Kategoriler:
Alt Kategoriler:

Sovyetler Birliği’nin dağılıp Ukrayna’nın bağımsızlığını kazanmasıyla birlikte önemli gelişmeler kaydeden Türkiye-Ukrayna ilişkileri, 2014 yılında Rusya’nın Kırım’ı işgal etmesinin ardından yaşanan gelişmelerle stratejik bir boyuta ulaştı.

İki ülke arasında diplomasiden, savunma sanayine, ekonomiden, güvenlik politikalarına kadar çok geniş bir çerçevede hızlı ve güçlü bir ilerleme söz konusu. İkili ilişkilerin stratejik bir ortaklığa dönüşmesine önemli katkılar sunan Ukrayna Fahri Konsolosu Görkem Şehsuvar, Ankara ile Kiev arasındaki savunma sanayii alanındaki ilişkileri GLOBAL SAVUNMA’ya değerlendirdi:

GLOBAL SAVUNMA: Son dönemde Türkiye ve Ukrayna arasındaki ilişkilerin her alanda önemli gelişmeler kaydettiğini görüyoruz. Bu durumu nasıl yorumluyorsunuz?

Görkem Şehsuvar: Karadeniz üzerinden Ukrayna ve Türkiye komşu devletler. 1990’lardan itibaren var olan iyi ilişkiler, bahsettiğiniz gibi son dönemde atılan adımlarla stratejik ortaklık seviyesine ilerledi. Her alanda gelişen ve derinleşen ilişkilere hem Ankara hem de Kiev büyük bir önem veriyor.

GLOBAL SAVUNMA: Tabi bu ikili ilişkilere dinamizm katan unsurların başında Kırım ve Kırım Tatar Türkleri geliyor. Kırım’ın işgalinden başlayalım. Türkiye’nin bu konudaki tutumunu açıklayabilir misiniz?

Görkem Şehsuvar: Kırım Türklerinin 75 yıl aradan sonra yeniden anavatanlarından koparılmasıyla sonuçlanan Rusya’nın Kırım işgalinin, Türkiye tarafından tanınmadığını ve gelecekte de tanınmayacağının altını çizelim. Türkiye’de milyonlarca Kırım Tatar kökenli vatandaşımız yaşıyor ve bu insanlar yarımadadaki gelişmeleri yakından takip ediyorlar. Ankara’nın bu konudaki tutumunu “ilke meselesi” olarak değerlendirebiliriz.

Bu anlamda Türkiye’nin önceliği olan Kırım Türklerinin hak ve menfaatlerinin korunması adına, Ankara gerek Kırım Türklerinin liderleri gerekse de Ukrayna makamlarıyla temas halinde. Bu noktada Türkiye, BM başta olmak üzere bütün uluslararası kuruluşlarda Kırım Türklerinin seslerini duyurmak için tüm imkânlarını kullanmaktadır. Nitekim işgalin üzerinden altı yılı aşkın bir zaman geçmesine rağmen geçtiğimiz Ağustos ayında T.C. Dışişleri Bakanlığı Kırım Tatar Türklerine yönelik haksız tutuma dair Rusya’ya karşı yazılı bir açıklama yaparak, sahadaki tüm gelişmeleri yakından takip ettiğinin net mesajını verdi.

GLOBAL SAVUNMA: İkili ilişkilerde Rusya’yı nasıl konumlandırmalıyız?

Görkem Şehsuvar: Rusya, Karadeniz’de iki ülkenin de komşusu. Zaman zaman hem Türkiye hem de Ukrayna Moskova ile çeşitli sorunlar yaşıyor. Rusya geçmişte Ukrayna ile sıkı bağlara sahip olsa da Kırım’ı işgal etti ve Doğu Ukrayna’daki çatışmaların da baş aktörü konumunda. Ayrıca şunu da vurgulamak gerekiyor ki Ukrayna halkının büyük çoğunluğu artık bağımsızlıklarına sıkı sıkıya bağlı. Ankara ve Moskova arasında, 2000’li yılların başından itibaren pek çok konudaki anlaşmazlıklara rağmen, ikili ilişkileri geliştirmeyi ve sürdürmeyi düşünen bir anlayış söz konusu oldu. Bugün geldiğimiz noktada ise Ankara ve Moskova pek çok kriz sahasında görüş ayrılıkları yaşasalar da diplomasi masası açık tutulmaya çalışılıyor. Bu minvalde Türkiye ve Ukrayna’nın Moskova ile yaşadığı krizler, ikili ilişkilerin daha fazla kuvvetlenmesini sağladı. Karadeniz’in kuzey ve güney uçlarının oluşturduğu stratejik işbirliği, Rusya’ya karşı da oldukça önemli bir mesaj niteliğindedir.

