*TÜBİTAK-SAGE ÜRETİMİ İLK MİLLİ HAVADAN- HAVAYA FÜZE SİSTEMİ OLAN BOZDOĞAN “GÖRÜŞ İÇİ” FÜZESİ, F-16 SAVAŞ UÇAĞININ KANADINI SİMÜLE EDEN YERDEKİ BİR LANÇERDEN ATEŞLENEREK HAREKETLİ BİR HAVA HEDEFİNİ İMHA ETMEYİ BAŞARDI.

 

*GÜNÜMÜZ MODERN FOX-2 FÜZELERİNİN EN TEHLİKELİ YANI İSE HOB ÖZELLİKLİ

KASKA MONTELİ NİŞANGAH SİSTEMLERİ VE HOB ÖZELLİKLİ FÜZELERİN BİRLEŞMESİDİR (HAVA KUVVETLERİMİZDEKİ F-16 JHMCS KASK VE AIM-9XB1 FÜZELERİ VEYA GELECEKTE BOZDOĞAN GİBİ). MÜKEMMEL NİŞAN HATTI SAPMA AÇISI SAĞLAYAN YÜKSEK ÇÖZÜNÜRLÜKLÜ KIZILÖTESİ ARAYICI BAŞLIĞA SAHİP BOZDOĞAN VE DİĞER FÜZELER İLE DÜŞMAN UÇAĞININ ARKASINA GEÇMEK VEYA 60- 90 DERECELİK AÇI İÇİNE UÇAĞI ALMAK DEVRİ KAPANMIŞTIR.

 

*BOZDOĞAN VE GÖKDOĞAN İKİSİ BERABER TÜRK MİLLİ HAVADAN-HAVAYA GÖKTUĞ FÜZE AİLESİNİ OLUŞTURMAKTADIR. YER TESTLERİ BİTEN BOZDOĞAN’LA BİRLİKTE YER TESTLERİ HALEN DEVAM EDEN GÖKDOĞAN İSE AMERİKAN AIM-120 AMRAAM FÜZESİNE ŞEKİL OLARAK BENZEMEKLE BİRLİKTE BİRAZ DAHA KISA MENZİLLİ OLARAK 60-65 KM ARASINDA OLACAĞI TAHMİN EDİLMEKTEDİR.

 

Geçen ay içinde TÜBİTAK-SAGE üretimi ilk milli havadan-havaya füze sistemi olan Bozdoğan “Görüş içi” füzesi, F-16 savaş uçağının kanadını simüle eden yerdeki bir lançerden ateşlenerek hareketli bir hava hedefini imha etmeyi başardı. Bu Bozdoğan füzesinin son yer testi idi. Füzenin, hareketli hava hedefine yönelik atış testleri 2020 yılında F-16 uçaklarından fırlatılarak yapılacak olup kısa zamanda envantere girmesi hedefleniyor. Orta menzilli, aktif radar güdümlü, görüş ötesi Gökdoğan füzesinin ise yer testleri ve geliştirme süreci devam ediyor. Bu makalede, hava-hava füzesini milli imkanlarla geliştirmenin stratejik önemini ve ülkemizdeki son gelişmeleri anlatmadan önce havadan-havaya güdümlü füzelerin kısa tarihçesi, çeşitleri ve mevcut füzelerden kısaca bahsedeceğiz.

 

 

HAVADAN-HAVAYA FÜZELERİN TARİHÇESİ, TÜRLERİ, GÜDÜM SİSTEMLERİ VE DÜNYADAKİ GELİŞMİŞ ÖRNEKLERE KISA BİR BAKIŞ

 

TARİHÇE

Dünyada ilk hava-hava füzesi İkinci Dün- ya Savaşı’nın sonlarına doğru tel güdümü ile yönetilen, çağına göre devrimci sayılsa da ilkel bir model olan Alman yapımı Ruhrstahl X-4 idi. 1944 yılında ilk atış testi FW- 190 uçağından yapılan füze savaş sonrası ABD’nin eline geçti.

