CEZAYIR, LIMANLARI VE HIDROKARBON REZERVLERI ILE AFRIKA’DA BÖLGESEL VE KÜRESEL OLARAK ÖNEMLI ÜLKE.

“Kuşak ve Yol İnisiyatifi”, Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) Devlet Başkanı Xi Jinping’in Eylül 2013’te ilan ettiği “İpek Yolu Ekonomik Kuşağı” ve aynı yıl eklenen “Deniz İpek Yolu” bağlantılarından oluşmaktadır.

İnisiyatif 70’den fazla ülkeyi Asya, Avrupa ve Afrika kıtaları üzerinden, kara yolu, deniz yolu, yatırım projeleri, petrol ve gaz boru hatları, iletişim ağları, altyapı projeleri, enerji terminalleri ve serbest ekonomik bölgelerle birbirine bağlamaktadır. Kuşak ve Yol’un Afrika boyutu 2015 yılında Güney Afrika Cumhuriyeti ile imzalanan Mutabakat Zaptı ile resmiyet kazanmıştır. Çin’in emek-yoğun sanayisini Afrika’ya altyapı yatırımlarıyla entegre etmesi fikriyle de Ocak 2015’de Afrika Birliği ve Çin arasında anlaşma imzalanarak 53 üyeli Birlik İnisiyatife katılmıştır.

“CEZAYIR, AFRIKA’DA BÖLGESEL VE KÜRESEL OLARAK ÖNEMLI BIR ÜLKE”

Afrika’nın yüzölçümü bakımından Sudan’dan sonra ikinci en büyük ülkesi ve 113 milyar dolarlık Gayrı Safi Yıllık Hasıla ile Afrika’nın ikinci en büyük ekonomisi olan Cezayir, 4 Eylül 2018 tarihinde Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ne katılmıştır. Ülkenin anayasası’na göre iç hukuka uyarlama süreci cumhurbaşkanının onayıyla gerçekleştiğinden inisiyatif, , Cumhurbaşkanı Abdülkadir bin Salih’in cevaz vermesiyle 5 Haziran 2019 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Cezayir, limanları ve hidrokarbon rezervleri ile Afrika’da bölgesel ve küresel olarak önemli bir ülke olmasının yanı sıra Çin-Afrika ilişkilerinin gelişimine denk bir biçimde Çin için giderek artan ivmeyle stratejik önem arz etmektedir.

ÇIN VE CEZAYIR İLIŞKILERININ TARIHSEL BOYUTU

Cezayir, 1830’da Fransız kolonisi olana kadar 1519’dan itibaren 300 yıl Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır.

Ülkenin ilk Cumhurbaşkanı Bağımsızlık Hareketi'nin öncü oyuncusu olan Ulusal Kurtuluş Cephesi (FLN) liderlerinden Ahmet Ben Bell olmuştur. Bu dönemde bir yandan Bağlantısızlar Hareketi ile ortak paydada paylaşılan ‘sömürgeciliğe’ karşı bir duruş ile Soğuk Savaş zamanındaki sisteme yönelik tavır yansıtılmış diğer yandan G77 gibi platformlar ile aktif bir dış politika izlenmiştir.

1949 yılında kurulan Çin Halk Cumhuriyeti ise daha Cezayir resmi olarak kurulmadan önce 1958 yılında tahsis edilen Geçici Hükümeti tanıyan ilk Arap olmayan ülke olmuştur. Çin, 1958-1962 arası FLN’nin silahlı kolu olan Armee de Liberation Nationale (ALN)’e askeri yardımda bulunmuştur. 1960’da FLN, Çin’in Tek Çin politikasını destekledi. Benzer minvalde Çin, 1962’de Cezayir bağımsızlığını ilan ettiğinde hem tanıdı hem de maddi destek sağladı. Tahmin edilen yardım miktarı 50 milyon dolar olarak hesaplanmaktadır. 1963’te eğitim ve sağlık alanında iş birliği yapıldı. Çin ilk defa 1963’te denizaşırı bir ülkeye doktor gönderdi. 1964’te ise Ticaret ve Ödeme Anlaşması yapıldı. Şüphesiz Çin’in bu tutumunu Afrika’ya yönelik izlediği politikalara paralel okumak gerekir. Özellikle 1990’lı yılların sonlarından itibaren hız kazanan Çin’in Afrika ile angajmanı, aslında Soğuk Savaş ortamının keskin kutuplu döneminde ‘ortak kader’ vurgusu ile ‘Bağlantısızlar Hareketi’ ile başlamıştır.

Çin ve Cezayir’i buluşturan Bağlantısızlar Hareketi’nin temelleri Bandung Konferansı’nda atılmış ve 1955 yılında 29 Asya ve Afrika ülkesi bu çatıda bir araya gelmiştir. Dönemin ÇHC Devlet Başkanı Zhou Enlai’in 1963-64 yılları arasında 10 Afrika ülkesini ziyaret etmesi ve akabinde Çin’in Dış Yardım Esasları’nı belirleyen politika açıklaması bu dönemde kıtaya atfedilen önemi göstermektedir. Kültür Devrimi zamanında bile Batı’lı ülkelerin avantajlı olarak nitelendirmediği için vazgeçtiği Tanzanya-Zambiya Demiryolu hattı inşa projesini üstlenmiştir.

