Kategoriler: Dergi,
Alt Kategoriler: Ocak,

Rusya Federasyonu, Ukrayna sınırındaki askeri yığınaklanma ve güvenlik garantisi talepleri konusunda ABD ve NATO ile önemli müzakerelere hazırlanırken, komşu Kazakistan'ın Mangıstav eyaletinde 2 Ocak günü yeni bir kriz başladı ve burada başlayan akaryakıt protestoları çok daha büyük bir hesaplaşmaya dönüştü.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev 5 Ocak günü saat 16.00’dan itibaren, 19 Ocak günü gece yarısına dek tüm yurtta olağan üstü hal ilan etti. Bununla birlikte Tokayev, askeri müdahalede bulunma yetkisi olan Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nü davet ederek, Rus ordusunun Kazakistan’a girişine imkan tanımış oldu. Bu silahlı güçlerin başına Kırım, Suriye ve Çeçenistan’daki ayaklanmalarda görev almasıyla tanınan Korgeneral Andrey Serdyukov atandı.

Rusya tarafından Kırım’a girişi yasaklanan Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, “Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, kendi imkanlarıyla bu olayı çözmek yerine Rusya’dan yardım istedi. Buna, kendi halkına ve devletine ihanet demek mümkündür. Rusya’yı kendi toprağına çağırmak ne demek? Biz Rusya’nın bir ülkeye girdiğinde ne yaptığını Kırım’da çok iyi biliyoruz. Bu, Kazakistan için büyük tehlikedir. Ayaklanan insanlarla hiçbir müzakere yapmadan öldürmek insanca bir tavır değildir. İleride ne olacak göreceğiz. Ama ne Kazakistan’ın ne de Rusya’nın menfaatinedir bunlar. yorumunda bulundu.

Nihayetinde, Kazakistan’daki protestocuların önemli bir kısmı, kolluk güçleri tarafından etkisiz hale getirildi. 7 Ocak günü Tokayev, “Durumun analizi, Kazakistan'ın iyi hazırlanmış ve ülke dışında eğitilmiş failler ve terörist gruplar tarafından koordine edilen silahlı bir saldırı eylemiyle karşı karşıya olduğunu gösterdi” şeklinde tweet attı ve ekledi: “Ulusal güvenlik tehdidini ortadan kaldırmak ve Kazakistan vatandaşlarının can ve mallarını korumak için terörle mücadele operasyonu başlatma emri verdim. Şu anda ülkemizde terörle mücadele operasyonu devam ediyor. Polis tarafından geniş çaplı ve iyi koordine edilmiş bir çalışma yürütülüyor. Ulusal Muhafızlar ve silahlı kuvvetler, anayasaya uygun olarak kanun ve düzeni yeniden sağlamakla yükümlüdür. Silahlı saldırı eylemine yol açan durumun temel nedenlerini ortaya çıkarmak ve yasayı çiğneyenleri adalete teslim etmek için kolluk kuvvetlerine bir soruşturma grubu oluşturmalarını emrettim. KGAÖ üye devletlerinin çok uluslu güçlerinden oluşan barışı koruma birlikleri konuşlandırıldı ve Kazakistan'daki durumun istikrara kavuşmasına kadar kısa bir süre için kalacak. Kazakistan, yabancı diplomatik misyonların yanı sıra yabancı şirketlerin ve yatırımcıların personel ve mülklerinin güvenliğini ve korunmasını sağlamaya devam edecektir.”

8 Ocak günü Cumhurbaşkanlığı Basın Sözcüsü Berik Uali, Facebook hesabından, 10 Ocak’ın ulusal yas günü ilan edildiğini duyurdu.

