Kategoriler: Dergi,
Alt Kategoriler: Kasım,

2003 yılı Mart ayında "Irak’ı Özgürleştirme Operasyonu" harekatıyla başlayan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) öncülüğündeki koalisyon güçlerinin işgali ve sonrasındaki gelişmeler, Irak halkına güzel günler getirmek yerine, ülkeyi kaosa ve krize sürüklemiştir.

Saddam sonrası ABD tarafından yeniden yaptırılan Irak Anayasasına göre, başbakanlık (yani hükümeti kurma görevi) Şiilere, Cumhurbaşkanlığı Kürtlere, meclis başkanlığı da Sünnilere verilmiştir. Bu nedenle, Irak seçimleri daha çok Şii gruplar arasında bir çekişmeye dönüşmekte, Şiiler başat güç haline gelmektedir.

Saddam sonrası ilk seçim 30 Ocak 2005’te yapılmıştır. Sünni Araplar, seçimi boykot etmiştir. Ocak 2005’teki genel seçim Sünniler tarafından boykot edildikten sonra aynı yılın Aralık ayında yenilenmiştir. Seçimden sonra Şii İslamcı Dava Partisi’nin lideri, Nuri El Maliki başbakan olmuştur. 2009 yılında, Hukuk Devleti İttifakı adıyla seçime giren Maliki’nin Dava Partisi zafer kazanmış ve Maliki yeniden başbakan olmuştur. 7 Mart 2010 tarihinde yapılan genel seçimlerde, aylar süren sancılı bir süreçten sonra, Cumhurbaşkanı Celal Talabani, Maliki’yi yeniden hükümet kurmayla görevlendirmiştir. 

Irak’ta, 2003-2006 arasında yoğunluk kazanan ve 2007 yılında durulmaya başlayan mezhep çatışmaları, 2013 yılı ortalarında yeniden baş göstermiştir. Arap Baharı neticesinde Suriye’de başlayan iç savaşın uzaması, Irak’taki istikrarsızlık, Irak’ta Irak Şam İslam Devleti (IŞİD-DAEŞ) gibi terörist oluşumları ortaya çıkarmıştır. IŞİD’ın başta Musul olmak üzere Irak’ın birçok yerini ele geçirmesinden sonra Irak’ta var olan kaos ve kriz daha da derinleşmiş, 30 Nisan 2014 yılında seçim kararı alınmıştır. Seçimlerden sonra Cumhurbaşkanı Fuat Masum başbakanlık için Haydar El Abadi’yi görevlendirmiştir.

Haydar Abadî dönemi ağırlıklı olarak IŞİD’le mücadele şeklinde geçmiştir. IŞİD’in ülkede zayıflamasından sonra, Mayıs 2018’de yeniden seçime gidilmiş, seçimlerin ardından uzun süren hükümet kurma arayışlarından sonra Adil Abdulmehdi hükümeti kurmakla görevlendirilmiştir. Ancak Adil Abdulmehdi de ancak bir yıl görevde kalabilmiştir. Adil Abdülmehdi, Ekim 2019’da Irak’ta başlayan gösterilerden sonra istifa etmek zorunda kalmıştır. Abdulmehdi sonrası başbakanlığa, Mustafa Kazimi getirilmiştir. Kazimi, ülkeyi seçime götürme kararı almıştır. Irak’ta uzun süreli tartışmalar sonucunda, seçim tarihi 10 Ekim 2021 olarak belirlenmiştir.

Irak halkı, 10 Ekim 2021’de beşinci kez sandık başına gitmiştir. Irak’ta 2005 yılından itibaren yapılan tüm seçimlerde Irak’ın her vilayeti bir seçim bölgesi olarak hesaplanırken, 10 Ekim 2021 seçimlerinde, 2019 yılında kabul edilen yeni seçim yasası gereğince, vilayetler sahip oldukları kadın kotasına göre bölgelere ayrılmış ve önceki seçimlerden farklı olarak daraltılmış bölge seçim sistemi uygulanmıştır. Seçmenler, 83 seçim bölgesindeki 109 siyasi parti, 21 ittifakı ve bağımsız adayları temsilen, 3.249 adaya yönelik oylarını kullanmıştır.

