Kategoriler: Dergi,
Alt Kategoriler: Aralık,

Lojistik; ürün, hizmet ve insan gibi kaynakların, ihtiyaç duyulan yerde ve istenilen zamanda temin edilmesi için bir araç olarak tanımlanmaktadır. Herhangi bir üretim veya tedarik organizasyonunun lojistik destek olmadan başarıya ulaşması olası değildir. Lojistik kendi bünyesinde nakliye, envanter yönetimi, depolama, ekipman ile ambalajlama bilgilerinin birleştirilmesini ve idaresini kapsar. Lojistik işletme sorumluluğu, ham maddenin coğrafi konumlanması, sürecin işletilmesi ve ihtiyaçların mümkün olan en düşük maliyetle karşılanarak mühendislik bakış açısıyla görevin tamamlanmasıdır.

Lojistik kelimesi ilk olarak Yunan medeniyetinde askeri alanda kullanılmaya başlanmış olup daha sonrada askeri alanda sık ve etkin bir kullanım ile günümüze kadar gelmiştir.  Lojistik kelimesi Yunanca “hesaplamada yetenekli” anlamına gelen “logistikos” kelimesinden türetilmiştir. Bu kelime idari anlamda ilk defa Roma İmparatorluğu ve Bizans İmparatorluğu zamanlarında “Logista” adında askerî bir yetkili tarafından kullanılmıştır. Sayısal hesaplamalarla ilgili bir beceri anlamına geldiği, yani bir mühendislik faaliyeti olarak değerlendirilebildiği görülmektedir.

Lojistik kelimesinin Türk Dil Kurumu sözlüğünde anlamı ise “geri hizmet” olarak tanımlanmıştır. TDK sözlüğünde lojistik, kişilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere her türlü ürünün, hizmetin ve enformasyonun çıkış noktasından varış noktasına kadar taşınmasının güvenli, etkili ve verimli bir biçimde planlanması ve uygulanması olarak tanımlanmaktadır [1]. 

Askeri anlamda ise lojistik, silahlı kuvvetlerin harekât etkinliği, tedarik yönetimi ile silah, mühimmat ve diğer teçhizatın bakım-onarımının planlanması ve yürütülmesi bilimidir. Askerî teçhizat tasarımı, geliştirilmesi, tedarik edilmesi, depolanması, dağıtımı, bakım ve onarımı, tahliyesi ve bertaraf edilmesi ile askerî personellerin ulaşımı, tesislerin temin edilmesi ya da inşası, bakım ve onarımı, işletilmesi, hizmetlerin temin edilmesi veya donanımı, sağlık ve tıbbi hizmet desteği sağlamak gibi görevlerle ilgilenir.

Tarihte Askeri Lojistik

Tarihte, Büyük İskender, Cengiz Han, Timur, Yavuz, Napolyon vs. gibi büyük güçler ordularıyla ilerlerken, askerlerinin beslenme ihtiyaçları için lojistik stratejiler ve sistemler geliştirmişlerdir. Dünya tarihinin en uzun ve aralıksız askeri seferi Büyük İskender komutanlığında yürütülmüştür. Söz konusu askeri sefer M.Ö. 334-323 yılları arasında on bir yıl sürmüştür. Zorlu doğa ve iklim koşulları ile bilinmedik yerlere doğru açılan Büyük İskender ve Ordusu Makedonya’nın doğusundan Hindistan’a kadar ulaşmıştır. Bu süre zarfında yaşanan savaşların büyüklüğü ile orduların yürüyüşleri ve intikalleri sırasında, önemli miktarda güvenilir tedarik kaynağı ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu amaçla Roma lejyonu, savaş meydanlarına varmak için intikallerini esnek bir sistem kullanarak gerçekleştirmiştir. Bunun için Lejyonun hızlı bir şekilde ilerleyebildiği mükemmel yollar yapılmış, mobil tamir atölyeleri inşa edilmiş, bakım ve tamir ekipleri oluşturulmuştur. Ordunun gereksinimleri, yol üzerindeki bölgesel ve yerel unsurlardan karşılanmıştır. Gerektiğinde lojistik unsurlarla birlikte kesintisiz 30 güne kadar intikaller yapılmıştır.

