Kategoriler: Dergi,
Alt Kategoriler: Ocak,

Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin  

karşındakinin anlayabildiği kadardır. 

Mevlana Celaleddin-i Rûmî 

 

İstihbarat terminolojisinde “Analiz” ve “Değerlendirme” temel kavramlardır. Bununla birlikte  istihbarat çarkının önemli dişlilerindendirler. Fakat Analiz kavramının yoğun biçimde kullanım dilinde, ulusal yayın yapan kanallardaki tartışma programlarında ve akademik yayınlarda bağlamından farklı olarak kullanıldığına şahit olunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, “Analiz” ve “Değerlendirme” arasındaki farkı ortaya koyarak, akademik istihbarat  çalışmalarında benzer kavram hatalarının tekerrür etmemesi hedeflenmektedir. 

Analizin etimolojik kökeni Yunancadan Fransızcaya (Fr. analyse < Yun.) ve Fransızcadan da İngilizceye (analysis) ithal olan sözcük Türkçede de (analiz) kullanılmaktadır. Anlam olarak  “1. Birleşik bir maddenin birleşimindeki yalın cisimlerin niteliğini veya niceliğini anlamak için yapılan iş, tahlil. 2. Öğelerine ayırarak inceleme, tahlil 3. Analiz etmek: Bir bütünü öğelerine ayırarak incelemek, tahlil etmek” şeklinde tanımlanmaktadır. Yunanca “analúō” sözcüğünden türetilmiş olan, İngilizceye “Analysis”, Türkçeye ise “Analiz” olarak çevrilen bu kavram kelimenin tam anlamı ile “parçalara ayırma, ayrışmak, ayrıştırmak, çözmek, gevşetmek” anlamına gelmektedir. Analiz, çoğunlukla mantık ve matematik alanında büyük filozof Aristoteles'in zamanından önce bile kullanılmaktadır. Öğrencilerin belirli bir konuyu  veya konuyu analiz etmeleri istenirse, farklı fikirleri bağlamaya veya her bir fikrin nasıl oluşturulduğunu incelemeye teşvik edilirler. Büyük resme bağlanan her düşüncenin ilişkisi incelenir. Türk Dil Kurumu sözlüğünde sözcük anlamı olarak analiz; çözümleme, sentez ise “Yalından karmaşık olana, zorunludan olasıya, genel yasadan bireysel duruma, nedenden etkiye, öncülden varılan sonuca giden düşünme biçimi, bireşim” olarak yer almaktadır. Bir  inceleme yöntemi olan analiz, bir bütünün anlaşılabilmesi için o bütünü meydana getiren    

Tarihin akışını değiştiren, çağ kapatıp çağ açan büyük zafer, müjdelenen kutlu fethe mazhar olan  Büyük Komutan Sultan II’nci Mehmet’in Konstantinopolis’i fethederek Fatih unvanını aldığı, Bizans İmparatorluğunu (Doğu Roma İmparatorluğu) hezimete uğrattığı ve tarih sahnesinden sildiği, İstanbul'un fethinin 568’nci yılı kutlu, Türk Milletinin zaferleri daim, varlığı ilelebet olsun. 

1 Analiz, Kubbealtılugatı, http://www.lugatim.com/s/analiz, (Erişim Tarihi: 07 Kasım 2020) Analiz ve Sentez Arasındaki Fark - 2021 – Diğerleri, https://tr.weblogographic.com/difference-between analysis-and-synthesis-522900, (Erişim Tarihi: 4 Nisan 2021)

-1- 

unsurlarına bölmeyi gerektirir.Genel olarak analiz, bütünün unsurlarına bölünmesi,  ayrıştırma, inceleme, süreci olması nedeniyle çözümleme olarak tanımlanabilir. TDK’ya göre çözümleme ise tahlil, belirtme, gösterme, gözden geçirme, parçalarına ayrılma yoluyla yapısını, işleyişini ve gelişimini ortaya koyma olarak da kullanılmakta olduğunu  belirtmektedir. 

Analiz kavramının doğası ve temeli incelendiğinde faaliyetin aslında bir nevi toplama işlemi safhasıyla benzerlik arz ettiği, somut bir işlem olduğu daha net anlaşılacaktır. Somut veriler analizi oluşturur. Örneğin anket uygulaması ile hedef kitleye dair elde edilen her bir sayısal  veri analiz sürecidir. 