Irak'ta yaklaşık 40 milyon insan ve 25 milyon seçmen bulunmakta iken, seçmenin yarısı bile sandık başına gitmemiştir. 2021 seçimlerine ülke genelindeki  katılım oranı yüzde 41’le 2005 yılından beri en düşük seviyeyi görmüştür. Özellikle genç nüfusun seçime katılımı çok düşük seviyede olmuştur.

İran ile arasında mesafe olan, ABD ile ilişkilerini devam ettirme taahhüdünde bulunan Sadr grubu, 73 milletvekili ile seçimlerden birinci parti olarak çıkmıştır. Irak Parlamentosu eski başkanı, Muhammed Halbusi liderliğindeki Sünni blok Takaddum, 38 milletvekili ile ikinci olmuştur. Irak’ın en köklü siyasi partilerinden biri olan, eski Başbakanlardan Nuri el-Maliki’nin başkanlığını yaptığı Şii Dava Partisi’nin liderliğindeki Kanun Devleti Koalisyonu 37 milletvekili ile üçüncü olmuştur. Bu koalisyon, Sadr’a rakip güçlü bir Şii blok oluşturmaktadır.

İran Şiileri ile siyasal ilişkilerini devam ettiren, IŞİD saldırıları sürecinde kurulan Halk Seferberlik Güçleri'nin de belirleyeni olan, Bedir Güçleri lideri Hadi el-Amiri önderliğindeki Fetih Hareketi (İttifakı), 14 milletvekili çıkarmıştır. 2018 seçimlerinde 54 milletvekili çıkaran grup, seçimde çok büyük kayba uğramıştır.

Kürt partileri toplamda meclise 61 vekil göndermiştir. Ana bölmesini Barzani'nin Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) 32 milletvekili, Talabani'ye ait Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) 15 milletvekili, Yeni Nesil Hareketi 9, Kürdistan İslami Partisi 4 ve Adalet Partisi 1 milletvekili çıkarmıştır.

Irak'ta Sünnilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde seçim yarışı Muhammed Halbusi'nin Takaddum (İlerleyiş) ve Hamis Hançer'in lideri olduğu Azim Koalisyonu arasında geçmiştir. Hamis Hançer’in lideri olduğu Azim Koalisyonu, 20 milletvekili çıkarmıştır.

2005 seçimleri sonrası ilk kez 2021 seçimlerinde, tüm Türkmen partileri tek listede seçime katılmıştır. Irak Türkmen Cephesi (ITC) lideri Hasan Turan'ın başkanlık ettiği Birleşik Irak Türkmenleri Cephesi Listesi'nden Kerkük'ten yedi, Musul'dan üç, Erbil'den iki, Salahaddin ve Kifri’den birer, Diyala'dan iki ve Bağdat'tan bir olmak üzere toplam 17 aday gösterilmiştir. Seçimlerde Türkmen Cephesi ve Birleşik Türkmen Cephesi listelerinden 3 milletvekili seçilmiştir. Irak Türkmen Cephesi, Mayıs 2018 seçimlerinde üç, Türkmen Bloku ise beş sandalye ile Irak Parlamentosunda yer almıştı.

Irak'ın yeni Meclisinde Ekim 2019 halk gösterilerinden doğan gruplar da yer almıştır. Seçimlerde İmtidad (Uzantı) Koalisyonu 9 sandalye kazanırken, Kerbela merkezli İşrakat Kanun ise Meclise 6 vekil göndermiştir. Bu noktada Irak siyasal sisteminde değişim isteyenler de parlamentoya girmiştir.

2021 seçimlerinde, İran'a yakın Şii gruplar seçimin kaybedeni olurken, 329 sandalyeli Meclise 60’a yakın vekil gönderen Sünni partilerin yıldızı parlamıştır. KDP’nin de parti olarak, seçimlerde elde ettiği sandalye sayısındaki yükselen grafik de dikkat çekicidir.

Şii lider Mukteda es Sadr, Maliki ve Haşdi Şabi siyasi gruplarının olmadığı bir hükümeti amaçlamaktadır. İran'ın desteklediği Maliki, yanına yenilgiye uğrayan Fetih Koalisyonu ile Ammar el-Hekim ve Haydar el-İbadi'yi de alarak hükümeti kurma çabasına girmiştir. Maliki, Sünni ve Kürtlerle ittifak modeli üzerinde çalışmaktadır. Bu durum, Şii partiler arasındaki siyasi kutuplaştırmayı daha da derinleştirmektedir.

