*“Hibrit savaş” kavramının ortaya çıkmasına yol açan ana neden, yeni güvenlik ortamında düzenli ve düzensiz savaşın çok fazla iç içe geçmişliğine ilişkindir.

*Vekalet savaşları günümüzde “hibrit savaşın” önemli bir aracı olarak kullanılmaktadır. Vekalet savaşları düşük maliyetli olmanın yanında, uluslararası hukukun getirdiği sınırlamaları devletlerin aşmasında maalesef bir yöntem olarak da görülmektedir.

*Hibrit savaş özelikle zayıf ve iyi yönetilmeyen devletler için büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Zayıf devletlerin karşı koyma güçleri sınırlıdır.

*Barış dönemindeki hibrit savaş uygulamalarının önemli bir yöntemi Arap Baharı veya daha önceki renkli devrimlerdekine benzer şekilde dışarıdan yönlendirilen protesto gösterileridir.

 

HİBRİT SAVAŞ NEDİR?

 

EYLEM OKUMUŞ

Hibrit savaş,düzenli ve düzensiz savaşın bir arada yürütülmesine vurgu yapan bir kavramdır.Genel bir tanımlama ile siyasi istekleri karşı tarafa kabul ettirmek amacıyla,muğlaklık yaratarak barış, kriz, çatışma ve savaş ortamındaki koşullara özgü şekilde askeri ve askeri olmayan vasıtaların en uygun karışımının bütünleşik olarak kullanılmasını öngören bir savaş konsepti ifadesiyle tanımlanabilir.Ancak, “hibrit savaş” kavramının ortaya çıkmasına yol açan ana neden, yeni güvenlik ortamında düzenli ve düzensiz savaşın çok fazla iç içe geçmişliğine ilişkindir. 

Eski yıllarda nispeten farklı alanlarda ve farklı kuvvetlerle yürütülen düzenli ve düzensiz savaş, günümüzde aynı harekat ortamında düzenli ve düzensiz güçlerce bir arada yürütülür hale gelmiştir. Çatışmaların tarafı olan ve etkilenen yerel ve uluslararası aktörler artmıştır. Devlet güçleri, düzensiz silahlı gruplar, teröristler, suç örgütleri, uluslararası örgütler, istihbarat örgütleri ve siviller iç içedir. Olaylar ve çatışmalar daha çok sivil yerleşim alanlarında gerçekleşmektedir. Çünkü kaynakların ve tesislerin çoğunun bulunduğu şehirlerin ve burada yaşayan sivillerin kontrolü konvansiyonel muharebelerdeki kritik coğrafi arazilerin kontrolünden çok daha önemli hale gelmiştir. Hibrit savaş kavramını gündeme taşıyan diğer önemli bir husus ise düzenli ve düzensiz savaşa yönelik vasıtaların değişimine ilişkindir. Siyasi, sosyal, ekonomik ve teknolojik değişimler yeni araçlar ortaya çıkarmıştır.

 Özelikle yeni teknolojik ve bilimsel gelişmeler savaşma biçimi üzerinde radikal etkiler yaratmakta ve mevcut askeri konseptlerin sürekli değişimine neden olmaktadır. Mevcut teknolojik yenilikler sonucu insansız sistemler, siber yöntemler ve sosyal-medya etkisi gibi pek çok askeri ve askeri olmayan yeni araçlar etkileri artan bir tempoda kullanılır hale gelmiştir. Kullanılmaya başlanan otonom sistemler mevcut askeri konseptler üzerinde radikal değişimlere yol açmaktadır.

 

-“Hibrit savaşın en belirgin özelliklerinden biri muğlaklık yaratmaktır”