Değerlendirme, kavramsal olarak elde edilen görüntü, sinyal, akustik, konumsal, analitik/sayısal vb. verilerin yorumlanması, anlamlandırılması, bir hükme/yargıya varılması  veya öngörü, teklif sunulmasıdır. Değerlendirme, ölçümlerden bir anlam çıkarmak ve ölçülen nesneler hakkında bir değer yargısına ulaşmak, analizde elde edilen veriler kümesinin harmanlanarak ürün olarak nitelikli bilgiye dönüştürülmesi ve karar vericilere sunulmasıdır. Bununla birlikte değerlendirme, kişinin geçmiş tecrübelerinde elde ettiği bilgi birikimi, öncenden yaşanmış olayları inceleme kabiliyeti, geçmiş dönemde meydana gelen olayları dikkate alma becerisi, güncel gelişmeler ışığında karşılaştırma, uzmanlık konusundaki hâkimiyeti ve bilgi seviyesi, durumsal farkındalığı, ilişki kurma ve bağlantıyı yakalayabilme yeterliliği, değerlendirmeyi yapacak kişinin sorunu nasıl algıladığı, yetenekleri, kabiliyeti,  bakış açısı, mesleki tecrübesi, saha deneyimi, görev safahatı, kişinin eğitim düzeyi, aldığı eğitim ve kurslar gibi niteliklere göre değişebilen ve dolayısıyla kişiden kişiye farklılık arz  eden, aynı değerlendirmenin yapılması mümkün olmayan bir süreçtir. Değerlendirmelerde kişiden kişiye farklılıklar, kayda değer bir çeşitlilik söz konusudur. Bu durumun temel nedeni  değerlendirme yapan istihbarat uzmanının yaşanmışlıkları, dış girdileri, düşünme tarzı,  değişen konjonktür, siyasi koşullar, karar vericilerin beklentileri gibi hususlar değerlendirmelere etki etmektedir. Bununla birlikte etki eden en önemli faktör zekâdır. 

Analiz; cihazlar, teknik aletler, bilişim, yapay zekâ vb. teknolojiler tarafından yapılabilir ancak yorumlama ve değerlendirme tamamen kişinin bakış açısı, yetkinlik seviyesi, eğilimleri, değer yargıları, inanışı, gibi birçok etkenle sonuçlara varmak için etkileşerek  oluşmaktadır. Değerlendirme daha ziyade işin soyut olan tarafı, öngörü kısmını teşkil eder. 

  

Dursun YILDIZ, Hidropolitik Akademi, 30 Ekim 2015, Neden “ANALİZ ve SENTEZ” Yap(a)mıyoruz!,  https://www.hidropolitikakademi.org/tr/article/9632/neden-analiz--ve-sentez--yapamiyoruz-, (Erişim Tarihi: 14  Eylül 2020)

-2- 

 


Sonuç olarak, akademisyenlerin, ekranlardaki terör ve güvenlik uzmanlarının “olay  hakkındaki analizim” veya “istihbarat analiz çalışması ile yakalanan terörist” gibi kavramları  mantıksal olarak yanlış kullandıkları değerlendirilmektedir. Bu cümlelerden de anlaşılacağı  üzere; yapılan araştırma, elde edilen veri, bulgu ve bilgi çerçevesinde yapılan  kıyaslama/karşılaştırma neticesinde analiz değil değerlendirme yapılmış olmaktadır.

-3- 

Günümüzde ise analiz ile ilgili en büyük yanılgı yapılan çalışmaların yorumlama, anlamlandırma ve değerlendirme içermesine rağmen analiz olarak sunulmasıdır. Analiz ortaya  bir tablo koymaktadır. Tabloya bakıp anlamlandırma ve aktarma istihbarat uzmanının görevidir. Analizin, değerlendirme yerine kullanımı ve adlandırılması, özellikle akademik çalışmalarda  bu tarz yanlış yaklaşımlarla karşılaşılmasında, çalışmaları reddetmek gerekmektedir.

Konunun daha iyi anlaşılması adına birkaç örnek ile açıklamak yerinde olacaktır. Kitap metaforundan gidilir ise kitabı okuma analiz sürecidir. Kitap bittiğinde kitap hakkındaki düşünce, yorumlama ise değerlendirmedir. Kitap bitmeden kitap hakkında görüş oluşamayacağı gibi istihbarat analizi - değerlendirme ilişkisine de bu mantalitede bakmak yerinde olacaktır.