Irak’taki en büyük Şii dini merci Ayetullah Sistani’nin seçimlerden bir hafta öncesinde seçimlere katılım çağrısı yapmasına rağmen katılımın bir önceki seçimlerden düşük kalması dikkat çekicidir. Ülkede 2003 yılından beri ülkede dikkate değer bir gelişme ve istikrar yoktur. Irak’ta, siyasi çekişmelerin getirdiği olumsuzlukların yanı sıra, ekonomik problemler, güvenlik problemleri, terör örgütlerinin varlığı, devlet düzenindeki belirsizlikler, siyasetin çözüm üretici olmak yerine sorunların kaynağı haline dönüşmesi, halk ile siyaseti birbirinden gittikçe uzaklaştırmaktadır.

Irak’ta neredeyse her seçimde farklı bir seçim sistemi uygulanmaktadır. Irak halkının, bir sonuç vermeyeceğini ve bir şey değiştirmeyeceğini düşündüğü seçimlere katılımı giderek azalmaktadır. Bu durum, güçlü teşkilat yapısına sahip, tabanını iyi birleştirebilen partiler için avantaj oluşturmaktadır.

İran destekli Fetih Koalisyonu’ndaki düşüşte, hem 2018’den sonraki süreçte milis grupların siyasi organlarının siyaset ve devlet yönetiminde gösterdikleri eksiklik ve yaptıkları hatalar, hem de 2019’da başlayan protesto gösterilerinde protestoculara karşı tutundukları sert tavır etkili olmuştur.  2019 protesto hareketlerinin destek verdiği siyasi oluşum olan İmtidad hareketinin başta Nasıriye olmak üzere Şiilerin çoğunluk olduğu bölgelerden 9 sandalye çıkarmış olması, halkın mezhepler üstü bir siyaset istediğinin göstergesidir. Hatta Takaddum, Azim gibi Sünnilerin ağırlıkta olduğu, ancak Sünni radikalizminden uzak daha uzlaşmacı siyasi hareketlerin, Sünni bölgelerde aldıkları oy dikkate alındığında, Sünni halkın da siyasi değişim istediğini göstermektedir. Sünni bölgelerdeki sandığa giden seçmen sayısının Şii bölgelere göre daha yüksek olması, siyaset ve ülke yönetim sürecine olan katılım isteğinin de bir göstergesidir.

Seçimlerin ardından halen resmî sonuçlar açıklanmamıştır. İki binden fazla sandığa yapılan itirazın ardından söz konusu sandıklardaki oylar yeniden elle sayılmaktadır. Bununla birlikte söz konusu seçimlere ilişkin ilk çıkan sonuçları kabul etmeyen özellikle Fetih Koalisyonu’nun taraftarları, başta Irak’ın başkenti Bağdat olmak üzere sokaklara dökülmüştür. İran’a yakın Fetih Koalisyonu ve onun bünyesinde yer alan Asayib Ehlilhak Hareketi ile Irak Hizbullahı’nın siyasi ayağı olan Hukuk Hareketi, seçim sonuçlarına hile karıştırıldığını iddia etmektedir.

Protestoların devam etmesi nedeniyle Nuri el-Maliki’nin başını çektiği bazı siyasi gruplar, Cumhurbaşkanı Berham Salih'ten, şaibeli olduğu iddia edilen seçim sonuçlarına yönelik protestolar daha tehlikeli hale gelmeden duruma müdahale etme çağrısında bulunmuştur.

Ekim ayının son günlerinde Diyala’nın Mukdadiye (Şehreban) ilçesine bağlı Reşad köyüne yapılan ve IŞİD’in üstlendiği saldırıda çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesi ve yaralanmasının ardından Irak’taki siyasi çekişmelerin ortaya çıkardığı ortamın terör örgütlerine zemin hazırlayacağına, çatışmaların artacağına dair şüpheler artmış durumdadır.

Sonuç olarak; Irak’ta 2021 genel seçimleri, Irak halkının siyasetten gittikçe uzaklaştığını, ülkenin geleceğine dair umutsuzluklarını ve mevcut durumdan duydukları rahatsızlıkları yansıtmaktadır. Adil bir yönetim oluşturulamazsa, siyasi çekişmeler neticesinde, yeniden şiddetli iç çatışmaların yaşanabileceği değerlendirilmektedir.

           

 


IRAK\'TA 2021 SEÇIM SONUÇLARININ ANALIZI