Kategoriler: Dergi,
Alt Kategoriler: Ekim,

Mareşal Fevzi Çakmak'ın yakın akrabalarından olan Şakir Zümre, 1885 yılında Varna'da doğmuş , ilköğretimini tamamladıktan sonra gittiği Cenevre’de hukuk eğitimi almıştır. 1’inci Dünya Savaşı sırasında  Varna Türk milletvekili olarak Bulgar Parlamentosu'na girmiştir.

 

Bu dönemde Sofya’da Yarbay rütbesiyle Türk Askeri Ataşeliği görevinde bulunan Mustafa Kemal ile tanışarak yakın dostluk kurmuş, İstiklal Savaşı'nın başlaması üzerine de Anadolu’ya silah ve cephane göndererek milli mücadeleye destek vermiştir. 

Daha sonra Türkiye'ye gelerek Atatürk’ün de onayıyla savunma sanayisinin ilk özel sektör fabrikasını kurmuştur. 1925 yılında Haliç’te temelleri atılan fabrika (Halen Miniatürk’ün bulunduğu bölge) tamamı yerli birikim ve sermaye ile faaliyete başlamıştır.

 

"Atatürk'le Bulgaristan'da geçen günler, hayatımın en unutulmaz müstesna günleri olarak hatıralarım arasında yaşayacaktır. Anadolu'yu ikinci bir Ergenekon yapan, bu şanlı Bozkurt'la bazen sabahlara kadar vatanımızın mesut ve ışıklı günlere kavuşması için hazırladığı plânlar üzerinde görüşür, tartışırdık" diyen Şakir Bey, fabrikasında mazotla çalışan beş beygirlik ilk Türk motorunu da yapmayı başarmıştır.

 

Fabrika kısa sürede cephane üretimi hakkında gerekli bilgi birikimi ve tecrübeye ulaşmıştır. Türk Hava Kuvvetleri’nin 100, 300, 500 ve 1000 kg’lık bombaların yanı sıra Türk Deniz Kuvvetleri’nin de ihtiyacı olan cephaneleri ve ilk denizaltı bombalarını da üretmeyi başarmıştır. Yine ihtiyaç olan aydınlatma fişekleri, mayın , el bombaları da bu fabrika da üretilmiştir.

 

İlk dönemde üretimler Bulgaristan’dan getirilen yabancı teknik kadroyla yapılırken zamanla yetiştirilen Türk işçiler 1930’lu yıllarda yabancı teknisyenlerin yerini almıştır. 

Yalnızca yurtiçi ihtiyacı olan üretimle yetinilmeyerek, 1937 senesinde Yunanistan, Bulgaristan, Polonya ve Mısır gibi ülkelere ihracat yapmaya başlanılmıştır. 1937 yılında Yunanistan ve Polonya’ya uçak bombaları ihracatı gerçekleştirilmiştir. Yunanistan’a yapılan 1.5 milyon liralık ihracat fabrika için adeta can suyu olmuştur.

2’inci Dünya Savaşı'nın sonunda da ABD'nin yaptığı askeri yardımlar sebebiyle Şakir Zümre Fabrikaları, cephane üretimini terk ederek, soba üretimine geçmiştir. 

 

Zaman içinde Şakir Zümre bitmiş; ülke savunma sanayii yavaş yavaş Amerika'nın güdümüne girmiştir...

Şakir Zümre için zor günler başlamıştır artık...

İşçinin maaşını ödeyemez duruma gelmiştir...

Silah, cephane üretimi tamamen durmuştur...

Çaresizlik içinde çırpınan Şakir Zümre, içi kan ağlayarak da olsa koca silah, cephane fabrikasını soba fabrikasına çevirir...

Bugün 50'li yaşların hatırladığı meşhur Şakir Zümre sobalarını üretmeye başlar...

Vatan Caddesi'nde her 30 Ağustos'ta düzenlenen resmi geçitlerde Şakir Zümre'nin ürettiği bombalar, silahlar boy gösterirken,1950'deki törenlerde içimizi burkan bir olay gerçekleşir...

Şakir Zümre, sobaları yükler bir kamyonete ve Vatan Caddesi'nde gösteriyi izleyen devlet erkânına adeta bir tokat atar;

"Bizi Amerika'ya muhtaç ettiniz...

 

Türk ordusunun yerli ve milli silahını elinden alıp Amerika'ya tam bağımlı hale getirdiniz" diye haykırarak...

Silahı Amerika'dan alan hükümet, güya Şakir Zümre'nin gönlünü almak ister..

Hani İş Bankası'nın meşhur bir kumbarası Şakir Zümre'nin cephane fabrikasında yaptırılır...

Şakir Zümre’nin 16 Haziran 1966 tarihinde vefatının ardından da fabrikası ancak 1 yıl kadar ayakta kalabilmiş, 1970 yılında kapatılmıştır. 

 

Kaynakça:

https://www.yeniakit.com.tr/biyografi/sakir-zumre

https://www.savunmasanayi.org/sakir-zumre-sanayi-harbiye-madeniye-fabrikasi/

https://www.facebook.com/musfikirevi/posts/3483552481757808/

 

Ambargo Tarihi Tamamlandı


MİLLİ SAVUNMA SANAYİ ÖNCÜLERİNDEN-5: ŞAKİR ZÜMRE \'\'BİZİ AMERİKA\' YA MUHTAÇ ETTİNİZ....\'\'