GLOBAL SAVUNMA: İktidar değişimleri zaman zaman ikili ilişkileri olumlu yahut olumsuz yönde etkileyebiliyor. Başkan Poroşenko döneminde Ukrayna, Türkiye ile ilişkilere büyük önem vermiş ve ikili ilişkiler önemli bir ilerleme kaydetmişti. Artık Ukrayna’da bir yılı aşkın bir süredir iktidarda Volodimir Zelenskiy var. Sizce ilişkiler nasıl bir yöne evirildi?

Görkem Şehsuvar: Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki Türkiye-Ukrayna ilişkilerinin geldiği bu önemli seviye, dönemsel değil kalıcıdır. İki ülkenin karar vericileri, bürokratları, kamuoyları da Ankara ve Kiev arasındaki güçlü bağların, küresel politikalarda ne kadar değerli olduğunu gözlemlediler. Nitekim Başkan Zelenskiy’nin göreve gelmesinin ardından bölgede ilk ziyaret ettiği ülkenin Türkiye olması, önemli bir veridir. Ayrıca sonraki süreçte de iki ülke arasında defalarca üst düzey bürokratların karşılıklı ziyaretleri oldu. Özellikle savunma sanayii alanında önceki yıllarda başlanan çalışmalar, daha somut kazanımlara dönüştü.

GLOBAL SAVUNMA: Sizin de dile getirdiğiniz gibi ikili ilişkilerin kamuoyuna yansıyan unsurların başında güvenlik ve savunma sanayii ile ilgili gelişmeler var. 2014 yılından itibaren bu konuda oldukça hızlı yol kat edildiğini gözlemliyoruz. Güvenlik politikalarından başlayalım. İki ülke bu konuda ne tür faaliyetler yürütüyor?

Görkem Şehsuvar: Özellikle Rusya’nın Kırım’ı işgalinin ardından iki ülke güvenlik politikalarında önemli ilerlemeler kaydetti. Türkiye ve Ukrayna, Avrupa Konseyi, BM ve AGİT gibi uluslararası kuruluşlarda birbirlerinin politikalarını desteklemektedirler. NATO-Ukrayna Komisyonu, BLACKSEAFOR ve Karadeniz Uyum Harekâtı, askeri ilişkilerdeki ilk denemeler oldu. NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip olan Ankara, Kiev-NATO ilişkilerinin gelişmesi yönünde aktif bir tutum sergiledi. Rusya’nın 2008 yılında Gürcistan’da, 2014 yılında Ukrayna’da gerçekleştirdiği uluslararası hukuku çiğneyen saldırılar, Karadeniz’deki dengeleri de etkiledi. Bu sebeple son yıllarda Ankara ve Kiev’in Karadeniz’in güvenliği ile ilgili daha fazla ortak girişimde bulunduğunu da gözlemleyebiliriz. Nitekim geçtiğimiz Temmuz ayında Ukrayna’nın ev sahipliğinde Türkiye ve ABD’nin de katıldığı Karadeniz’de düzenlenen “Sea Breeze 2020” tatbikatı değerli bir örnektir.

GLOBAL SAVUNMA: Türkiye ve Ukrayna arasındaki en önemli gelişmeler savunma sanayii alanında yaşanıyor. Bununla ilgili somut çalışmaların yapıldığından bahsettiniz. Bu çalışmaları sizden dinleyebilir miyiz?

