Kategoriler:
Alt Kategoriler:

Saygıdeğer okurlarımız,

Global Savunma’nın yeni bir sayısı ile tekrar karşınızdayız.

Hepinizi muhabbetle selamlıyorum…

 

Mart sayımızda kapak konusu olarak işlediğimiz Rusya – Ukrayna savaşı ve gelinen son noktayı makale ve analizlerimizle dolu dolu bir dergi yaparak, Yeni Dünya Düzeninde: İSTENMEYEN SAVAŞ manşetimizle yine dikkatleri çekmeyi başardık.

Savaş, çok sayıda sivilin ölümü ve yaralanmasına yol açtı. Bombalar, patlamalar ve enkaz görüntüleri günlük hayatın bir parçası haline geldi. Savaş ve işgal girişimi devam ettikçe insani faturanın daha da ağırlaşması kaçınılmaz. Rusya’nın işgal ısrarı ve NATO’nun Ukrayna politikası sürdükçe, savaşın Ukrayna dışına yayılması ve bir bölgesel savaşa dönüşmesi riski de göz ardı edilemez.

Özellikle Rusya lideri Putin’in söylemleri arasında olan Nükleer silah kullanımı ise savaşın seyrini bir anda değiştirebilir. Global Savunma olarak ülkelerin nükleer silahlarının ve sonuçlarının gündemde olduğu ve biyolojik tehditlerin de göz ardı edilemeyecek boyutlara ulaştığından hareketle, İNSAN NESLİNİN SONU: KBRN VE YÖNLENDİRİLMİŞ ENERJİ SİLAHLARI kapak dosyamızı bu ayki dergimizin ana konusu olarak belirledik.

Yazarımız TSK KBRN Okulu Öğretim Eski Başkanı Albay (E), AHMET ARIK’ın uzmanlık alanı olan Kimyasal silahlar ile ilgili kaleme aldığı KBRN; Kimyasal Biyolojik Radyolojik ve Nükleer kelimelerinin kısaltmasıdır. KBRN Silahları ise; kimyasal, biyolojik ve radyolojik harp maddelerinin ortama yayılması maksadıyla tasarlanan ve üretilen silahlar ile nükleer bir patlama meydana getiren silah/silah sistemleridir. Kitle İmha Silahları (KİS) kategorisinde değerlendirilir.

“TSK envanterinde, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi ile TSK KBRN Okulunun ortak çalışması sonucu yerli ve milli bir ürün olarak geliştirilen ‘Birleştirilmiş Radyakmetre ve Dozimetre’ vardır. Bu cihaz hem personelin aldığı toplam radyasyon doz miktarını hem de ortamdaki anlık radyasyonu tespit etmek ve kaydetmek yeteneğine sahiptir.”

 

“Gen haritalarımıza yönelik basın yayın organları da kullanılarak, masumane kisvesi altında yapılan saldırılarla kanlarımızın toplandığını unutmamak gerekli. Günümüzde daha profesyonel saldırılar olacağını da aklımızdan çıkarmamalıyız. Bu yaklaşımlara karşı tarihsel olarak temsil ettiğimiz misyon gereği insanlığı, özellikle de milletimizi ve devletimizi koruyabilmemiz çok önemli ve önceliklidir. Tam da bu sebeple MİLLİ GEN HARİTAMIZ çok değerlidir ve milletimizin gen haritasını hassasiyetle korumalıyız.” diyen MEF Üniversitesi Uluslararası Güvenlik ve Strateji Çalışmaları Öğretim Görevlisi Levent Özmen DİSTOPYA ROMANLARININ BAŞAKTÖRÜ: SENTETİK BİYOLOJİ makalesi ile Global Savunma’da.

 

Günümüz çatışmalarının karakterindeki en önemli değişiklik akıllı, küçük ve ucuz silahların yaygınlaşmasıdır. Bu sayede, küçük devletlerin ve devlet dışı aktörlerin daha önceden sadece süper güçlerin sahip olduğu uzay sistemleri, güdümlü mühimmatlar ve otonom sistemlere sahip olmaları imkanı doğmuştur. Küçük devletler ve devlet dışı aktörler lehine gelişen bu durum son dönemde çatışmalara adı verilen ‘hibrit savaş’ kavramını ortaya çıkarmıştır. BİLİM-KURGUDAN MUHAREBE SAHASINA: YÖNLENDİRİLMİŞ ENERJİ SİLAHLARI kaleme alan Yazarımız RECEP TOKUR bundan sonra yazıları ile Global Savunma’da.