ABD tarafından seri üretimi yapılan ilk hava füzesi ise IR (Infrared) kızılötesi yani ısı güdümlü AIM-4 Falcon füzesi idi. Daha sonra ise o zamana göre başarılı bir ısı güdümlü kısa menzilli füze olan AIM-9 Sidewinder(Çıngıraklı Yılan) üretildi. Füzenin kızılötesi arayıcı başlığı/detektörü, gördüğü bölgede elektromanyetik spektrumda oluşan kısa dalgada kızıl ötesi radyasyon ışınlarının emisyonlarını tespit ediyordu. Bu kural hala daha geçerli olsa da sanılanın aksine arayıcı başlık uçak motorundan bırakılan sıcak gazları değil, uçağın çok ısınmış, özellikle motor kısmındaki ısı yayan parçalarının yaydığı kızılötesi ışınları takip eder. Aşağıda anlatacağımız gibi modern 5’nci nesil kısa menzilli füzeler ise artık IR değil, IIR şeklinde kısaltılan kızılötesi görüntüleyici arayıcı başlık ihtiva eder. Tıpkı Bozdoğan füzemiz gibi hedef uçağı bir bütün olarak kızılötesi/termal olarak görür. Bu sayede füzeyi yanıltmak için atılan flare denen ve magnezyumdan yapılan, yanarak atılan ateş toplarına kanmaz.

24 Eylül 1958’de Tayvan Krizi sırasında Tayvan F-86F uçağı tarafından ateşlenen ABD yapımı AIM-9B Sidewinder füzesinin bir Çin Mig-15’ini düşürmesinden bugüne kadar açık kaynaklara yansıyanlar baz alındığında 740’dan fazla uçak başka bir uçaktan ateşlenen hava-hava füzesi ile düşürülmüştür. (Gerçek sayının 1000’e yakın olduğu tahmin ediliyor. Ayrıca bu sayıya IR güdümlü yerden havaya fırlatılan füzelerin başarıları dahil değildir.) Bu füzeler dünyada özellikle Vietnam savaşı ve sonrasında hava muharebelerini ve doktrinini temelden değiştirmiştir.

Fransızlar ve Rusların füze çalışmaları devam ederken Tayvan uçağından ateşlenen bir başka AIM-9B’nin Mig-17’ye girip patlamaması ve uçağın başarılı inişi sonucu füzeyi tersine mühendislik yolu ile kopyalayan Ruslar K-13’ü (AA-2 Atol) üretti. Sonra da Çinliler K-13’ü kopyalayıp PL-2’yi ürettiler.

HAVA-HAVA FÜZELERİNİN TÜRLERİ

Sonradan yarı aktif radar güdümlü (SAR) ve aktif radar güdümlü (AR) çeşitleri geliştirilen hava-hava füzeleri menzilleri veya arayıcı başlıklarına (güdüm sistemleri) göre sınıflandırılabilir. Ancak askeri havacılık veya pilotlar arasında olduğu gibi “Fox” sisteminde anlatmak daha doğru olacaktır. Çünkü kısa SAR güdümlü olup çok uzun menzilli olanlar olduğu gibi hem SAR hem IR güdümü kullanıp kısa menzil yerine uzun menzilli olanlar da vardır. Fox tanımlaması: NATO pilotları tarafından havadan havaya bir mühimmatın fiili olarak serbest bırakıldığını bildirmek için kullanılan bir kısaltma kodudur.NATO kaynaklı askeri havacılık literatüründe yani kullanıcıların nezdinde 3 kategoride sınıflandırıldığı görülmektedir: Fox-1, Fox-2 ve Fox-3 füzeler.Fox-4 ile kasıt makinalı top (Gun) atışı yapmak diğer üçü füze fırlatıldığında geçerlidir.

FOX-1 füze tabiri genelde SAR güdümlü füzeler için kullanılır. SAR güdüm AR güdüme göre eski teknoloji olmakla birlikte özellikle hala daha Rusya tarafından yoğun kullanılmaktadır. Türk Hava Kuvvetlerininenvanter dışında bıraktığı ve uzun yıllar boyunca F-4E uçaklarında kullandığı AIM-7 Sparrow füzeleri de Fox-1 füze idi. SAR güdümlemede hedefi sürekli olarak fırlatan uçağın radarı aydınlatmakta, dolayısı ile bağlantıda olduğu füzenin hedef uçak tarafından karıştırılması (EH’ye maruz kalması) daha zor olmaktadır. Hedefe füzenin kendi küçük radarı yerine atıcı uçağın daha büyük yani daha uzun menzilli radarı sayesinde kilitlenmekte ve başarı oranı artmaktadır. Ancak “at-unut” kabiliyetinden söz edilmediğinden yani hedefin sürekli atıcı uçak radarı tarafından aydınlatılmak zorunda olunması sebebi ile uçağın kendi konumunu da düşmana sürekli olarak haber vermek ve angajman boyunca hedef uçak istikametinde uçmak gibi büyük bir dezavantaja sahiptir.(Aslen F-4E uçağının arka koltuğundaki Silah Sistem Subayı’nın en önemli görevlerinden biri AIM-7’nin bu kilidi muhafazasını sağlamaktı.)