Orta Çağ döneminde ordular sayısal olarak küçük olduklarından bunların ikmalinde büyük sorun yaşanmamıştır. Ancak bu dönemde lojistik stratejide büyük değişim yaşanmıştır. Bu değişim orduların ikmalinde depolama sisteminin kullanılmaya başlanması ile gerçekleşmiştir.  Fransız Devrimi ve Avrupa'nın Napolyon hâkimiyeti (1789-1815) dönemi, orduların hem hareketliliğini hem de sayısının arttığı dönem olmuştur. Napolyon'un büyük bir ulusal orduyu oluştururken karşılaştığı lojistik eksiklikler, daha önce görülmemiş bir ölçekte sorunlar ortaya koymuştur. Bu sorunları gidermek için, Fransız Ordusu'nun tedarikten sorumlu organizasyonun başkanı Claude-Louis Petiet dört savaş komisyonu geliştirmiştir. Bunlar; ekmek pişirme, nakliye, yiyecek toplama ve et işleme. Her komisyon üyesi askerin ihtiyacının karşılanmasında bir tedarik konusu ile özel olarak ilgilenmiştir [2].

Resim 1: Osmanlı Ordusu’nun Savaş Öncesi Lojistik Hattı

Küçük bir beylikten büyük bir cihan devleti olmayı başaran Osmanlı Devleti’nde, ordunun sefer öncesi ve sefer sırasındaki lojistik hazırlıklarına tarih boyunca büyük önem verilmesi başarıyı sağlayan temel unsurlarından birisi olarak göze çarpmaktadır. Osmanlı Devleti lojistik destek hususunda dışarıdan yardım almamış ve savaş hazırlıklarını kendi kaynakları ile gerçekleştirmiştir. Bu çerçevede başta ordunun iaşesi olmak üzere, sefer için gerekli bütün maddi ve manevi hazırlıklarını eksiksiz bir şekilde yapan Osmanlı Devleti, bunun sonucunda yaptığı savaşlarda başarılı neticeler almıştır. Savaş için gerekli iaşe malzemelerini çeşitli yollardan temin eden Osmanlılar, savaş zamanlarında bunların eksiksiz bir şekilde askerle ulaştırılmasını sağlamıştır. Bunun için menzil sistemini etkin bir şekilde kullanan Osmanlı Devleti, yine seferin masraflarını devlet hazinesinin dışında halktan talep edilen bazı vergi yükümlülükleri ile karşılamıştır. Bu şekilde seferin hazırlıklarını eksiksiz bir şekilde yapan Osmanlılar, seferin niteliğine göre asker sayısını belirleyerek, sıkı bir disiplin altında sefer bölgesine ulaşmıştır. Osmanlı Devleti’ne savaşları kazandıran temel unsur devletin herhangi bir savaş için uyguladığı başarılı stratejilerdir. Bu stratejileri çok iyi bir şekilde kullanan Osmanlı Devleti yaptığı savaşlarda başarılı neticeler elde etmiştir [3]

Kurtuluş savaşı planlamasında lojistik desteğin önemini bilen Mustafa Kemal Paşa bu amaçla Tekalifi Milliye emirlerini yayımlamıştır. 07 Ağustos 1921 tarihinde yayınlanan Tekâlif-i Milliye Emirlerinin 5. ve 10. maddelerinin, ordunun savaş esnasında ihtiyaç duyacağı malzemelerin, ekipmanların, ulaştırma araçlarının, hayvanların ve hizmetlerin  halkın katkısıyla tedarik edilmesi ile ilgili olduğu bilinmektedir.

Askeri lojistik teriminin önemini ortaya çıkaran ve adını duyuran olay ise hiç şüphesiz 2.Dünya Savaşıdır. Gelişen teknolojiyle silah sanayisinde yaşanan ilerleme savaşı kazanmada tek başına kalabalık bir ordunun yeterli olmayacağını, aynı zamanda beraberinde ciddi bir lojistik sürecin uygulanması gerçeğini ortaya koymuştur. Ellerinde sadece birer tüfek olan 20.000 askerin savaşa gitmesi ile, ellerinde el bombası, zırhlı personel taşıyıcı, makineli tüfek gibi teçhizatı olan ve çok daha düşük sayıda askeri güce sahip bir ordunun savaşa gitmesi ve kazanma olasılığının aynı olmadığı bu savaşta pek çok cephede ortaya çıkmıştır. Dünya genelinde küresel bir savaş olması nedeniyle dünya tarihine etkisi tartışmasız olan bu savaşta lojistik hazırlığına önem veren ülkelerin başarıları önemli bir etmen olarak karşımıza çıkmaktadır [4]