Çin’in bu dönem Afrika’ya yönelik politikalarında belirleyici etmenler; Tek Çin politikasının yaygınlaşması, Birleşmiş Milletler (BM)’de destek ve anti-kolonyal hareket kapsamında bir tür yumuşak güç pekiştirilmesi olduğu sıralanabilir. Nitekim 1971’deki BM’deki Çin’in BM Güvenlik Konseyi oylamasında 76 olumlu oyun 26’sı Afrika ülkelerinden gelmiştir. 1978’lerden itibaren Açık Kapı ve 1999’lardan itibaren Dışa Açılım politikalarıyla Çin’in, yurt dışında ekonomik faaliyet ve yatırımların artırılması öngörülmekteydi. Bu bağlamda, Afrika doğal kaynaklar ve ticaret kapsamında ön planda tutuldu. 2000’lerin başından itibaren Çin-Afrika ticareti yıllık yaklaşık %20 büyümüştür. Doğrudan yabancı yatırım ise yıllık yaklaşık %40 arttı.

“ÇIN, 2009 YILINDA ABD’YI GEÇEREK AFRIKA’NIN İKINCI EN BÜYÜK TICARET ORTAĞI OLMUŞTUR”

Çin-Afrika ticareti 2001’de 13 milyar dolar iken 2015’de 188 milyar dolara yükselmiştir. Senelik ortalama %21’lik bir artış söz konusudur. Doğrudan Yabancı Yatırım 2004 yılında 1 milyar doları ve 2015’e gelindiğinde 35 milyar doları bulmuştur. 2018 yılında 53 milyar dolar olarak hesaplanmaktadır. Çin, 2009 yılında ABD’yi geçerek Afrika’nın ikinci en büyük ticaret ortağı olmuştur. 

Çin-Cezayir ilişkilerinde de paralel bir ivme söz konusudur. 2000’li yıllarda ikili ticaret ivme kazanmış ve 2016 yılında Çin, Fransa’yı geçerek Cezayir’in en büyük ithalatçısı olmuştur.

2018 verilerine göre; Cezayir Çin’den 7,85 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirmiştir. Bu rakam Cezayir’in ithalatının %17’sini kapsamaktadır. 2016 yılında Çin’in liderliği elinden aldığı Fransa da 4,78 milyar dolar ile 2. sırada yer almaktadır.

2018 yılında Çin-Cezayir arasında gerçekleştirilen ekonomik ve teknik iş birliği kapsamında; Cezayir’e 28.8 milyon dolarlık yatırım yapılmıştır.

Diplomatik anlamda; Çin-Afrika ilişkilerinin kurumsal platform olan Çin-Afrika İşbirliği Forumu (FOCAC)’nun 2000 yılındaki ilk zirvesine dönemin Cezayir Devlet Başkanı Abdülaziz Buteflika 4 devlet başkanından biri olarak katılmıştır. Çin’in başkenti Pekin (Beijin)’de 18 Afrika ülkesinin kalıcı savunma ataşesinin 6’sı karşılıklı ve Cezayir de bunlardan biridir.

CEZAYIR KUŞAK VE YOL’UN NERESINDE?

Çin-Cezayir ilişkilerinin gelişmesi, Xi Jinping’in “Yüzyılın Projesi” olarak nitelendirdiği Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ne de yansımıştır. 2018’de önceki Cezayir Başbakanı Ahmet Uyahya tarafından ülkenin Kuşak ve Yol’a resmi olarak katıldığı ilan edilmiştir. İnisiyatif cumhurbaşkanının onayıyla 5 Haziran 2019 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Çin, Kuşak ve Yol’da bir yandan kendi yapısal durumuna göre hareket ederken, diğer yandan her ülkenin dinamiklerine ve bölgesel konumuna göre örgütlenme biçimini şekillendirmektedir. Bu eksende, yatırım açısından Kuzey Afrika Batı ile etkileşimi daha fazla olduğundan Afrika’nın diğer bölgelerine göre Çin için daha az avantajlı görünmektedir. Bu durumu Çin’in sembolik olarak bir kategorizasyona tabi tuttuğu diplomatik ‘Ortaklık’ tanımlamalarından da örneklendirmek mümkündür. Kuşak ve Yol’a daha fazla angaje olan Güney Afrika ve Etiyopya ‘Gerçek Ortak’ olarak nitelendirilmekte Kenya, Nijer ve Tanzanya ‘Sağlam Ortak’ olarak ifade edilmektedir.

“2014 CEZAYIR İÇIN EKONOMIK ANLAMDA DÖNÜŞÜM YAŞADIĞI BIR YILDIR”

Cezayir'in de deniz yolu ile İtalya ve İspanya ile sınırı olması ve Fransa ile tarihsel bağları nedeniyle aslında Çin için Afrika’da öncelikli bir konumda yer almamasına rağmen 1990’lı yıllardan itibaren ilişkiler derinleşmeye başlamıştır. Bu durumu Çin’in Afrika’ya yönelik genel politikaları ve yaşadığı ekonomik dönüşüm bir de Cezayir’in iç dinamikleri ile birlikte yorumlamak yerinde olacaktır.