SAR güdümlü füzelerin günümüzdeki en güncel örneği ise Rus R-27 (Nato kod adı:AA-10 Alamo) füzesidir ki AR güdümlü Fox-3 füzesine R-77 (AA-12 Adder) rağmen Rus savaş uçaklarının hala daha ana muharebe füzesidir. Ancak füzenin tabloda görüldüğü gibi IR güdümlü versiyonları da vardır. SAR güdümlü yani Fox-1 füzelere Fransız S-530D gibi istisnalar hariç Batı ülkelerinde artık fazla rastlanmamaktadır.Çin PL-10, Rus çok uzun menzilli R-37, R-172 füzeleri de SAR güdümlüdür. Bu füzelerden, kinetik kaçınma manevraları füzenin enerjisini bitirmek veya EH/Jamming uygulamaları yani düşman uçağının radarını karıştırarak kurtulmak gibi yöntemler ile kurtulmaya çalışılmaktadır.

 

FOX-2 füzeler ise ısı güdümlü yani IR veya IIR güdümlü füzelere denir ki bunlar çoğunlukla kısa menzillidir. Bozdoğan füzesi bu kategoridedir. Fox-2füzeleri tam bir “at-unut” füzeleridir. Kurtulma ihtimali en zor füzelerdir. Flare atışı ve kinetik kaçınma manevraları ile kurtulmaya çalışılır. Ancak özellikle 5’nci nesil Fox-2 füzeler Bozdoğan füzesinde de olduğu gibi yeni tip IIR arayıcı başlıklar uçağın gövdesi ile flare arasındaki sıcaklık farkını ayırt etmekte ve çoğu zaman flare’ye kanmamaktadır.

Fox-2 füzeler hava muharebesinin çehresini değiştirmiştir. Kısaca bahsetmek gerekirse kaska monteli nişangah siste- mini kullanan füzeler fırlatma öncesi veya fırlatmadan sonra hedefe kilitlenebilmektedir. Hava kuvvetlerimizdeki Blok 40 ve üzeri F-16’ların kullandığı JHMCS (Müşterek Kaska Monteli Nişangah Sistemi) veya F-35’deki HMDS (Üçüncü Nesil-Kaska Monteli Görüntüleme Sistemi) vb. kasklar ile pilotlar gözü ile gördüğü her açıdaki uçağa kilit atabilmektedir. Bazılarında ise ilave olarak veri bağı (Data-Link) bulunmakta ve SAR güdümdeki ilk çıkışta uçağın radarı tarafından güdülenerek hedefe yaklaştırılmaktadır (AIM-9X vb.). Böylece düşman uçağını görmeyecek kadar uzakta olan füzenin IIR arayıcı başlığı terminal aşamaya gelince kızılötesi güdümle kendi kilidini atabilmektedir. 5’nci nesil Fox-2 füzeleri genelde katı yakıt roket motorlu olup, ateşlendikten sonra maksimum sürate ulaşıp sonrasında kalan kinetik enerjiyi kullansalar bile hedefi kaçırdıklarında geri dönebilmekte daha da önemlisi direk hedefe değil tahmini buluşma yerini hesaplayarak ikinci buluşma noktasında saldırabilmektedir. İsrail yapımı Python-5 gibi ağırlıktan tasarruf ve hedefi imhayı garantilemek için IIR görüntüleme teknolojisi sayesinde direkt olarak kanopiye yani pilot kabinine saldıran çok yüksek teknolojiye sahip olanları olduğu gibi çoğunda lazer yakınlık sensörü (laserproximityfuses) bulunmakta, böylece uçağın yanından geçerken bile görev yapabilmektedirler. Günümüz modern Fox-2 füzelerinin en tehlikeli yanı ise HOB özellikli kaska monteli nişangah sistemleri ve HOB özellikli füzelerin birleşmesidir (Hava kuvvetle- rimizdeki F-16 JHMCS kask ve AIM-9XB1 füzeleri veya gelecekte Bozdoğan gibi). Mükemmel nişan hattı sapma açısı sağlayan yüksek çözünürlüklü kızılötesi arayıcı başlığa sahip Bozdoğan ve diğer füzeler ile düşman uçağının arkasına geçmek veya 60-90 derecelik açı içine uçağı almak devri kapanmıştır. Bu tip Fox-2 füzeleri pilotun gözle temas sağlaması ile veya fırlatıldıktan sonra veri bağı ile güdülenen füzenin herhangi bir açı ile hedef hava aracını (uçak, helikopter, İHA vb.) pilota veya füzeye göre saat yönünün 3-9 hattının arkasında dahi olsa angaje olabilmesidir. Buna mükemmel nişan hattı sapma (Off-boresight) veya Yüksek Yanal Görüş Açısı (High OffBoresight/HOB) denir. Dolayısıyla bu füzeler Bozdoğan füzemiz- de olduğu gibi HOB özelliği olduğundan HOB özellikli kask ile düşman uçaklarına 180 derece kilit atabilir ve 360 derece angajman yapabilir. Bunu daha açık ifade etmek gerekirse, pilot tam sağında hatta tam arkasında gözle temas edebildiği uçağa kilit atabilir, gözle görmediği radarda gördüğü uçağa füzenin menzil limiti dahilinde veri bağı ile füze gönderebilir. Hatta göz teması kurduğu ve tam arkasındaki hedefe kilit attığında füze ileri doğru çıkış yaptıktan sonra 180 derece geriye dönüp arkadan gelen uçağı kovalayabilir. Modern Fox-2 füzeler tablolarda görebileceğiniz üzere: AIM-9X B1/B2 (ABD), R-73 (Rus, IR başlığı olduğu halde HOB özelliği vardır), Python serisi (İsrail), PL-10 (Çin), Irıs-T (Alman ağırlıklı Avrupa), AIM-132 (İngiltere), MICA IR (Fransa), Dar- ter-A (Güney Afrika C./Brezilya), AAM-5/ Tip-04 (Japonya) ve Bozdoğan (Türkiye).