Günümüzde barış ve savaş arasındaki fark belirsizleşmiştir ve devletler rakiplerine isteklerini kabul ettirmek için doğrudan savaşmak yerine birbirlerine karşı barış döneminden itibaren çeşitlendirilmiş vasıtalarla ilan edilmemiş örtülü savaşlar yürütmektedirler. Bu bakımdan hibrit savaş yalnızca çatışma dönemi ile sınırlı bir kavram değildir ve barış, kriz ve çatışma dönemlerinin tümüne yayılan bir konsepttir. Hibrit savaşın en belirgin özelliklerinden birisi muğlaklık yaratmaktır. Muğlaklık üç şekilde düşünülebilir. Birincisi yürütülen faaliyetlerin arkasında kim olduğunun bilinmemesi, ikincisi bu faaliyetlerin arkasındakiler bilinse dahi asıl amacın ve niyetin anlaşılamaması ve üçüncüsü de askeri güç kullanımı olup olmayacağıdır.  Muğlaklık yalnızca karar vericileri hedef almaz. Aynı zamanda kamuoyunu, etkili grupları, şahısları ve doğrudan halkı hedef alır. Ayrıca uluslararası aktörler ve taraflar üzerinde de muğlaklık yaratılması amaçlanır. Propaganda, psikolojik harekat, medya ve sosyal-medya manipülasyonları, stratejik iletişim gibi araçlar yanında etkili diplomatik, ekonomik, askeri, sosyal-kültürel eylemler de yer alabilir.  Barış döneminde hibrit savaş ağırlıklı olarak askeri olmayan vasıtalarla yürütülmektedir. Diplomasi, siyasi ve ekonomik zorlamalar, enerji v.b. diğer bağımlılıkların istismarı, yıkıcı faaliyetler, suç ve terör örgütlerinin kullanılması, sivil toplum kuruluşlarının kullanılması, medya ve sosyal-medya manipülasyonları, stratejik iletişim, psikolojik harekat, memnuniyetsiz grupların provokasyonu, sivil itaatsizlik, istihbarat operasyonları ve siber saldırılar bu dönemde yaygın olarak kullanılan yöntemler ve araçlardır.

Savaşmadan kazanmayı öngören bu yöntemlerle hedef ülkenin istikrarsızlaştırılması ve direncinin kırılması amaçlanmaktadır. Koşullara bağlı olarak gerginliklerin veya çatışmaların şiddeti ve temposu yükseltilmekte veya azaltılmakta, gerektiğinde hedef ülkeye siyasi veya askeri müdahalede bulunulması hedeflenmektedir. Eğer silahlı bir müdahale yapılacaksa, bu sürpriz yaratacak tarzda ve karşı tarafın etkili reaksiyon geliştirebilmesini önleyecek ve aynı zamanda uluslararası hukukun getirdiği sınırlamaları aşacak şekilde çok farklı askeri ve askeri olmayan seçenekler karışımı ile yapılabilmektedir. Vekalet savaşları günümüzde “hibrit savaşın” önemli bir aracı olarak kullanılmaktadır. Vekalet savaşları düşük maliyetli olmanın yanında, uluslararası hukukun getirdiği sınırlamaları devletlerin aşmasında maalesef bir yöntem olarak da görülmektedir. Hibrit savaşın her aşamasındaki gerekli askeri ve sivil uygulamalar; koşullara bağlı olarak simetrik - asimetrik, doğrudan-dolaylı, açık-örtülü, düşük- yüksek şiddet formatlarında kullanılmaktadır.  Hibrit savaş özelikle zayıf ve iyi yönetilmeyen devletler için büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Zayıf devletlerin karşı koyma güçleri sınırlıdır. İyi yönetilmeyen devletlerin ise istismara açık çok fazla hassasiyeti vardır. 

Savaşın hibritleşmesi askeri sistemlerin de hibritleşmesine yol açmıştır. Kuvvet yapıları, karargahların ve birliklerin teşkilat yapıları, komuta-kontrol yöntemleri, harekat planlama sistemleri, konsept ve doktrinler, eğitim sistemleri ve silahların özellikleri düzenli ve düzensiz savaş yelpazesindeki görevleri yürütecek şekle dönüşmektedir. Son yirmi yılda piyadenin kullandığı hafif zırhlı araçlardaki değişim ise silahların hibritleşmesine açık bir örnektir.Yeni zırhlı araçlar savunma, taarruz, keşif, emniyet gibi en temel görevleri arazide, ormanlık alanlarda, yollarda ve meskûn mahallerde yerine getirebilen, zırh koruması güçlendirilmiş, süratli, üzerine hafif top, bombaatar, havan, güdümlü uçaksavar/tanksavar gibi silahlar monte edilebilen kısmen amfibi özeliklere sahip, nakliye uçakları ile taşınabilen, EYP’lere karşı dayanıklı, gece görüş sistemleri ve etkili atış kontrol sistemleri ile teçhiz edilmiş araçlardır. Bu araçlar piyade birliklerine temel konvansiyonel görevlerinin yanında terörle mücadele, sınır ve mültecilerin kontrolü, yerleşim yerlerinin, kritik bölgelerin ve tesislerin güvenliği, insani yardım gibi görevlerde önemli yetenekler kazandırmıştır.

