Kategoriler: Dergi,
Alt Kategoriler: Aralık,

Arktik Bölgesi, insan kökenli iklim değişikliğinin olumsuz sonuçları nedeniyle son yıllarda sıklıkla gündeme gelmektedir. Halihazırda bölgede bulunan hidrokarbon kaynakları ve nadir madenlerin yanı sıra dünyanın diğer bölgelerine kıyasla 3 kat daha hızlı ısınan bölgede, deniz buzunun nispeten uzun süreli olarak küçülerek çekilmesi nedeniyle deniz ticaret yollarına ilişkin jeoekonomik fırsatlara dayalı bir rekabet gündeme gelmiştir. Söz konusu değişimler hem bölge devletleri hem de bölgede yer almayan devletlerin Arktik politikalarına yön vermektedir. Çin’in Kutup İpek Yolu Stratejisi ve nükleer buzkıran projeleri başta ABD olmak üzere Arktik bölge devletleri tarafından ciddi olarak eleştirilirken, Grönland ve Finlandiya’da ihalelere katılımı da engellenmiştir. Güncel süreçte ABD’nin de kendi resmi dokümanlarında ifade değişikliğine gittiği görülmektedir. Nitekim önceki dokümanlarda “frontier” (hudut/sınır) olarak bahsedilen Arktik Bölgesi, ABD Donanması’nın 5 Ocak 2021’de yayımladığı “A Blue Arctic: Strategic Blueprint in the Arctic” başlıklı resmi dokümanda ilk defa “homeland” (anayurt) olarak kullanılmıştır.  Bu noktada dokümanın başlığı da bilhassa dikkat çekmektedir. Arktik Okyanusu’nda yer alan deniz ticaret yollarında deniz buzunun olmadığı dönemlerin uzaması; dolayısıyla geçmişte buzkıran kılavuzluğu gerektiren ve seyrin zor olduğu Arktik Okyanusu’nun, “mavi” bir okyanusa dönüştüğü gerçeğine atıf yapılmaktadır. 

Diğer yandan bölgede yer almayan devletlerin Arktik stratejilerinde bölgede var olma gerekçelerini bölgeye yakın olma argümana dayandırmaya çalıştıkları görülmektedir. Bu argümanı “nearest neighbour to the Arctic” ifadesiyle 2015 yılında ilk savunan devlet İngiltere’dir (Secretary of State for Foreign and Commonwealth Affairs, 2015). Benzer bir yaklaşımla 2018 yılında Çin de “near-Arctic state” (Arktik’e yakın ülke) olduğu iddiasında bulunmuştur (The State Council Information Office of the People’s Republic of China, 2018). Arktik Konseyi’ne üyelik başvurusunda bulunan Estonya’nın da benzer söylemlerle başvurusunu desteklemeye çalışması dikkat çekicidir.  

Bölgede yer alan doğal kaynaklara yönelik halihazırda pek çok çalışma yapıldığı ve bilhassa güncel çalışmalarda bu kaynakların çıkarılmasının kârlı olmayacağına yönelik değerlendirmeler bulunduğu için bu çalışmada doğal kaynaklara yönelik argümanlara daha fazla değinilmeyecektir. 

Arktik Bölgesi’ndeki Deniz Ticaret Yollarının Artan Önemi

Arktik Bölgesi'ndeki denizcilik faaliyetleri temel olarak dört kategori altında incelenir: 1) transit, 2) destinasyon trafiği, 3) ithalat/ihracat taşımacılığı, 4) Arktik içi kabotaj. Arktik Okyanusu’nda Kuzeybatı Geçidi (NWP), Kuzeydoğu Geçidi (NEP) ve Trans Polar Geçidi (TPP) olmak üzere temelde üç deniz yolu ve bağlantıları olmasına rağmen, NWP ve TPP'nin zorlu koşulları ve erişilebilirliğinin düşük olması nedeniyle bahsi geçen deniz ticaret yollarının ticari kullanımları açısından önemli bir fark bulunmaktadır. NEP, seyir koşulları açısından erişilebilirliğin en fazla olduğu Arktik denizcilik yolu olarak kabul edilmektedir. NEP ayrıca, ticari taşımacılık trafiğinin yoğun olması nedeniyle bazen NEP ile birbirinin yerine kullanılan Kuzey Deniz Yolu (NSR)’nu da içerir (Gritsenko ve Kiiski, 2015).