KGAÖ barışı koruma çabalarına liderlik eden Korgeneral Andrey Serdyukov 9 Ocak günü düzenlenen bir basın toplantısında, KGAÖ barış gücü askerlerinin ülkedeki durum tamamen istikrara kavuşana kadar Kazakistan'daki görevlerini yerine getirmeye devam edeceklerini beyan etti. “Toplu Barış Gücü birimleri, ülkedeki durum tamamen istikrara kavuşana kadar görevlerini yerine getirmeye devam edecek.” şeklinde konuştu ve KGAÖ barış gücünün Almatı ve komşu bölgelerdeki önemli askeri, devlet ve sosyal tesisleri koruduğunu ifade etti.

Khabar TV’ye göre 10 Ocak itibariyle Kazakistan'da 7939 kişi gözaltına alındı. Almatı'da Ulusal Muhafızlar ve özel kuvvetlerin operasyonu sırasında 207 kişi gözaltına alındı. Almatı Komutanlığı, 508 ‘terörist saldırı katılımcısının’ gözaltına alındığını, ateşli silah ve mühimmata el koyulduğunu, Auezov, Alatau ve Medeu bölgelerini temizleme çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.

KGAÖ’nün video formatında düzenlenen acil oturumunda Tokayev, “Şu anda Kazakistan'da anayasal düzen restore edildi. Ülke güvenliğine yönelik tehditler önlendi. Teröristle mücadele operasyonu kapsamında suçlara iştirak edenlerin tespitine yönelik çalışmalar sürüyor. Bugün itibarıyla yaklaşık 8 bin kişi polis yapılarına teslim edildi.” dedi. Kazakistan'da silahlı kuvvetlerin barışçıl göstericilere karşı hiçbir zaman kullanılmadığını iddia etti. “Yakın gelecekte, ön soruşturma tamamlandıktan sonra, ülkemize yönelik terör saldırısının hazırlığı ve organizasyonunun ek kanıtlarını dünya toplumunun yargısına sunacağız.” diye konuşan Tokayev, “Yeni bir kamuflaj stratejisi uygulayan, sivil kıyafet giyen, sakallarını tıraş eden ve benzeri yeni bir strateji uygulayarak kaçan militanların tespit edilmesi için planlar ayarlanıyor. Muazzam yoğun bir çalışma var, hatta kolluk ve ordu gazileri bile devreye giriyor.” dedi.

Peki, bu gelişmelere yönelik Rusya Federasyonu ile Amerika Birleşik Devletleri’nin tutumu nasıl oldu?

  1. Rusya Federasyonu’nun Kazakistan’daki Ayaklanmaya ilişkin Tutumunun Analizi

Görsel: Kremlin.ru

 

KGAÖ Kolektif Güvenlik Konseyi'nin acil oturumuna katılan Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin’in konuşmasından bazı kesitler şunlardır: “Kazakistan devletine yönelik mevcut tehdidin, akaryakıt fiyatlarına yönelik spontane protestolardan değil, yıkıcı iç ve dış güçlerin bu durumdan faydalanmasından kaynaklandığını biliyoruz. Akaryakıt piyasasındaki duruma ve amaçlarına isyan edenlerle, devlete ve amaçlarına saldırmak için silaha sarılanlardan farklıdır. Protestolar için ‘Maidan’ silahlı ve bilgi desteği teknolojileri aktif olarak kullanıldı. Görünüşe bakılırsa yurtdışındaki terör kamplarında eğitim almış kişiler de dahil olmak üzere organize ve kontrollü savaşçı grupları vardı. Bütün bunlar acil bir müdahale gerektiriyordu ve Kazakistan Cumhurbaşkanı'nın çağrısı, KGAÖ üye devletlerinin tüm başkanları ve şu anki Kolektif Güvenlik Konseyi Başkanı olarak Ermenistan Başbakanı tarafından hemen desteklendi. KGAÖ Kolektif Barış Güçleri Kazakistan'a gönderildi. Görevini yerine getirdiğinde, bütün güç Kazakistan topraklarını terk edecektir. Bu gücün konuşlandırılmasını oldukça kısa bir süre içerisinde tamamlamayı başardık. Ortak eylemlerimizi son derece zamanında ve kesinlikle meşru görüyoruz. KGAÖ kuvvetleri, resmi bir talep üzerine ve 1992 tarihli Kolektif Güvenlik Antlaşması'nın 4. maddesine sıkı sıkıya bağlı kalarak Kazakistan'a gelmiştir. Bu maddeye göre, üye devletlerden herhangi birine karşı bir saldırı olması durumunda, diğer tüm ülkeler derhal etkilenen üye devlete, talebi üzerine, askeri yardım da dahil olmak üzere gerekli yardım ve desteği sağlayacaktır. Uluslararası bir terör saldırısına tanık oluyoruz. Bu silahlı gruplar nereden geldi? Yabancı kamplarda eğitildikleri ve dünyanın her yerindeki sıcak noktalarda savaş deneyimi kazandıkları açıktır.”