 

FOX-3 iseAR yani aktif radar güdümlü görüş ötesi (BVR) füzeler için kullanılır. Füzenin en ucunda IR/IIR arayıcı başlık yerine yayın yapan yani aktif bir radar anteni vardır. Böylece radarda görülen gözle görüş mesafesinin dışındaki hedeflere angaje olunur. 5’nci nesil savaş uçağı üreticilerinin iddia ettiği gibi günümüzde Fox-1 ve Fox-2 füzelerden ziyade hava savaşı BVR menzilinde olacağına göre Fox-3 füzeler çok önemlidir. TÜBİTAK-SAGE’nin diğer füzesi Gökdoğan’da da aktif radar arayıcı başlığı bulunmaktadır. Dolayısıyla modern bir Fox-3 füzesi olacaktır. AR güdümlü Fox-3 füzeleri ateşlendikten sonra Fox-1’ler gibi ateşleyen uçağın radarı tarafından veri bağı sayesinde güdülenir ve hedefi kendi radarı ile görecek kadar yaklaşana kadar yani terminal aşamada kendi radarı ile kilit atana kadar (“Pit- bull” olmak) atıcı uçağa ihtiyaç duyarlar. Ancak Fox-1’ler gibi dezavantajlı değiller. Bir noktadan sonra tam bir at-unut füzesidirler.Pitbull öncesinde EH/Jamming veya kinetik kaçınma manevrası veya BEAM manevrası ile füzeden kurtulabilinir. Ancak Pitbull olmuş bir Fox-3 füzeden kurtulmak çok zordur. Füzenin öncesinde SAR güdüme ihtiyaç duymasının sebebi ise Fox-3 füzelerinin Fox-2’ler gibi kısa menzilli değil genelde orta, uzun veya çok uzun menzilli füzeler olmasıdır. Füzenin küçücük radar anteni uzun mesafeden düşman uçağını göremeyeceği için bir noktaya kadar kendi uçağının radarına ihtiyaç duyar.

