Kategoriler: Dergi,
Alt Kategoriler: Mayıs,

Saygıdeğer okurlarımız, 

Global Savunma’nın yeni bir sayısı ile tekrar karşınızdayız. 

Hepinize merhaba


 

Derginiz Global Savunma yayın hayatına başladığı ilk günden beri ülkemizin kalkınmasında büyük rolü olan Savunma Sanayiimizin her zaman yanında olmuş ve olmaya da devam edecektir.

Ancak, savunma sanayimize ilişkin tüm bu başarılar ve güncel gelişmeler medyada hak ettiği yeri sektörün ilgisizliği sonucu maalesef bulamamaktadır. 

Global Savunma Dergisi bu açığı gidermek, ulusal ve uluslararası düzeyde sektörü desteklemek adına Eylül 2019 tarihinde yayın hayatına başlamıştır. 

Global Savunma Dergisi, savunma sanayiindeki karar vericilere dönük; yetkili, bağımsız, profesyonel bir haber kaynağı olmak amacını taşımaktadır. 

Dergimiz aynı zamanda savunma camiasına ilişkin programlar, politikalar ve teknoloji hakkındaki en son haber ve analizleri de okuyucularına sunmaya devam edecektir.

Bu sebeple elinizde ki sayımızın kapak konusu Türkiye’nin hava savunma ihtiyacı ve F-35 savaş uçağına ayırıldı.

Bu doğrultuda Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir son açıklamasında, ABD’nin Türkiye’yi F-35 programından çıkarmasının hukuki bir zemini olmadığını, F-35 programından hiçbir ülkenin tek taraflı çıkarılmasının mümkün olmayacağını söyledi. 

 

Başkan Demir yaptığı açıklamada, herhangi bir ortağın ana ülke olsa bile diğer bir ortağı “çıkarttım” demekle çıkartamayacağını belirterek, “Bir ortağın çıkartılması ancak bütün ortakların oybirliğiyle olur veya kendisi çekilir. Bunun hiçbirisi gerçekleşmediği halde ‘Türkiye'yi çıkarttım’ açıklamalarının bir hukuki zemini yoktur. ABD'liler geçen ay yazılan bir mektupta da bunu bir nevi itiraf etmiş oldu. Bu mutabakat zaptı çerçevesinden kendilerinin çekildiklerini, ayrı bir mutabakat zaptı ile işe devam edeceklerini bildiriyorlar. Diğer yandan 'temasları sürdürelim' iradesi var, görüşme zemini oluştu. Uçaklarımızla ilgili oluşan haklarımızın zayi olmaması, hukuk temelli müttefiklik ruhuna da aykırı olmayacak şekilde bir çözüm bulunmasıyla ilgili diyalog süreci başlayacak" ifadelerini kullandı.

Tam da bu nokta da yazarımız Arif Emre Örün kapak konumuzu kaleme aldı ve “F-35A LIGHTNING II” YERİNE “F-16 VIPER BLOK 70” ALMAK MI? sorusuna cevap aradı.

F-35’in F-16V’den daha kabiliyetli olduğu hatta sınıf farkından ötürü kıyas etmenin dahi doğru olmayacağının altını çizen Örün, Türkiye’nin 2030 sonrası hava kuvvetlerimizin filosuna Milli Muharip Uçak ve Jet İnsansız Hava Araçlarının girmeye başlamasıyla çok daha bağımsız ve caydırıcı bir güç oluşturacağına da dikkat çekiyor. Örün, sınırlarımız boyunca katmanlı hava savunma ağımızın da hızla kurulduğunu dikkate alırsak 10-15 yıllık bu kısa sürecin F-16V Blok 70 ile çok daha makul atlatılabileceğini dile getirdi.

 

Uzun yıllardır NATO ittifakının önemli bir üyesi konumunda olan Türkiye, ihtiyaçlarını milli imkânlar ile tedarik etmek ve savunma ürünlerini üretmek için gayret sarf ettikçe başta ABD olmak üzere Batılı müttefikleri ile arasında ilginç bir şekilde gerginlikler yaşanmaya başladı. Bunun altında, ‘Yerli ve Milli’ atılımın getirdiği siyasi kaygıların yanı sıra ekonomik endişeler de yatıyordu. Zira Türkiye’nin Batılı müttefikleri ve ABD aynı zamanda ihtiyaç duyulan silah sistemlerinin de tedarikçileriydi. Yani kendi silahını üretemeyen Türkiye’ye milyarlarca dolarlık savunma sistemleri satıcısı konumundaydılar. Bu doğrultuda kaleme aldığım,

Hava Kuvvetleri, 2023 vizyonu kapsamında en önemli virajı dönüyor… MİLLİ TAARRUZ UÇAĞINDA SONA DOĞRU... Makalemi okumanızı istirham isterim.
 

Uzman yazarımız Tolga Başkan’ın kaleme aldığı ve ilk bölümünü bu sayıda yayınladığımız,

HİBRİT VE GELECEKTEKİ TEHDİTLER (1) konusu ise okumaya değer bir makale. Yazarımız Hibrit tehditlerin, tüm harekat ortamını (HO) ve hareket tarzlarını destekleyen ve rakiplerini birden çok operasyon hattı boyunca tepki vermeye zorlayan etkilere maruz bırakmaya çalışıldığını, basit bir askeri saldırının, kaynakları genişletmek, entelektüel kapasiteyi azaltmak ve manevra özgürlüğünü kısıtlamak için yeterli karmaşıklık sunmadığını yazdı.
 