Günümüzde askeri lojistik kavramı ise sayısal bilgi işlem platformları ve kompleks sistemlerin yaygınlaştığı, teknoloji yönetiminin teknoloji savaşlarına dönüştüğü 1970’li yıllardan itibaren yaklaşık 50 yıllık bir dönem içinde gerçekleşmiştir. Entegre Lojistik Destek  uygulamalarının 1965 yılında Amerika’da ortaya çıkması ile birlikte, bir sistemin desteğinin de en az performans karakteristikleri kadar önemli olduğu kabul edilmiştir. Bu amaçla dünya genelinde tüm ordular, modern kalabilmek ve sürdürülebilir faaliyetlerde bulunabilmek için tüm platformlar, sistemler ve süreçler için lojistik yönetimini kullanmaktadırlar.

 

Entegre Lojistik Destek (ELD)

Entegre Lojistik Destek (ELD),  bir ürün geliştirilirken fonksiyonel  olarak ihtiyaç duyduğu desteği en iyi şekilde kullanan, var olan kaynaklardan en yüksek seviyede faydalanılmasını amaçlayan, ürün ömür devri maliyetini azaltarak sistem mühendisliği sürecinin niteliğini artıracak yöntemler sunan, sistemin desteklenmesini kolaylaştıran ve tekrarlanan bir süreçtir.  Bir başka ifadeyle Entegre Lojistik Destek (ELD), bir ürünün hizmete girişinden hizmet dışına çıkışına kadar olan ömür devri boyunca, tasarımı, geliştirilmesi, üretimi, işletimi, bakım planlaması ve lojistik destek elemanlarını da kapsayan faaliyetlerin plan ve uygulanmasını içeren idari ve teknik aktivitelerin gerçekleştirildiği süreçtir.

Bir ürünün ömür devri boyunca desteklenebilmesi için kullanılacak teknik bilgi ve destek çözümünü geliştirmeye dair sorumluluk ELD sürecinin kapsamındadır. Entegre Lojistik Destek unsurları aşağıda belirtilmiştir [5]

  • Bakım Planlama ve İkmal Desteği
  • İşgücü ve Personel
  • Destek ve Test Ekipmanları
  • Tasarıma Etki/Tasarım Etkileşimi
  • Teknik Veri ve Dokümantasyon
  • Eğitim ve Eğitim Desteği
  • Tesisler ve Altyapı
  • Paketleme, Taşıma, Depolama, Ulaştırma (PEDU)
  • Bilgisayar Kaynakları
  • İdame Mühendisliği
  • Ürün Destek Yönetimi

Entegre Lojistik Destek (ELD) söz konusu olduğunda bu sürecin planlı bir şekilde sürdürülmesi için Lojistik Destek Analizi (LDA) ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Lojistik Destek Analizi (LDA); lojistik destek faaliyetlerinin maliyet etkin olarak yürütülmesinde yol gösterici en önemli faaliyettir. Tüm lojistik destek faaliyetlerinin teknik disiplin içinde maliyet etkin olarak planlanması, koordine edilmesi ve yönetilmesi için LDA rehberliğinde aşağıdaki süreç takip edilir.

  • Ürün ve destek unsurları güvenilirlik, kullanıma hazır olma, idame edilebilirlik,  desteklenebilirlik, test edilebilirlik ve uygun Ömür Devri Maliyeti (ÖDM) ile tasarlanır,
  • Kullanım ve destek süreçleri boyunca ürünün istenilen performans seviyesinde kullanılabilmesi için ihtiyaç duyulan kaynaklar tanımlanır,
  • ELD bileşenlerine ilişkin temel bilgiler oluşturulur.

Resim 2:  Entegre Lojistik Desteğin Bileşenleri

 

Ömür Devri Yönetimi (ÖDY)

Bir sistemin tasarımı, geliştirilmesi, üretimi, temini, konuşlandırılması, işletimi, desteği, bakımı ve kullanımdan güvenli şekilde kaldırılması faaliyetlerini maliyet etkin olarak planlayan ve bu planın uygulanmasını sağlayan, tüm idari ve teknik aktivitelerin gerçekleştirildiği süreç Ömür Devri Yönetimi (ÖDY) olarak ifade edilmektedir [6]. Sistemin ya da ürünün tasarım aşamasından elden çıkarmaya kadar bütün ömür devrinde, üzerinde işlem gören her türlü paydaşın emek ve çalışmalarını birleştirmek, ürün ömür devri yönetiminin temel amacıdır.

