR, Bilal, Doğunun Kahramanı Atatürk, Ankara, Bilgi Yayınevi, 1999.

İSTİKBAL, Deniz, Afrika’da İş Birliği ve Rekabet Türkiye ve Çin, SETA, 2020, https://setav.org/assets/uploads/2020/10/R172.pdf

www.mfa.gov.tr/turkiye-afrika-iliskileri.tr.mfa

www.tuik.gov.tr

Bilal ŞİMŞİR, Doğunun Kahramanı Atatürk, Ankara, Bilgi Yayınevi, 1999, s. 197.

www.mfa.gov.tr/turkiye-afrika-iliskileri.tr.mfa

www.mfa.gov.tr/turkiye-afrika-iliskileri.tr.mfa

www.mfa.gov.tr/turkiye-afrika-iliskileri.tr.mfa

Deniz İSTİKBAL, Afrika’da İş Birliği ve Rekabet Türkiye ve Çin, SETA, 2020, s. 18-19, https://setav.org/assets/uploads/2020/10/R172.pdf

 

 


TÜRKİYE’NİN DIŞ TİCARETİNDE AFRİKA KITASI