Hava aracı kaza kırım araştırmaları ve uçuş emniyet yönetim sistemi konusunda Türkiye’de yetkin, ehil ve liyakatlı kişilerin mevcut olduğunu dile getiren yazarımız Gökhan Karakuş HAVA ARACI KAZA KIRIMLARI ÜZERİNE derinlemesine irdelediği bir makaleyi kaleme aldı. 

 

Son haftalarda Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler dünya gündeminin de birinci sırasında yer almaktadır. İsrail’in Filistin’e yaptığı saldırıların Hava ve Kara harekatlarıyla devam etmesi tüm gözlerin Ortadoğu’ya çevrilmesine neden oldu. Haber Müdürümüz Doç. Dr. Ece Baban da İsrail ile Filistin arasında yüzyılı aşkın süredir devam eden sorunları ele alırken iki toplumun da kimliklerini ve haklarını korumak amacıyla önce çatışmaların patlak verdiği daha sonra ise çatışmaların savaşa dönüştüğü gelişmeleri İsrail – Filistin Meselesine Tarihsel Bir Perspektif makalesi ile karşınızda.

Türkiye ile Mısır yaklaşık 8 yıllık aradan sonra Dışişleri Bakan Yardımcıları düzeyinde ilk temaslarını Kahire’de gerçekleştirdi. Bu görüşme içeriğinden ziyade sadece gerçekleşmiş olması dolayısıyla dahi önemli bir ziyaret olarak kayıtlara geçti. Bu doğrultuda uzman yazarımız Dr. Bora Bayraktar’ın, TÜRKİYE’NİN DOĞU AKDENİZ’DEKİ DİPLOMASİ ATAĞI makalesini okumanızı tavsiye ederim.

 

ABD’nin Hint -Pasifik bölgesine verdiği önem ve bu bölgede Asya’nın NATO’su olarak adlandırılan yeni bir güvenlik paktını kurma arifesindeyken bölgenin en önemli jeopolitik aktörlerinden olan Myanmar’da 1 Şubat günü gerçekleşen askeri darbe bu ülkeyi bir kez daha uluslararası politikanın gündemine getirdi. MYANMAR DARBESİ VE HİNT-PASİFİK JEOPOLİTİĞİ makalesi ile yazarımız Dr.Barış ADIBELLİ yazdı.
 

İNGİLTERE'NİN YENİ GÜVENLİK STRATEJİ BELGESİ ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELER yapan yazarımız Umut Berhan ŞEN konuyu derinlemesine irdeledi.
 

Global Savunmanın klasikleşen MİLLİ SAVUNMA SANAYİNİN ÖNCÜLERİ sayfasında bu ay Genel Yayın Danışmanımız Doç. Dr. Fahri Erenel VECİHİ HÜRKUŞ’ un hayatını kaleme aldı.
 

Batı Balkanlarda etki ve nüfuz alanı yaratma mücadelesinde AB dışında kalan aktörler Rusya, ABD ve Türkiye olarak sıralanıyor. ABD’nin yakın ilişki içerisinde olduğu ülkeler Kosova, Bosna Hersek ve Makedonya ile sınırlı. Rusya Federasyonu ise Batı Balkanlarda nüfuzunu takviye için hem enerji kaynaklarını, hem Slav bağlantısını kullandığını derinlemesine irdeleyen yazarımız Prof. Dr. İrfan Kaya ÜLGER’in

BALKANLARDA BÜYÜK SIRBİSTAN HAYALİ HORTLADI! başlıklı makalesini mutlaka okuyunuz.
 

Tüm dünyanın üzerinde hassasiyetle durması gereken konuların başında gelen İklim değişikliğiyle mücadeleyi dergimizin gündemine getiren yazarlarımız Doç. Tijen İğci ve Yayın Kurulu Üyemiz Prof. Dr. Nesrin Çobanoğlu, , İKLİM ADALETİNİN YENİ YÜZÜ: İKLİM DAVALARI konusunu ortaklaşa derlediler. İklim krizinin birçok farklı alanda eşitsizliklerinin derinleştirdiği göz önünde bulundurulduğuna ve iklim adaletini bir tür “temel haklar meselesi” olarak yorumlamanın mümkün olacağına değinen yazarlarımız, bir diğer deyişle, iklim adaletinin uluslararası kalkınmanın merkezine “insan hakları” temelli bir yaklaşım getireceğine dikkat çektiler.
 

Yazarımız Dr. İlhan Yılmaz CÖMERT Ermenilerin, 19. Yüzyıl sonlarına kadar Türklerle barış ve güven içinde yaşadıklarını, 19. yüzyıldan itibaren, ABD, İngiltere, Rusya ve Fransa’nın Ermenileri kendi yayılmacı emellerine alet etmeleriyle, Ermeni isyanlarının ortaya çıktığını yazdı. Yazarımızın ERMENİ PROPAGANDASI VE TARİHİ GERÇEKLER konulu makalesi tarihe ışık tutacak nitelikte. Yazarlarımızın sadece Global Savunma için yazdıkları özgün yazılarını beğeneceğinizi ümit ediyorum.

 

Bir sonraki sayımızda tekrar karşınızda olmak dileğiyle.


 


GÖK VATAN\'DA MİLLİ UÇAK DÖNEMİ \'\'F35 PROGRAMINDAN ÇIKARILMAK TÜRKİYE İÇİN KAYIP MI?\'\'