Savunma sanayiinde sürdürülebilirlik; sistemlerin ve alt bileşenlerin ömür devri boyunca istenilen performansta görevlerini yapmaları için planlanan kaynağın temin aşamasından elden çıkarılmasına kadar bir bütün olarak düşünülmesi ve analizlerinin bu bakış açısıyla yapılarak doğru şekilde kullanılması olarak düşünülmelidir. Bir sistemin ya da ürünün Ömür Devri Yönetimi; performans, maliyet, takvim, kalite, çalışma ortamı, Entegre Lojistik Destek (ELD) ve demodelik kriterlerine dikkat edilerek sistemin ömür devri süresince kabiliyetleri optimize etmeyi amaçlamaktadır [7]

Ömür Devri Yönetimi yedi aşamadan oluşur:

  • Ön Konsept,
  • Konsept,
  • Geliştirme,
  • Üretim,
  • Kullanım,
  • Destek,
  • Envanterden Çıkarma

Resim 3: Ömür Devri Yönetimi Aşamaları

 

Ömür Devri Yönetimi kapsamında icra edilmesi  amaçlanan faaliyetler aşağıdaki gibidir:

  • Harekât, operasyon ve lojistik ihtiyaçlara yönelik gereksinimlerin, yeteneklerin ve risk alanlarının belirlenmesi,
  • İhtiyacın giderilmesine yönelik sistem seçeneklerinin belirlenmesi ve uygun sistem çözümüne karar verilmesi,
  • Hedeflenen sistem ile birlikte destek unsurlarının da kullanım, destek ve envanterden çıkarma safhalarındaki gereksinimleri karşılayacak şekilde; ihtiyaç tanımlama aşamasından itibaren göz önünde bulundurulması,
  • Belirlenen sistem çözümüne ve hedeflenen performansa uygun olarak tasarım, geliştirme ve üretim faaliyetlerinin yürütülmesi,
  • Tedarik edilen ve kullanıma alınan sistemin kullanım ve destek safhalarından elde edilen veriler dikkate alınarak sistem üzerinde gerekli iyileştirmelerin yapılması,
  • Kullanımdan kaldırılmasına karar verilmiş olan hedef sistem, alt sistem, sistem elemanları ve/veya destek unsurlarının envanterden çıkarılmasıdır.

Türk Savunma Sanayiinde Entegre Lojistik Destek ve Ömür Devri Yönetimi

Türk Savunma Sanayii son yıllarda büyük bir atılımla dışa bağımlılığı azaltma noktasında çok önemli adımlar atmıştır. 2000’li yılların başında %20’ler seviyesinde olan yerlilik oranı günümüzde %80’lere yaklaşmıştır. Bu başarının sağlanmasında başta siyasi irade olmak üzere, SSB, MSB, TSK ile ASELSAN, ROKETSAN, TÜBİTAK, TUSAŞ vb. gibi yerli ana yüklenici firmalar ve alt yüklenici firmaların payı büyüktür.  Türk Deniz Kuvvetleri’nin ihtiyaçları için gerçekleştirilen MİLGEM Projesi, ülkemizin hava gücünü artıran ATAK, ANKA, BAYRAKTAR vb. gibi hava araçları ile HİSAR, SİPER, GÖKTUĞ hava savunma sistemleri, kara gücünün bel kemiği olan ve mobilize harekata imkan sağlayan zırhlı muharebe araçları, yerli piyade tüfekleri, mühimmatlar, araç-gereç ve ekipmanlar milli imkanlarla üretimi gerçekleştirilen önemli projelerdendir.