Başka bir örnek ise; kahvenin, zeytinyağının kalitesini ölçebilmek, anlamak için öncelikle  tatmak, test etmek gerekir, işte bu safha analizdir. Daha sonra ise elde edilen veriler ile kişinin tat konusundaki ehilliğini katarak yorumlaması ise değerlendirme safhasıdır. Bu noktadan  hareketle analiz fikir edinme, değerlendirme ise fikir verme içermektedir.

Son örnek ise; kan değerleri bir analizdir. Hasta kan analizi çıktısını anlamayabilir ancak teşhis, tespit, tanı üçlemesi çerçevesinde doktor kan analizini inceler ve değerlendirmesini  sunar, tanısını koyar. Diğer bir ifade ile doktor analiz yapmaz, çıkan analiz sonucundaki  sayısal veri aralıklarına göre değerlendirme yapar. 

Analiz ile değerlendirme arasındaki farkı anlayabilmek için rutinin dışına çıkarak, bakış açınızı değiştirmeniz gerekmektedir.

Kontrolsüz dijitalleşme ve yapay zekâ günümüzde istihbarat teşkilatları açısından analiz sürecinde önemli bir teknolojik üstünlük, katma değer sağlamaktadır. Bununla birlikte insana  has (duygu, geçmiş, his vd.) özellikler makinelerde bulunmaması nedeniyle değerlendirme ortaya koyamayacakları düşünülmektedir. 

İstihbarat faaliyeti çok boyutlu, katmanlı, aşamalı ve fonksiyonlu interdisipliner bir süreçtir.  Devleti yönetenlerin sağlıklı, yerinde ve doğru karar vermesi, zamanında, yerinde ve doğru  değerlendirmeye bağlıdır. “Daha iyi veri, daha iyi kararlar” alınmasını sağlar. Değerli bilgi, nitelikli çıktı, kritik ürün, öngörü, öneri ve değerlendirme, güvenlik ekosisteminin vazgeçilmez bir parçasıdır.

-4- 

Kavramların doğru kullanımına yönelik uygun anlamların yerinde ifade edilmesi, kullanımı  istihbarat terminolojisinin sağlıklı gelişimine katkı sağlayacaktır. Ne yazık ki kavramlar doğru öğrenilemediği gibi hatalar tekerrür etmektedir. Yanlışlar, yeni yanlışlar üretmektedir. Bu  nedenle kavramların doğru ve yerinde kullanılması, gereklilik ve zorunluluktur. 

Bilginin öne çıktığı bir süreçten geçilmektedir. Bunun yanı sıra ülkemizde; duyum, haber, bilginin sınıflandırılması/tasnif, kaynağın güvenirliği ve haberin doğruluk derecesi, analist, önceliklendirme(triaj), sentez gibi kavramların incelenmesi, irdelenmesi, üzerinde düşünülmesi ve odaklanılması, varsayımlar geliştirerek dinamik çalışmalara ihtiyaç olduğu aşikârdır. Akademik istihbarat açısından istihbarat terminolojisinin yerinde ve doğru  kullanımı öncelikli mesele olmak durumundadır. 

Kavramlar, yüklenen anlamlar ile birlikte var olmaktadır. Diğer bir ifade ile kavramların dillendirme biçimleri ve içerdiği mana ve anlamlarda farklılıklar olabilir. Kavramların içini boşaltmadan veya kavramlara yanlış/farklı anlamlar yüklemeden tanımlanması ve kullanılması terminoloji açısından çok önemlidir. Lakin kavramların manalarını bilmeden kullananlar terminolojiye en büyük zararı vermektedirler. İstihbarat ontolojisi ülkemizde halen var olmadığı için terminolojik çalışmaların kavramsal tanımlarında da karışıklıklar ve  çelişkiler olması gayet normaldir. 

Sonuç olarak, çok ilginçtir ki Türkiye’de akademik camiada, güvenlik bürokrasisinde veya  sivil alanda kamuoyuna açık herhangi bir istihbarat analiz, yöntem ve tekniklerine yönelik  kitap çalışması bulunmamaktadır. Bu tespitte şunu göstermektedir ki; Türkiye’de akademik istihbarat çalışmalarında mesafe kat edilebilmesi için daha çok araştırma, emek, zaman,  kurumsal teşvik ve kaynağa(insan, materyal, doküman vb.) ihtiyaç duyulmakta olduğudur.

 


İSTİHBARAT TERMİNOLOJİSİ BAĞLAMINDA ANALİZ VE DEĞERLENDİRME KAVRAMI