Görkem Şehsuvar: 2000’li yılların ortalarından itibaren Ankara’nın savunma sanayii ile ilgili teknoloji transferi beklentisini, NATO ülkeleri karşılamadı. 2014 yılında Rusya’nın Kırım’ı işgal etmesi ve Doğu Ukrayna’yı bir çatışma alanına dönüştürmesi, Ukrayna’nın güvenlik algısını tamamen değiştirdi. Bir anlamda iki ülkenin de kendi müttefikleri ile yaşadıkları problemler ve güvenlik anlayışlarındaki değişimlerle birlikte, ortaya çıkan farklı alternatif arayışları Ankara ve Kiev’i yakınlaştırdı. Savaş uçakları, füze sistemleri, uçak motoru, insansız hava aracı, radar üretimi, zırhlı araç ve uzay çalışmaları gibi pek çok alanda ortak üretim kararı alındı. Bu alanda birbirlerini tamamlayıcı bir konumda bulunmaları, ilişkilerin ilerleyebilmesinde önemli bir avantaj sağladı. Nitekim savunma sanayii sektörünü geliştirmeye çalışan Türkiye ile silahlı kuvvetlerini güçlendirmeyi amaçlayan Ukrayna, birbirleri için değerli birer ortak haline geldiler. 2015 yılından itibaren Türk ve Ukrayna askeri sanayi şirket temsilcileri belirli aralıklarla bir araya gelmeye başladılar. 2016 yılında iki ülke arasında savunma sanayii alanında stratejik iş birliği anlaşması imzalandı. Bu süreçte Kırım ve Donbass’daki krizlerden dolayı ciddi problemler yaşayan Ukrayna’ya Türkiye, değeri 5 milyon doları bulan askeri mühimmat ve ekipman sağladı. 2018 yılında devam eden çalışmaları hızlandırmak amacıyla 1. Türkiye-Ukrayna Savunma Sanayii İşbirliği toplantısı gerçekleştirildi. Bu toplantıda Ukrayna devlet savunma sanayi işletmesi Ukroboronprom ile Türk Aselsan şirketi arasında işbirliği protokolü imzalandı. İlerleyen dönemde Aselsan Ukrayna ordusuna haberleşme için ileri teknoloji telsiz tedariki gerçekleştirirken, telsizler için Ukrayna’da ortak üretim başlatıldı. Tabi ki şunu da belirtmemiz gerekiyor ki 2000’li yılların ortalarından itibaren savunma sanayiinde yerli üretim çalışmalarına hız veren Türkiye’nin kısa sürede ihracatçı konuma gelmesi de bu konuda oldukça önemli bir başarıdır. Buna rağmen bu alanda en çok ses getiren gelişmeler Baykar ile gerçekleştirilen anlaşmalarla oldu. Ukraynalı yetkililer, Ocak 2019’da Baykar tarafından üretilen Bayraktar TB2 İnsansız Hava Aracı (İHA) için anlaştıklarını duyurdu. Aynı yılın ekim ayında Baykar altı adet Bayraktar TB2 ve üç yer kontrol istasyon sistemini Ukrayna ordusunun hizmetine sundu. Bu süreçte Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’ne mensup pek çok subay Türkiye’de İHA eğitimi aldı.

GLOBAL SAVUNMA: Covid-19’un tüm dünyayı etkilediği bir süreç yaşadık bu sene. Buna rağmen son aylarda iki ülke arasında pek çok üst düzey görüşme yaşandı. Bu görüşmeler bahsettiğiniz yeni projelerle mi ilgili?

Görkem Şehsuvar: Tabi ki yeni savunma sanayii projeleri gündemin en değerli başlıkları olarak değerlendirebiliriz. Ancak ikili ilişkiler çok boyutlu bir hale geldi ve pek çok üst düzey görüşme gerçekleşiyor. Öncelikle Temmuz ayında Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ukrayna’ya giderek Başkan Zelenskiy ve üst düzey isimlerle görüştü. Görüşmeler sonrası Kırım ve Kırım Tatar Türkleri ile ilgili konuların görüşüldüğü ve Ankara’nın Kırım Türklerine yönelik insani yardım projelerini artıracağı belirtildi.

GLOBAL SAVUNMA: Ağustos ayında Ukrayna’dan Türkiye’ye iki üst düzey ziyaret gerçekleşti. Bu bahsettiğiniz stratejik konular, Türkiye’de daha detaylı bir şekilde mi ele alındı?

Görkem Şehsuvar: Kesinlikle. Öncelikle 10 Ağustos’ta Ukrayna Savunma Bakan Yardımcısı Oleksandr Mironyuk’un başkanlığındaki bir heyet, bir çalışma ziyareti gerçekleştirdi. Özellikle Bayraktar Taarruzi İnsansız Hava Araçları (TİHA) alanında işbirliğini geliştirme ve Aselsan şirketinin ürettiği telsiz iletişim cihazlarının yeni tedarikine yönelik konular gündeme geldi. Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Birleşik Kuvvetleri Komutanlığı ile birlikte “United Efforts” (Birleşik Çabalar) 2020 komuta-kurmay tatbikatına katılmayı planladıkları bildirildi. İkinci heyet ise Ukrayna Başbakan Yardımcısı ve Ukrayna’nın Stratejik Endüstrilerinden sorumlu Bakanı Oleg Uruskiy tarafından Ağustos ayının son haftası gerçekleştirildi. Uruskiy ve heyeti, ilk gün Türkiye Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir ile bir araya gelirken, görüşmede havacılık, uzay, tarım ve sanayi alanındaki işbirliği konuları ele alındı. Kurumlar arasında bir mutabakat anlaşması yapıldı. Ukrayna heyeti ikinci gün Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye Savunma Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank dâhil olmak üzere çok sayıda üst düzey görüşme gerçekleştirdi. Toplantılar sonrası yapılan açıklamalardaki en önemli vurgu, iki ülkenin sadece komşu değil aynı zamanda stratejik partner olduklarına yönelikti. Uruskiy’nin göreve gelmesinin ardından ilk resmi ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştirmesi de önemli bir ayrıntıdır. Nitekim görüşmeler sonrası stratejik işbirliğini hedefleyen mutabakat muhtırası imzalandı. Özellikle savunma, havacılık ve gemi inşa gibi stratejik sektörlerin odağında yeni bir işbirliğini göreceğiz. Ayrıca Akıncı Taarruzi İHA’da kullanılan Ukrayna motorunun, millileştirilmesine yönelik ortak çalışmalar devam ediyor.