 Barış, kriz ve çatışma yelpazesindeki askeri ihtiyaçlar ile düzenli ve düzensiz savaşın tüm görevlerine cevap veren İHA/SİHA’lar bugün hibrit savaşın en önemli askeri araçlarından biri haline gelmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) sınır içinde ve son olarak Suriye’de yürüttüğü operasyonlarda yerli üretim İHA/SİHA sistemlerini diğer sistemlerle entegre bir şekilde başarıyla kullanmış ve bu alanda dünyanın önde gelen silahlı kuvvetlerinden biri olduğunu ispatlamıştır. Karmaşık harekat ortamlarında İHA/SİHA/Drone’lar teröristler dahil tüm aktörlerce her geçen gün daha yoğun olarak kullanılmaktadır. 

    Son dönemde çok sayıda ülke tarafından yürütülen insansız kara araçları projelerinde de bir ivme görülmektedir. İnsansız kara araçları mevcut durumda patlayıcı maddelerin tespiti ve imhası, keşif, istihbarat ve lojistik amaçlarla kullanılmaktadırlar. Çok farklı tip, boyut ve özelliklerde geliştirilen bu araçların sayısı her geçen gün artmaktadır. İnsansız keşif ve gözetleme araçlarının birliklerin icra edeceği terörle mücadele, sınır güvenliği, kritik tesislerin ve bölgelerin korunması görevlerinde önemli katkılar sağlanması hedeflenmektedir. Lojistik amaçlı olarak geliştirilen bazı araçların piyade ile birlikte hareket ederek yiyecek, su ve mühimmat gibi ihtiyaçlarını taşıması planlanmaktadır. Bu araçlar üzerinde çalışmalar devam ederken diğer yandan son yıllarda silahlı insansız kara araçları projeleri de yükselen bir tempoda devam ettirilmektedir.

 

-“Piyadenin zayiatını azaltacak, hedef tespit ve ateş gücünü artıracak”       

Silahlı insansız kara araçlarının gelecekteki askeri konsept, taktik ve teknikleri önemli derecede etkileyeceği kesindir. Silahlı insansız kara araçlarının temel olarak muharebe sahasında iki önemli avantaj sağlayacağı görülebilir. Birincisi, bunları kullanan kuvvetlerin zayiatını azaltmak, ikincisi de mevcut araçların zorlu arazilerde hareket kabiliyeti, manevra ve yakın hedefleri etkili olarak ateş altına alma yetersizliklerini ortadan kaldırmaktır. Silahlı insansız kara araçları düzenli ve düzensiz savaşın, yani hibrit savaşın, her ikisinde de geniş yelpazede görevler icra edebilecek özelliklerde tasarlanmaya çalışılmaktadır. Ancak şu anda yürütülen çalışmalar öncelikle piyade birlikleri ile her türlü arazi ve harekat ortamında birlikte hareket edecek, piyadenin zayiatını azaltacak, hedef tespit ve ateş gücünü artıracak uzaktan komuta edilen araçlara odaklıdır. Mevcut aşamada elde edilen yetenekler daha ziyade düzensiz savaş ihtiyaçlarına hitap etmektedir. Mevcut zırhlı araçlara göre daha küçük boyutlardaki bu araçlar kısa bir süre sonra bir üs bölgesinden dışarıya gönderilecek münferit bir manevra elemanı olarak, ya da meskûn mahal çatışmalarında korunaklı yerlerden ateş eden teröristlere ya da düşman kuvvetlerine karşı münferit bir manevra elemanı olarak etkili şekilde kullanılabileceklerdir. Ancak ilerleyen dönemde kazandırılacak daha yüksek otonomi düzeyi ile bu araçlar bir grup şeklinde manevra kuvveti olarak ve belki de tank muharebelerindekine benzer şekilde kütle halinde kullanılabilecekler, dolayısıyla konvansiyonel harekat görevlerinde de etkin olarak görev yapacaklardır. İnsansız sistemlerin kriz yönetiminde kullanımı konusunda da önemli etkiler beklenmelidir. 