Ancak istenildiğinde tam bir at-unut füze olabilir. Örneğin, AIM-120 AMRAAM füze- sinin C7 modeli çift yönlü veri bağı sayesinde ateşleyen uçağın radarı kapalı olsa bile yani uçak kendi yerini düşmana belli etmemek için radar sessizliğinde uçarken bile AWACS desteği ile aldığı radar verisi ile füzeyi Pitbull olana kadar hedef uçağa yaklaştırabilmekte/güdüleyebilmektedir.

 Sınırımızı ihlal eden Rus SU-24 uçağını düşüren F-16C uçağımız AIM-120C7 füzesinin E-7T Barış Kartalı sayesinde bu özelliğini kullandığı iddiası vardır ki Türk Hava Kuvvetleri bu kabiliyete sahiptir ve bu ağ merkezli harbin mükemmel bir örneğidir. Hem kabiliyet hem de şekil olarak Amerikan yapımı AIM-120C7 füzesine benzeyen Fox-3 füzemiz Gökdoğan’da da bu kabiliyet yani çift yönlü veri bağı bulunmaktadır.

Fox-3 füzelere verilmesi gereken diğer bir ilginç örnekte bazı Avrupa ülkelerinin ortak üretimi olan Meteor füzesidir. 100 km menzilli hava-hava füzesi diğer füzeler gibi katı yakıt roket motorlu değil, Ramjet motorludur. Böylece daha uzun süre uçmasının yanında motor gücünü kontrol edebildiği için (throttleable) hedef kovalarken hızlanıp yavaşlayarak manevra yapar ve yakıtı tasarruflu kullanır.

 Füzenin ramjet muadilini R-77 versiyonu olarak Rusya tarafından geliştirilmektedir. PL-12D ve yeni geliştirilen PL-21 olduğu iddia edilen yeni ramjet füzeyi ise Çin üretmektedir. ABD tarafında uzun menzilli AIM-260 ve Peregrine, CUDA gibi yeni hava-hava füzesi çalışmaları olmakla birlikte 180 km’ye yakın menzili olduğu iddia edilen ve envantere alınan AIM-120D (C8) bile ramjet motorlu değildir. CUDA füzesi ise oldukça küçük boyutta olduğu için F-35 gövde içinde 12 adet taşınması planlanıyor. Füzenin harp bağlığı yok ve hit-to-kill ile hedef uçakların imhası amaçlanıyor. Ülkemizde de savunma konularını takip eden çevrelerde Gökdoğan ve Bozdoğan’dan sonra ramjet motorlu bir hava-hava füze yapılacağına dair kuvvetli bir inanç vardır.

Bu sınıflandırma haricinde havadan havaya füzeler başka kriterlere göre de sınıflandırılır. Şimdi bu sınıflandırmalara göre hangi füzelerin hangi “Fox grubunda” olduğunu belirtelim. Öncelikle hava-hava füzelerinin menzil değerleri açık kaynaklarda yazılsa bile bu rakamlara çok güven olmaz. Çünkü yağmur gibi basit tabiat olayları dahi etkili olmakla birlikte hedefin irtifası ve ne yöne gittiği de çok önemlidir. Genelde düz uçuş menzilleri yazılsa da pilotlar füzenin menzili 100 km diye 100 km mesafedeki hedefe değil, etkili menzil (RTR menzili) denen yani uçağın kaçamayacağı, füzenin enerjisinin en yüksek olduğu alana kadar bekler veya bu mesafeden ateşler. Dolayısı ile maksimum menzilleri 50-60 km’leri bulsa bile RTR menzili Fox-2 füzelerin 5-20 km arası, Fox-3 orta menzillilerin maksimum menzili 60-80 km arası iken RTR 30-50 km arasıdır. Menzillerine göre kısa menzilli füzeler ise 3-5 km ila 30-40 km arasında kullanılabilen füzelerdir. Genelde IR/IIR güdümlü olan bu füzelerin tamamı Bozdoğan füzemiz gibi Fox-2 füzesidir. (AIM-9X, AIM-132, Iris-T,R-73 vb.)

Sonraki kategori ise 60-80 km’ye kadar menzili olan orta menzilli füzelerdir. Zaten AIM-120 AMRAAM, Gelişmiş orta menzilli havadan-havaya füze demektir. Orta menzilli füzelerin AR güdümlü olanları ki çoğu böyledir, Fox-3 füzesidir. Ancak R-27 gibi orta menzilli SAR güdümlü Fox-1 füzesi olanlar da vardır.