1991 yılında uluslararası deniz ticareti trafiğine açılan NSR’de, 2007 yılına kadar olan süreçte deniz buzu örtüsünde meydana gelen öngörülemeyen değişimler nedeniyle her ne kadar uluslararası transit seferler aksamış olsa da 2007 yılında deniz buzunda meydana gelen büyük ölçekli çekilme ve incelme, uluslararası ilgiyi yine bölgeye kaydırmıştır (Ragner, 2010). Bununla birlikte, NSR'de hidrokarbon taşımacılığı hâkim taşımacılık türü olduğundan, uluslararası transitler Rusya'nın beklentilerinin çok altında kalmaktadır. 

Bu minvalde Rusya, hinterlandı geliştirmek ve erişilebilirliği artırmak için altyapıyı geliştirme projelerine öncelik vermekte; bölgedeki sanayi yerleşimlerini Kara Denizi'ne bağlayan bir demiryolu da dahil olmak üzere Kuzey Enlemi Geçidi (Northern Latitudinal Passage) Projesi’ni hayata geçirmeyi planlamaktadır. Daha önce kaynak yetersizliği nedeniyle ertelenen proje, Putin’in son yıllarda katıldığı resmi toplantılarda sıklıkla dile getirilmektedir. Bizzat Putin’in (2015) kendi ifadesi ile Sabetta Limanı, Kuzey Enlemi Projesi ile “her türlü mal için evrensel bir liman” haline getirilmek istenmektedir. Bahsi geçen demiryollarının en az 9 milyon ton mal taşıyacağı öngörülmekte ve Yamal’daki doğal kaynakları NSR üzerinden taşımak için yeni bir ihracat rotası oluşturması beklenmektedir. 

    

Kuzey Enlemi Projesi ve Yamal Altyapısı (24Rosinfo, 2017)

Diğer yandan son yıllarda ilgi çekici bir diğer gelişme ise Türk tersanelerinin Arktik Bölgesi’ne yönelik artan ilgisidir. 2014 yılında satılan Çelik Tekne Tersanesi kutup koşullarına uygun gemi inşa ihalesini kazanan ilk Türk tersanesi olarak öne çıkarken, 2018 yılı itibarıyla Arktik Bölgesi’ndeki ihalelere giren tersane sayısında da önemli bir artış göze çarpmaktadır. Kutup Kodu gereksinimlerine uygun buz sınıfı araç üreten Atlas ve Akdeniz Tersanelerine ek olarak, buz sınıfı akaryakıt gemisi inşa eden Beşiktaş Tersanesi, buzkıran römorkör ihalesini kazanan Sanmar Tersanesi ile buzkıran ihalelerinde yer alan Sefine ve Kuzey Star Tersaneleri üzerinden örnekleri çoğaltmak mümkündür. Bahsi geçen örneklere ek olarak, Danimarka’ya buz sınıfı bir araç inşa eden Uzmar Tersanesi, 2020 yılında Grönland’de gerçekleştirdiği UzmarACT (Action Climate Team- Uzmar İklim Aksiyon Takımı) isimli bir sosyal sorumluluk projesi ile küresel ısınma ve iklim değişikliğine dikkat çekmiştir. 

Rusya’nın Arktik Konseyi Başkanlığı ve Gelecek Öngörüleri

2021 yılında Arktik Konseyi Başkanlığı’nı devralan Rusya, başkanlığı sırasında 11 bölgede üç büyük şirket ve 17 federal departman tarafından düzenlenmesi planlanan büyük çaplı 90 uluslararası etkinliğe yaklaşık 12.500 kişinin katılımını beklediklerini açıklamıştır (The Arctic, 2021). Ruslara ait Kola Bilim Merkezi, 20'den fazla ülke ve 100'den fazla kurumla (hükümet, bilimsel kuruluşlar ve STK'lar dahil) ortaklıklara sahiptir. Uluslararası ortaklarla 42 resmi anlaşmada aktif rol almanın yanı sıra IASC ve UArctic gibi 19 uluslararası kurumda temsil edilmektedir. Bu kapsamda, başta “Nature Phenomena” ve “Arktik Bölgesi’nde Coğrafi-Biyolojik Tehlikeler” olmak üzere 23 büyük ölçekli uluslararası projeyi hayata geçirmiştir. Ayrıca uzun vadeli çevresel değişim konusunda önde gelen bir iş birliği grubu olarak, Sibirya ve Rusya Uzak Doğu (DIMA) Yenilikçi Çoklu Proxy Analizleri Ağı geliştirilmiştir (Kola Science Center, 2021). 