 Bölgesel bir güç olan ve küresel güç olma vizyonu bulunan Türkiye’nin bu yerli üretimlerin yanında güçlü bir entegre lojistik destek uygulamasına da sahip olması önemlidir. Özellikle yerli üretimi gerçekleştirilen ürünlerin alt bileşen seviyesinde yerlileştirme gerçekleştirilmesi ile alternatif tedarik kanalları oluşturulması sürdürülebilir üretim açısından önemlidir. Bunun yanında yurt içinden ya da yurt dışından tedarik edilen platform yahut sistemler için personelin eğitim planlamalarının düzenli olarak gerçekleştirilmesi, güncellenen teknik veri paketleri ile dokümantasyonlara göre bu eğitimlerin sürdürülmesi ile ihtiyaç duyulan tesislerin ve alt yapının inşa edilmesi entegre lojistik destek süreci açısından oldukça önemlidir. Temini gerçekleştirilen ürünlerin ise bakım, planlama ve gerekli ikmal desteği ile idamesinin sağlanması harekat başarımı adına kritik öneme sahiptir.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin  geçmişten günümüze sistematik ve oldukça başarılı bir entegre lojistik destek kabiliyeti vardır. Tedariki gerçekleştirilecek yabancı ekipmanlar ile yerli imkanlarla üretimi gerçekleştirilen ürünlerin entegre lojistik destek planları henüz tedarik sözleşmesi aşamasında iken hazırlanmaktadır. Bu sayede envantere giren yeni ekipmanlar TSK’nın entegre lojistik süreçlerine kolayca adapte edilebilmektedir.

Son dönemde TSK ile birlikte Jandarma, Emniyet, Sahil Güvenlik ve diğer güvenlik kuvvetleri de hatırı sayılır sayıda ağır silah, helikopter, insansız hava araçları vb. gibi sistemler temin etmiştir. Envantere teslimleri ve terörle mücadele harekatlarında görev almaları ülkemiz için bir gurur olan bu platform/sistemlerin entegre lojistik destek süreçlerinin tanımlanması ve sürdürülebilir şekilde görevlerine devam etmeleri önemlidir. Bu noktada kurumlar arası tecrübenin paylaşımıyla ihtiyaç duyulan lojistik destek süreçlerinin oluşturulması hususunda dikkate değer adımlar atıldığı bilinmektedir.

Milli olarak yurt içinde üretilen sistemlerin artması ile birlikte bu sistemlerin sürdürülebilirliğinin sağlanması için uygulanan Ömür Devri Yönetiminde (ÖDY) sistemin planlama safhasından itibaren tüm tarafların söz sahibi olabileceği bir platform oluşturmak oldukça önemlidir. Bu maksatla Savunma Sanayii Başkanlığı çatısı altında, ilgili tüm paydaşların katılımıyla faaliyet göstermek üzere 13 Ekim 2017 tarihinde Türk Savunma Sanayii Ömür Devri Yönetimi Platformu (TSSÖDYP) kurulmuştur.

TSSÖDYP,  savunma ve güvenlik sistemlerine ilişkin ihtiyacın belirlenmesi, sistemlerin tedariki, kullanımı, desteklenmesi ve envanterden çıkarması safhalarını bir bütün halinde ele alan Sistem Ömür Devri Yönetimi ilke ve uygulamalarının ülkemizde yaygınlaştırılmasını ve savunma programlarının/projelerinin yürütülmesinde savunma ve güvenlik ekosistemini oluşturan tüm paydaşlarca anlayış birliğine ulaşılmasını amaçlamaktadır.

Savunma sanayiimizin bugün geldiği durum ve özel sektörün kabiliyetleri dikkate alınarak, kritik kabiliyetler dışında, yurtiçi firma ve kuruluşlar tarafından üretilen askeri teçhizatın lojistik destek hizmetlerinin de üretici/yüklenici firma ve kuruluşlar tarafından sağlanması ve bu kapsamda askeri bakım, ikmal merkezleri ve tersanelerin idame/işletme ve bakım/onarım kapasitelerinin birlikte kullanılabilirlik yöntemiyle paydaşlara açılması, maliyet-etkin ve amacına uygun ömür devri yönetimi olarak savunma ekonomisine daha çok katkı yapacaktır.