 

ÇOK UZUN MENZİLLİ HAVA-HAVA FÜZELERİ (LRAAM)

Ayrıca özellikle son yıllarda Rusya ve Çin’de (şimdi AIM-120D ile ABDde katıldı) çok uzun menzilli hava-hava füzeleri geliştirilmiştir. Örneğin, Mig-31 ve SU-35 gibi büyük gövdeli Rus savaş uçaklarından taşınan R-37M RVV-BD 400 km’ye yakın menzili ile bu füzelerdendir. Rus füzeleri çok farklı ve karışık güdüm sistemleri kullandıklarından sınıflandırmak zordur. Örneğin,R-33, R-37 çok uzun menzilli hava-hava füzesi (LRAAM) olduğu halde SAR güdümlü olup Fox-1 füzesidir. KS-172 gibi 400 km menzili füzeleri ve R-77 bazı modelleri ise AR güdümlüdür. Zaten genelde dünyada LRAAM füzeler Çin PL-15 gibi AR güdümlü Fox-3 füze olmaktadır. Öte yandan, uzun menzilli R-27 Fox-1 füze versiyonları da bulunmaktadır. Avrupa yapımı 100 km menzilli Meteorile biraz daha uzun menzili ile Hindistan’ın yeni füzesi Astra Fox-3 füzelerine örnek verilebilir. ABD yapımı yani AIM-120D ve AIM-260’da çok uzun menzilli LRAAM Fox-3 füzeleridir.

LRAAM’lariçin şunu da belirtmeden geçmemek lazım. S-400’ün 400 km menzilli füzesi gibi LRAAM füzeleri ile 300-400 km uzaklıktaki bir savaş uçağını düşürmek pratikte pek mümkün değildir. Çünkü hiçbir savaş uçağı pilotu kendisine doğru yüzlerce kilometre boyunca SAR veya AR radar kilidi ile gelen füzeden EH veya kaçınma manevraları ile dağlar arasına veya denize dalarak kurtulmayı düşünmeyecek kadar beceriksiz değildir. İllaki kilidi kıracaktır. Oysa bu manevralar AWACS, stratejik bombardıman, tanker ve kargo uçakları gibi dev gövdeli uçaklar için çok zordur. LRAAM füzeleri savaş uçaklarından ziyade A2/AD uygulamalarında bu tip uçakları muharebe sahasının çok çok ilerisinde tutarak düşman hava harekatının destek unsurlarını baltalamayı amaçlar. Ayrıca şu ana kadar anlattığımız tüm bu füze çeşitleri ana güdüm sistemi yanında veri bağı, ataletselnavigasyon, pasif radyasyon algılayıcı vb. gibi yardımcı güdüm sistemleri de kullanabilir.

 

TÜRK HAVA KUVVETLERİNİN MEVCUT HAVA-HAVA FÜZESİ ENVANTERİ

Türk Hava Kuvvetlerinin füze envanterini açık kaynaklardan toplanan veriler dikkate alınarak, şöyle özetleyebiliriz: Sarf edilerek envanterden düşen füzeleri bilemediğimiz için sadece siparişler üzerinden konuşabiliriz. Envanterinde çok sayıda ABD yapımı AIM-9 L / M / S ve P modelinden olan Türk Hava Kuvvetleri “M” modelinden 500, “L” 640, “S” 310 ,”J/P3” modelinden 750 adet satın almıştır. Bu modellerin tamamı Fox-2 füzesi olsa da IR başlıklı olup demode füzelerdir. 5’nci nesil IIR başlıklı Fox-2 füzesi AIM-9X B1 modelinden ise 2006 tarihinde F-16 CCIP projesi kapsamında 35.7 milyon USD bedelle 127 adet ve 22 adette CATM (Captive eğitim füzesi) alınmıştır. 2007’de 105 adet “9X” ve 22 CATM ilave edilmiş ve 24 Aralık 2012 tarihinde verilen sipariş ile 117 adet daha alım talep edilmiştir. Toplam alım tutarı 349 adet AIM-9X B1 veFox-3 füzesi AIM-120 AMRAAM için ise “B” modelinden 304 adet,“C-7” modelinden ise 107 adet bazı kaynaklara göre de 138 adet envanterde olduğunu tahmini olarak söyleyebiliriz. 107 veya138 AIM-120C-7 siparişi 1998 de verilmişti. 2014 yılında verilen ve geçtiğimiz günlerde medyaya yansıyan 145 Adet AIM-120 C7 siparişinin de tüm onay aşaması bitmiştir. Ancak teslimatın durumu hakkında bilgimiz yoktur. Görüldüğü gibi belki Bozdoğan düşünülerek sonra- dan AIM-9X siparişi verilmemiştir. (Sınırımızı ihlal eden Suriye Mi-17 helikopteri de bu füze ile düşürülmüş olup bu 9X modelinin dünyadaki ilk hava zaferidir).