1 Aralık 2021’de Salekhard’da gerçekleştirilen Arktik Konseyi resmi toplantısında uluslararası iş birliğinin altı çizilirken, Rusya’nın kendi Arktik Bölgesi’ni eşzamanlı olarak hem kalkındırma hem de sürdürülebilirliğini sağlamaya yönelik projeler gerçekleştirdiği görülmektedir. Örneğin, Arktik Kalkınma Proje Ofisi (PORA) kurularak; sosyo-ekolojikten sosyo-ekonomiğe kadar değişen performans göstergelerinin yer aldığı kapsamlı bir Kutup Endeksi (Polar Index) geliştirilmiştir (Weigell vd., 2020). Dolayısıyla Rusya’nın dönem başkanlığında Arktik bilim diplomasisi uygulamalarının iklim değişikliği ve çevre koruma ekseninde çok uluslu projelerle artacağı öngörülmektedir.  

Türkiye’nin Kutuplara Yönelik İlgisi

Son yıllarda kutup araştırmalarına ivme kazandıran Türkiye’nin kutuplara yönelik ilgisi, genel kanının aksine oldukça eskiye, Osmanlı Devleti’ne kadar dayanmaktadır. Hem son Osmanlı Mebuslar Meclisi hem de kurucu meclisimizde görev yapan Celal Nuri İleri isimli milletvekilimiz, 1912 ve 1913 yıllarında Arktik Bölgesi’ne iki ziyarette bulunmuş ve seyahat deneyimlerini kitaplarına aktarmıştır. Servet-i Fünun döneminden itibaren kutuplara yönelik tüm gelişmeler takip edilerek hem dergi hem de gazetelerde sıklıkla yer almıştır. II. Abdülhamid’in kutuplarla ilgili yayımlanan tüm eserleri, Jules Verne’nün romanları da dahil olmak üzere, Osmanlıca’ya çevirttiği bilinmektedir. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra da bu ilgi devam etmiş, Türkiye, 1932-1933 yıllarında gerçekleştirilen 2. Uluslararası Kutup Yılı’ndan itibaren tüm kutup yıllarına aktif olarak katılım sağlamıştır. 

Bu noktada Ahmet Rasim Barkınay öncülüğünde geliştirilen Deniz Kuvvetleri’nin kutup vizyonu bilhassa dikkat çekicidir. Barkınay, Atatürk’ün davetiyle Svalbard’dan gelen kutup uzmanı Rolf Kjaer’le bir yıl boyunca çalışmış, başta oşinografi konularında olmak üzere ekibiyle birlikte pek çok akademik çalışma üreterek, günümüze ışık tutmuştur. Öyle ki, oşinografide döneminin referans kaynakçası olarak kabul edilen ve ABD’nin Ulusal Bilim Akademisi tarafından 1937 yılında basılan International Aspects of Oceanography; Oceanographic Data and Provisions for Oceanopgraphic Research başlıklı kitapta Barkınay’ın Aydın Reis Teknesi ile gerçekleştirdiği çalışmalara yönelik bir bölüm bulunmaktadır. Deniz Kuvvetleri’nin süreli yayınlarında da kutuplara yönelik pek çok tercüme makalenin yer aldığı görülmektedir. 

Diğer yandan, Harita Genel Müdürlüğü personeli konuya yönelik ilgiyi daima gündemde tutmuş ve bilhassa Cumhuriyet’in ilk yıllarında Haritacılar Mecmuası’nda kutuplara yönelik akademik konular farklı açılardan defalarca yer almıştır. Bunlara ek olarak, İsmet İnönü’nün Arktik ve Antarktik çalışmalarıyla sık sık gündeme gelen the American Geographical Society’e 1931 yılında üye olduğu bilinmektedir. 