Rusya ve Ukrayna arasında devam eden savaşın bir sonraki versiyonu olan Nükleer Silah kullanımını kaleme alan Yazarımız Umut Berhan Şen, Rus Askeri Doktrinine göre, konvansiyonel silahlarla Rusya’ya karşı yapılan saldırılarda veya Rusya Federasyonu açık tehdit altındaysa nükleer silahlar kuvvetli bir seçenek olarak belirdiğini dile getiriyor. Yazarımız RUS ASKERİ DOKTRİNİNDE NÜKLEER GÜCÜN YERİ, Nükleer Silahlara Ontolojik Bir Bakış makalesi ile kapak dosyamızı teşkil etmektedir.

 

20. yy. başındaki savaşların en önemli güç unsurlarından biri ordulardaki hayvanların varlığı ve miktarıydı. 1915'ten 1918'e kadar İngiltere ve müttefiklerinin diğer ülkelerden satın aldığı hayvanlara yönelik biyolojik sabotaj programını uygulamak için ajanlar; en az beş ülkeden müttefiklere gönderilen at, katır, sığır, koyun ve geyiklerin bakterilerle enfekte edilmesiyle görevlendirilmiştir. Laboratuvarda üretilen bu bakteriler, şarbon ve ruam etkenleriydi. I. DÜNYA SAVAŞI’NDA SİLAH OLARAK KULLANILAN HASTALIK; RUAM başlıklı makalesi ile Global Savunma ailesine katılan Erol Kabil ilk makalesi ile karşınızda.

 

Yazarımız Barış Adıbelli, Pakistan’ın Afganistan, Bangladeş ve Hindistan üçgeninde çok geniş bir coğrafyada etkin bir siyasi gücünün bulunduğunu ve jeopolitik konumunun önemli bir şekilde avantajlı hale geldiğine dikkat çekti. Son dönemde Pakistan’ın ait olduğu ana jeopolitik eksen, Çin-Rusya ekseninin merkezini oluşturduğunu Şanghay İşbirliği Örgütü merkezli eksendir; ancak ABD öncülüğündeki Hint-Pasifik ekseninin de Pakistan’ın peşinde olduğunu kaleme alan yazarımız YÜKSELEN ASYA ve PAKİSTAN başlıklı makalesi ile Global Savunma’da.

 

İsrail ve Kıbrıs, Türk basınında ayrı ayrı fazlasıyla ele alınan bu iki ülkenin beraberce düşünüldüğüne pek rastlanmamıştır. Doğu Akdeniz'de bir uçak gemisi konumunda olan Kıbrıs’ı acil çıkış kapısı olarak gören İsrail’in Adaya’ya Yahudi göçünü gündeme getiren sürekli yazarımız Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN, İSRAİL VE KIBRIS makalesi ile sayfalarımızda.

 

Günümüzün her yönüyle birbirine bağlı ve birbiri ile iç içe dünyasında, düzenli veya düzensiz göçmenler, kendileri ve aileleri için daha iyi yaşam, sosyal ve ekonomik statülerini iyileştirme, çatışmadan kaçma, siyasi baskı veya zulüm korkusundan uzaklaşma ve bunun gibi birçok nedenden dolayı sığınma arayışına giriyor. Yazarımız Tolga Başkan yine önemli bir konuyu kaleme aldı ve GÖÇÜN SİLAHLAŞTIRILMASI:  KLASİK JEOPOLİTİK HAKİMİYET TEORİLERİ VE KARA HAKİMİYET TEORİSİNİN GÖÇ SİLAHI İLE AÇIKLANMASI ile Global Savunma’

da.

 

 

Bir sonraki sayımızda görüşmek dileğiyle.

 

 


İnsan Neslinin Sonu: KRN ve Yönlendirilmiş Enerji Silahları