GLOBAL SAVUNMA: Kırım Tatar Türklerinin efsanevi lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, 2014 yılında T.C. Devlet nişanı almıştı. Geçtiğimiz günlerde Türkiye’den önemli isimler de Ukrayna’da benzer bir karşılık gördüler. Neler yaşandı?

Görkem Şehsuvar: Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, Türkiye-Ukrayna ilişkilerine verdikleri hizmetlerden dolayı Başkan Zelenskiy’nin elinden Ukrayna Devlet nişanı aldılar. Aslında sadece bu gelişme bile ikili ilişkilerin geldiği seviyeyi göstermesi adına değerlidir. Ayrıca Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Emine Ceppar başta olmak üzere Ukrayna bürokrasisinde Kırım Tatar Türklerinin sayısının artması da oldukça önemli gelişmelerdir.

GLOBAL SAVUNMA: Biraz da sizden bahsedelim. Ukrayna Fahri Konsolosu olarak neler yapıyorsunuz?

Görkem Şehsuvar: Konsolosluğumuzun bulunduğu Bursa’da yaklaşık 1200 Ukrayna vatandaşımız yaşıyor. Bursa, Türkiye’de en çok Ukrayna vatandaşımızın bulunduğu İstanbul ve Antalya’dan sonra 3. şehir olma özelliğini taşıyor. Bu nedenle Konsolosluk faaliyetlerimiz oldukça yoğun gerçekleşmektedir. Ukrayna’nın AB ülkelerinde serbest dolaşım hakkına sahip olmasının ardından birçok Ukrayna vatandaşımız yeni pasaportlarına geçişi gerçekleştirmek için konsolosluğumuza başvurdu. Biz de İstanbul Başkonsolosluk yetkililerimizle birlikte bu geçiş işlemlerini hızla gerçekleştirdik. Ayrıca Bursa’daki Ukrayna vatandaşlarımızın tüm konsolosluk işlemlerini bulundukları şehirde hızla gerçekleştirmelerini sağlıyoruz. Ukrayna vatandaşlarımızın birbirlerini tanımaları ve dayanışma içerisinde yaşamalarını sağlamak amacıyla “Bursa Ukraynalılar Derneği’ni” kurduk. Derneğimizle birlikte çeşitli sosyal faaliyetler, eğitimler, geziler ve organizasyonlar gerçekleştiriyoruz. Ukrayna kültürünün tanıtımı amacıyla Ukrayna’dan birçok sanatçımızı Türkiye’ye getirerek sergi ve konserler organize ettik. Bursa’da bulunan Kırım Tatar dernekleri ile birlikte konsolosluğumuz nezdinde çeşitli faaliyetlerde bulunduk. Bursa Valiliğimiz, Büyükşehir Belediye Başkanlığımız, Emniyet Müdürlüğümüz, Göç İdaremiz ve tüm idari makamlarımızla Bursa’da yaşayan Ukrayna vatandaşlarımızın huzur, refah ve güvenle yaşamaları için azami gayretle çalışıyoruz.

GLOBAL SAVUNMA: Son olarak Türkiye-Ukrayna ilişkilerinin geleceğine yönelik nasıl bir öngörüde bulunabiliriz?

Görkem Şehsuvar: İki ülke arasındaki stratejik işbirliği her geçen gün artarak devam edecektir. Ekonomik ilişkilerin son yıllarda aldığı ivmenin Serbest Ticaret Anlaşması ile taçlanarak zirveye ulaşacağını düşünüyorum. 2008’de 8 milyar dolar olan ticaret hacmimizin mevcut 4 milyar dolardan en kısa sürede 10 milyar dolar seviyesine taşınması için en üst seviyede mutabakat sağlanmış durumdadır. Ayrıca sıcak gündem olan sanayii alanında ortak üretim tesislerinin kurulması bu hedefe ulaşmada büyük önem arz etmektedir. Bütün bunlar dikkate alındığında önümüzdeki 5 yıl içerisinde Türkiye-Ukrayna ilişkilerinin bambaşka bir boyuta ulaşacağı aşikardır.

 

 


RÖPORTAJ - UKRAYNA FAHR İ KONSOLOSU GÖRKEM ŞEHSUVAR: “TÜRKİYE-UKRAYNA İLİŞKİLERİ DÖNEMSEL DEĞİL KALICI”