Bilindiği kadarıyla 1960’larda sonra başta Atok Karaali olmak üzere Türk bilim insanları Antarktika’ya gitmeye başlamıştır. O yıllarda diğer devletlerin desteğiyle seferlere katılım sağlanması söz konusudur. Günümüzde ise TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE)’nin kurulmasıyla birlikte Türkiye’nin kutuplara yönelik araştırmalarının kurumsallaşmaya başladığı görülmektedir. Antarktika ve Arktik’e gerçekleştirilen ulusal seferlere ek olarak, 2017 yılından beri düzenlenen Ulusal Kutup Bilimleri Çalıştayı ve 2020 yılından itibaren düzenlenmeye başlanan Kutup Şenliklerine olan ilginin her sene arttığı görülmektedir. 30 Kasım 2021 tarihinde gerçekleştirilen Ulusal Kutup Bilimleri Çalıştayı, farklı disiplinlerden katılımın en yoğun olduğu çalıştay olarak kayda geçerken, sosyal bilimler alanında düzenlenen 6 oturum ve 28 sunumla ilk defa sosyal bilimler alanında da geniş kapsamlı bir katılım sağlanmıştır. 1 Aralık Antarktika Günü’nde düzenlenen 2. Kutup Şenliği’ne ise çeşitli illerden 10,000’den fazla öğrenci ve öğretmenin katılması, Türkiye’nin kutup araştırmalarına yönelik artan ilgisini göstermesi bakımından oldukça sevindirici bir gelişmedir. 

 

 

Referanslar

Congressional Research Service (2021). Changes in the Arctic: Background and Issues for Congress, https://sgp.fas.org/crs/misc/R41153.pdf

Department of the Navy (2021). A Blue Arctic: Strategic Blueprint for the Arctic, https://media.defense.gov/2021/Jan/05/2002560338/-1/-1/0/ARCTIC%20BLUEPRINT%202021%20FINAL.PDF/ARCTIC%20BLUEPRINT%202021%20FINAL.PDF 

Gritsenko, D., Kiiski, T. M. (2015). A Review of Russian Ice-breaking Tariff Policy on the Northern Sea Route 1991–2014. Polar Record, 52:144-158.

Kola Science Centre (2021). Kola Science Centre and Arctic Research Webinar, Presented on 5 March 2021. 

Ragner, C. L. (2010). A Review of the International Northern Sea Route Program (INSROP) –10 Years on. Polar Geography 33: 15–38.

Secretary of State for Foreign and Commonwealth Affairs (2015). The UK and the Arctic. URL: https://publications.parliament.uk/pa/ld201415/ldselect/ldarctic/118/11809.html 

Staalesen, A. (2015). “Russia’s New Arctic Super-Port Must Get a Railway Connection, President Putin Underlines”. The Barents Observer, December 22, https://thebarentsobserver.com/en/industry/2015/12/railway-sabetta 

The Arctic (2021). About 90 events to be held during Russia’s Arctic Council Chairmanship. URL: https://arctic.ru/international/20210218/991125.html 

The State Council Information Office of the People’s Republic of China (2018). China’s Arctic Policy. URL: http://english.gov.cn/archive/white_paper/2018/01/26/content _281476026660336.htm 

Wayland, V. T. (1937). International Aspects of Oceanography; Oceanographic Data and Provisions for Oceanographic Research. National Academy of Sciences, Washington.  

Weigell, J. Vd. (2020). Sustainability in Arctic Maritime Supply Chains, in: Jahn, Carlos Kersten, Wolfgang Ringle, Christian M. (Ed.): Data Science in Maritime and City Logistics: Data-driven Solutions for Logistics and Sustainability. Proceedings of the Hamburg International Conference of Logistics (HICL), Vol. 30. 

24RosInfo (2017). The Northern Latitudinal Run Should Be (Severnomu Shirotnomu Hodu bit), http://24ri.ru/

 


GÜNCEL GELİŞMELER IŞIĞINDA ARKTİK BÖLGESİ’NE YAKINDAN BİR BAKIŞ