Jeopolitik olarak Rusya, Kazakistan’daki protesto hareketlerinden en kârlı çıkan taraf olmuştur; zira hem KGAÖ’nün başını çeken devlet olarak davet usulü ile acil müdahalede bulunma hem de Kazanistan’ın geleceğinde söz sahibi olma fırsatı bulmuştur. Yakın gelecekte, Kazakistan’ın Kırım’ı bir Rus toprağı olarak tanımasına veya en azından buna yakın bir politika belirlemesine şahitlik edilebilir.

 

  1. ABD’nin Kazakistan’daki Ayaklanmaya ilişkin Tutumunun Analizi

Görsel: CNN

 

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, “Yakın tarihten bir ders olarak Ruslar bir kere evinize girdi mi bazen onları göndermek çok zor olur” ifadesini kullandı. Blinken, protestolar sırasında Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev tarafından ilan edilen “öldürmek için ateş et” emrini de kınadı.

ABC'nin "Bu Hafta" isimli programında konuşan Blinken, “Öldürmek için ateş et emri, var olduğu ölçüde yanlıştır ve iptal edilmelidir” dedi. Kazakistan’ın kanun ve düzeni sağlama, devletin kurumlarını savunma yeteneğine sahip olduğunu, ancak bunun barışçıl protestocuların haklarına saygı duyacak ve ayrıca dile getirdikleri endişeleri ele alacak şekilde yapılması gerektiğinin altını çizdi. Blinken, ABD'nin “Rusya'nın önderlik ettiği ve bir parçası olduğu bu örgüte neden çağrı yapılması gerektiğine dair gerçek soruları” olduğunu da sözlerine ekleyerek, “Bunlar, Kazakistan hükümetinin kendi başına halledebileceği ve haklara saygılı bir şekilde halledebileceği şeyler olmalıdır” dedi.

CNN'deki "State of the Union" programına da konuk olan Blinken, Doğu Avrupa'dan asker çekme ve NATO'nun Ukrayna'yı kapsayacak şekilde genişlemeyeceğini garanti etme tartışmalarını reddetti.

Bu açıklamalardan, ABD’nin, Rus ordusunun Kazakistan’da konuşlandırılmasından duyduğu rahatsızlık açıkça anlaşılmaktadır. ABD, eski Sovyet ülkesi Kazakistan’ın halen Rus etkisi altında olmasından endişe duymakta ve Rusya’yı saldırgan devlet olarak tanımlamaktadır.

Önümüzdeki yıllarda Ukrayna’nın NATO’ya olası üyeliği konusunda ciddi temaslar gerçekleştirilebilir, ancak Rusya’nın buna yönelik tavrı çok sert olacaktır. Rusya, Kazakistan’daki askeri gücünü protestoların hafiflemesiyle birlikte geri çekecektir, ancak Rusya’nın ülkedeki gölge hâkimiyetini –özellikle Tokayev iktidarda olduğu müddetçe- sürdürmesi beklenebilir.

 


Rusya Federasyonu ile ABD’nin Kazakistan’daki Ayaklanmaya ilişkin Tutumunun Analizi