Bir sistemin yerli imkanlarla üretilmesi savunma sanayii ekosistemi açısından da oldukça kıymetlidir. Sistemlerin tasarım ve geliştirme aşamasında Entegre Lojistik Destek Planları ile Ömür Devri Yönetimi süreçlerinin dikkate alınması gerekmekte olup sistemin/platformun kullanacağı alt sistemlerin kolay tedarik edilebilir olması ve idamesinin sağlanması önemlidir. Bununla birlikte üretim sürecinde kullanılan alt bileşenlerin de ömürlerinin bilinmesi ve belirlenmesi kritiktir. Bir sistem ancak en kısa ömürlü alt bileşeni kadar ömür sahibidir. Bu noktada sistemlerin üretimine kullanılan alt bileşenlerin en az sistemler kadar ömür sahibi olmasına dikkat edilmelidir. Aksi takdirde harekatlarda etkin kullanılamayıp gayri faal duruma geçebilecektir. Unutulmamalıdır ki bir zincir ancak en zayıf halkası kadar güçlüdür. Bu noktada ömür uzatma çalışmaları da sistemlerin daha uzun süre maliyet etkin olarak kullanılabilmesi açısından kritik öneme haizdir. Yaşlandırma, deneme veya benzer yöntemlerle alt bileşen güvenilirlikleri sağlanabilen sistemlerin, geliştirici firma yahut akredite kuruluşla bu işlemleri içeren bir sözleşme çerçevesinde daha uzun bir süre gayri faal olmaksızın kullanılabilmeleri ekonomik açıdan da avantaj sağlayacaktır. Bu şekilde ömür devri yönetimi güvenilir bir şekilde gerçekleştirilebilecektir.

Son dönemde, yerli imkanlarla üretilen sistemlerin/platformların ömürlü bileşenleri veya sistemin kendisiyle ilgili ömür tamamlama durumlarıyla karşılaşılmaya başlanmaktadır. Bu durumla ilgili olarak ömürlü bileşen değiştirme veya ömür uzatma çalışmalarının başlatıldığı bilinmektedir. Ancak milli imkanlarla üretilen ve envanterde bulunmaya devam eden ürünlerin ömür devri yönetim maliyetlerinin oldukça yüksek olduğu duyulmaktadır. Ekonomik açıdan kullanıcıda endişe oluşturan bu durumun sistemlerin/platformların geliştirici firmalar ile kullanıcı makamlar arasında işbirliği sağlanarak idame ettirilmesi önem arz etmektedir. Ayrıca maliyet etkin çözümler üretmek amacıyla, birlik seviyesinde veya fabrika seviyesinde kullanıcı makamlara bakım, onarım, ömürlü parça değişimi gibi ömür devri yönetimi kabiliyetleri kazandırılması önemlidir.

Sonuç olarak; son kullanıcıların ihtiyaçları doğrultusunda güvenilir, idame edilebilir ve hazır bulunabilir sistemlerin tedarik edilmesi ile bu sistemlerin, maliyet etkin bir şekilde işletme-idamesinin sağlanabilmesi için, ihtiyaç sahibi makamlar dâhil tedarik makamları ile üretici firmaların daha etkin şekilde birlikte çalışabileceği Ömür Devri Yönetimi (ÖDY) yaklaşımının benimsendiği Entegre Lojistik destek (ELD) uygulamalarının yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi Milli Savunma Sanayii’nin sürdürülebilirliği ve TSK ile diğer güvenlik güçlerinin harekat etkinliği açısından büyük önem arz etmektedir. 7-8 Aralık 2021 tarihlerinde Türkiye’de ilk defa T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı destekleriyle Ankara’da düzenlenen “Askeri Lojistik ve Destek Zirvesi” Türk Savunma Sanayii adına oluşturulmak istenen işbirliği ve farkındalığı artırmak adına dikkat çeken bir etkinlik olarak göze çarpmaktadır.

 

 

Kaynakça

  1. Türk Dil Kurumu TDK, https://sozluk.gov.tr/lojistik
  2. Lojistiğin Tarihsel Gelişimi: R. Dilek Koçak, Türk Hava Kurumu Üniversitesi,
  3. Osmanlı Seferlerinde Organizasyon ve Lojistik, Uğur Kurtaran, Turkish Studies
  4. Ozan Yılmaz, https://www.lojistikkulubu.ist/lojistigin-askeri-boyutu-ve-tarihi/
  5. https://tssodypwiki.ssb.gov.tr/index.php/Lojistik_Destek_Analizleri_ve_Kayıtları_Rehberi
  6. https://www.milsoft.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/SAVUNMA-SANAYINDE-OMUR-DEVRI-YONETIMI.pdf
  7. https://tssodypwiki.ssb.gov.tr/index.php/Sistem_Ömür_Devri_Yönetimi_Rehberi_(Ana_Çerçeve)#2.1._TEMEL_KAVRAMLAR

 


ENTEGRE LOJİSTİK DESTEK VE ÖMÜR DEVRİ YÖNETİMİNİN TÜRK SAVUNMA SANAYİİ İÇİN ÖNEMİ