MİLLİ İMKANLARLA HAVADAN-HAVAYA FÜZE ÜRETİLMESİNİN ÖNEMİ NE?

Yukarıdaki  paragrafekonomik manada önemi vurgulamak için yeterlidir. Dünyadan 10-15 ülke tarafından üretilebilen hava-hava füzelerinin stratejik mana- da önemi ise piyade tüfeği yapıp mermisini dışarıdan almaya benzer. Mevcut envanter ABD malı olduğu için ABD malı hava-hava füzelerine bağımlılık pek göze batmayabilir. Ancak MMU TF-X uçağı yapıldığında hala daha dışarıdan füze aldığımızı düşündüğümüzde savaş durumunda bağımlılık devam ettiğinden uçağı bir nevi boşuna yapmışız gibi olacaktık. Çünkü hava-hava füzesi olmadan TF- X’in görev yapması imkânsız. F-16’larda da kullanılacak olsa da Göktuğ füze ailesi aslında TF-X, Hürkuş, Hürjet gibi projeleri tamamen bağımsız, milli ve yerli yapabilmenin bir şartı idi. Ayrıca ileride Amerikan NASAMS sistemi gibi bu füzelerin (Göktuğ ailesinin) yerden havaya versiyonları da uyarlanabilir.

 

MİLİ KISA MENZİLLİ HAVA-HAVA FÜZESİ BOZDOĞAN’IN SON YER TESTİ VE GELECEK

Bozdoğan, IIR (Kızılötesi görüntüleme) arayıcı başlığa sahip, kısa menzilli, görüş içi, FOX-2 füzesinin son yer testinde telemetri ölçümü ile hareketli hava hedefi vuruşu sağlandı. HOB kabiliyeti ile her açıdan atış yapabilen katı yakıt roket motorlu Bozdoğan, bizim de kullandığımız ABD yapımı AIM-9X füzesinin muadili olup şeklen benzemekle birlikte biraz daha uzun gövdelidir. 25 km menzili, 3 Mach sürati olduğu söylemektedir. “Karşı tedbirlere” karşı dayanıklıdır. Karşı tedbir savaş uçaklarının kendileri- ne karşı fırlatılan hava-hava füzelerine karşı uyguladığı kaçma-kurtulma yöntemlerine karşı uygulanan yöntemlerdir. Bozdoğan, AIM-9X gibi modern füzelerde de bulunan yönlendirilebilen itki-kontrol sistemi olan yönlendirme kapakçıklınozullara (Thurstvectoringnozzle) sahiptir. (Modern 5’nci nesil Fox-2 füzeleri 60 g’lere varan manevralar yapabilir.)

 

Yüksek itki–az dumanlı katı yakıt teknolojisine sahip Bozdoğan için bu teknoloji neden önemli sorusuna cevap olarak ise şunları söyleyebilir. Günümüzde çok az savaş uçağından Fox-2 füzeleri tespit eden MWS/MWR cihazları vardır. Oysa Fox-3 füzelerin geldiğini veya radar kilidi atıldığını tespit eden füze ikaz sistemi RWR sensörü ve ekranı hemen hemen tüm savaş uçaklarında bulunur. Dolayısı ile pilotların Fox-2 füzeleri tespit etmesinin tek yolu havada füzeyi yani duman izini takip etmek olacaktır. İşte burada Bozdoğan’ın düşük duman izi önem kazanır. Çünkü hedef uçak pilotu füzeyi duman izinden gördükçe daha doğru kinetik kaçınma manevraları yaparak, füze enerjisini bitene kadar mücadele edecektir.