-“Uluslararası barış ve güvenliğe tehdit yaratan durumlar”

Uluslararası güvenlik bağlamında krizler birisi dış politika krizleri, diğeri de uluslararası krizler olmak üzere iki genel kategoride tasnif edilmektedir. Çok özet bir tanımlama ile dış politika krizleri iki veya daha fazla devlet arasında askeri düşmanlık olasılığının yükseldiği durumlar, uluslararası krizler ise uluslararası barış ve güvenliğe tehdit yaratan durumlar olarak tanımlanabilir.  Dış politika krizlerinde devletler hibrit savaş açıklamalarında da belirttiğimiz üzere öncelikle askeri olmayan vasıtalarla rakibine isteklerini kabul ettirme arayışındadırlar. Aynı zamanda bu yöntemleri askeri araçlarla da desteklemektedirler ve gerekli gördüklerinde askeri vasıtaları öne sürerek caydırıcılık sağlamayı ve bu şekilde isteklerini karşı tarafa kabul ettirmeyi hedeflemektedirler. Kriz yönetiminde askeri vasıtaların öne sürülmesi çok önemli bir aşamadır. İşte bu aşamada insansız sistemler insanlı sistemlere göre daha az tehditkâr özellikleriyle krizin tırmandırılmasında daha düşük düzeyli yeni bir kademe yaratma olanağı sunmaktadır. Örneğin, bir savaş uçağına göre bir İHA’nın rakibin hava sahasını ihlal etmesi ya da bir tank yerine insansız bir kara aracının kara sınırından düşman sahasına girmesi gibi. İnsansız sistemlerin krizin tırmandırılmasındaki kullanımında, karşı tarafın olası müdahalesi halinde can kaybı olasılığı bulunmadığından iç ve dış kamuoyunda bu durumun kabul edilebilirliği daha kolaydır. Ayrıca insansız sistemler kriz dönemlerinde muğlaklık yaratmada, örtülü veya açık mesaj vermede ve gerektiğinde inkar edilebilirlik sağlamada son derece etkilidirler.    Hibrit savaşın barış dönemindeki uygulamalarında da insansız sistemler gündemde olacaktır. Barış dönemindeki hibrit savaş uygulamalarının önemli bir yöntemi Arap Baharı veya daha önceki renkli devrimlerdekine benzer şekilde dışarıdan yönlendirilen protesto gösterileridir. Bu gösterilerde protestocular şiddet içermeyen yöntemlerle birlikte şiddet içeren yöntemlere de başvurabilmektedirler. Bugün dronelarla yapılabilecek provokatif saldırılar çok önemli bir tehdit haline gelmiştir ve güvenlik güçlerince artık anti-dronelar kullanılmaya başlanmıştır. Benzer şekilde karşı tedbir alınması belki daha güç olacak küçük boyutlardaki insansız kara araçlarının da benzer gösterilerde terörist gruplarca veya dış destekli provokotörlerce kullanılması söz konusu olabilecektir. Bu nedenle güvenlik güçlerinin anti-drone sistemlerine benzer sistemlere ihtiyaç duyacakları tahmin edilebilir.İnsansız sistemlerin üreticisi ülkeler ve silahlı kuvvetleri önümüzdeki 10-15 yıllık dönemde rakiplerine karşı teknolojik üstünlük elde etme avantajına sahip olacaklardır. Askeri konseptlerin iyi anlaşılması savunma sanayi sektörü için son derece önemlidir. Savunma sanayi, askeri konseptler ve bu konseptlere göre tanımlanabilen askeri yetenekler hakkında sahip olduğu bilgiler ölçüsünde doğru alanlara kanalize olabilecek, yeni teknolojiler, yenilikçi ve özgün ürünler geliştirebilecektir.  

 

 

HİBRİT SAVAŞ NEDİR?