NATO Evrensel Silah Arayüzü/NATO UAI uluslararası silah arayüzü sistemi/yazılımına uyumlu olan füze, NATO standartlarındaki füze lançerlerine de uyumludur. Bozdoğan füzesinin R-73 gibi bazı Rus muadillerinden daha kısa menzilli olmasının sebebi ise doktrin ve sistem farkından kaynaklanmaktadır. Ruslar uçaklarına çok fazla füze yerleştirip çoklu atış sitilini benimsemiş olmasına rağmen NATO ise daha yüksek teknoloji, daha maliyetli ama daha ölümcül füzeler ile her hedefe bir füze mantığını gütmektedir. Diğer yandan R-73 füzesinde IR güdüm tercih ederek, daha uzun menzili tercih eden Ruslara karşın Türkiye Bozdoğan füzesinde tıpkı diğer Batı’lı ülkeler gibi (AIM- 9X, Iris-T, AIM-132,PTY-5 vb.) IIR başlıkla yani daha yüksek teknoloji ile daha ölümcül başlığı tercih etmiştir. Bu bir tercih meselesidir. Çünkü 3+ Mach hıza çıkan ve 10 saniyeden az bir süre boyunca roket motoru çalışan bu Fox-2 füzelerin arayıcı başlığı aşırı ısındığından bir süre sonra IIR güdüm kör olmaktadır. Oysa IR başlıklar uzun süre yüksek ısıya dayanabilmektedir.

 

 

GÖKDOĞAN GÖRÜŞ ÖTESİ HAVA-HAVA FÜZESİ

 

Bozdoğan ve Gökdoğan ikisi beraber Türk milli havadan-havaya Göktuğ füze ailesini oluşturmaktadır. Yer testleri biten Bozdoğan’la birlikte yer testleri halen devam eden Gökdoğan ise Amerikan AIM- 120 AMRAAM füzesine şekil olarak benzemekle birlikte biraz daha kısa menzilli olarak 60-65 km arasında olacağı tahmin edilmektedir.

Gökdoğan muadilleri gibi orta menzilli, görüş ötesi angajmana uygun, AR güdümlü, çift yönlü veri bağına sahip tam manası ile 5’nci nesil bir Fox-3 füzesi olacaktır. TÜBİTAK-SAGE tarafından geliştirilen füzenin katı-hal aktif radar arayıcı başlığı ise ASELSAN üretimidir.

Elektronik karıştırmaya dayanıklı üretilen füze, çift yönlü veri bağı sayesinde SAR güdümlü gibi fırlatılabilir, sonradan kendi radarı ile AR güdüme geçebilir yani Pitbull olabilir, hatta bunu E-7T gibi havadan erken ihbar-kontrol uçaklarının yardımı ile kendi taşıyıcı uçağının radarı kapalı olsa bile uçağı aktarma organı gibi kullanarak yapabilir (Veribağı ile hedef bilgisi güncelleme yeteneği).Düşman uçaklarının radarı karıştırmak için uyguladığı Jam- ming anında yayın yapan ECM podunun EM dalgalarını tespit ederek kaynağa yönelebilir. Bu durum karşıdaki pilotun vereceği kritik bir karardır. Şöyle ki pilot füzeden kurtulmak için ECM podu ile karıştırma yaparken AIM-120 muadili füzelerde olduğu gibi HOJ (Home On Jam- mer) modunda saldırı yani direk olarak bu cihazın sinyallerini rehber edinerek kilitlenme özelliği kritik bir teknolojidir. Sonuç olarak Gökdoğan da HOJ modunda kilitlenebilir. Tüm bu özellikleri ile at-unut tarzı bir füze olup, zaten tipik bir modern Fox-3 füzesi olması yönü ile her açıdan atış ve birden fazla hedefe kilitlenebilme/ atıldıktan sonra kilit atabilme yeteneğine de sahiptir.

Yüksek etkili, az dumanlı katı yakıt teknolojisine sahip roket motoru sayesinde 4-5 Mach sürate kavuşacağı tahmin edilen füze tıpkı Bozdoğan gibi tüm NATO standartlarına uygun olup MMU TF-X uçağının gövde içinde, F-16’larında kanat ucu ve altında taşınabilecektir. F-4E uçaklarımızda uçağın radarının AR güdümlü füze atma kabiliyetinde olmadığı için kulla- nılması mümkün bulunmayan füze 5’nci nesil milli muharip uçağımız TF-X’in 5’nci nesil bir görüş ötesi Fox-3 türü hava-hava füzesi olarak ana silah sistemi olması beklenmektedir.

TÜRKİYE BOZDOĞAN ILE HEDEFE KILITLENDI