2014 Cezayir için ekonomik anlamda dönüşüm yaşadığı bir yıldır. Ülkenin hidrokarbonlara bağımlılığı (2018 verilerine göre %93), uluslararası piyasalardaki enerji fiyatlarındaki ani düşüşle birleşerek ekonomide sarsıntı oluşturmuştur. Cezayir, 2014’ten itibaren özel sektörün rolünün arttığı yeni model ekonomik kalkınma metodu uygulamaya başlamıştır. Böylelikle, bir yandan ekonomik ilişkilerini çeşitlendirme hedeflenmiş diğer yandan enerji portföyünde yenilenebilir kaynaklara yönelme amaçlanmıştır.

Bu arka plandan bakıldığında, Cezayir açısından Çin hem yatırım hem ticaret alanlarında önemli bir ortak olarak öne çıkmaktadır. Nitekim 2014 yılında iki ülke arasında Kapsamlı Stratejik Ortaklık tesis edildi. Çin’in de ekonomik büyümesinin sürdürülebilirliği; yüksek teknolojili ve katma değeri yüksek sektörlere geçişle mümkün gözükmektedir. Bu sebeple, Çin’in yükselen bir ekonomi olarak yaşadığı; bölgeler arası gelir dağılımı ve ekonomik katkı paylarındaki eşitsizliğin giderilmesi ve ‘orta gelir tuzağı’ndan kaçış, orta vadede yatırımı ülke dışına taşıyacak serbest piyasa mekanizmalarıyla mümkün olabilecektir. Kuşak ve Yol girişimi ile Çin, inisiyatfi kapsamındaki ülkelerle ‘yatırım-altyapı yatırımı’ ile bağlantısallık sağlayacak ve ekonomik değişim ve büyüme tetiklenecektir. Aynı zamanda işgücü ve altyapı ihtiyacı karşılanmış olup Çin ‘yumuşak gücü’nü de pekiştirmiştir.

Çin’in Afrika’da Doğrudan Yabancı Yatırımlarında aslan payı 6,5 milyar dolar ile Güney Afrika’ya ait, ikinci sırada Kongo Demokratik Cumhuriyeti 3,5 milyar dolar ve Cezayir ise 2,5 milyar dolar yatırımla üçüncü sırada yer almaktadır. Cezayir’deki yatırımlara göz atıldığında öne çıkanlar şu şekilde sıralanabilir; Ekim 2002’de Çinli Sinopec ve Cezayir’in Sonatrach şirketi Zarzantine petrol sahasını geliştirmek için işbirliği yapmıştır. Yatırımın %75’lik kısmı Çin’ e ait ve yekün yaklaşık 225 milyon dolar tutmaktadır. Temmuz 2003’te Çinli CNOPC Adrar’da 350 milyon dolarlık rafineri inşa etmiştir. 2004 yılında dönemin Devlet Başkanı Hu Jintao’nun Cezayir ziyareti sonrası CNPC, Sinopec ve Sanotrach petrol sondaj lisansı ve ilgili projelerde ortak çalışma hakkı almıştır. Bu alanda en dikkat çekenlerden biri de; 2009’da Cezayir Enerji Bakanlığının , Çin için Hassi Bir Rekaiz için arama lisansı vermesidir. Son olarak da Tebessa bölgesinde fosfat madenine 6 milyar dolarlık yatırımla yıllık 25 milyar dolar getiri ve 3000 kişilik istihdam öngörülmektedir.Bunlara ilaveten Çin, Cezayir’de farklı alanlardaki hareketliliği ile hem yumuşak gücünü pekiştirmekte hem de ilişki ağını geliştirmektedir.

“EN DIKKAT ÇEKICI PROJELERDEN BIRI BÜYÜK CEZAYIR CAMISI’NIN PROJE ÜSTLENICISININ ÇIN OLMASIDIR”

2015’de 38 milyon dolar bütçeyle Cezayir Opera Binası’nın inşası, 2016’da tarıma yönelik 15 milyon dolarlık yatırım, 2017’de gençler için kültür ve sanat evleri inşası için 30 milyon dolar tahsis edilmiş olması verilebilecek örnekler arasındadır. En dikkat çekici projelerden biri de Çin’in Afrika’da en uzun minareli cami olan Büyük Cezayir Camisi’nin proje üstlenicisi olmasıdır. Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ne 2017’de resmi olarak eklemlenen ‘Dijital İpek Yolu’ kapsamında Cezayir önemli bir rota oluşturmaktadır. Çin’in telekomünikasyon devleri ZTE ve Huawei’in ülkede pazar payının artması ve 2016’da ilk kez gelişmiş kablosuz geniş bant sisteminin Hourai Bouverde ticari havaalanında kullanım hakkının Huawei’ye verilmiş olması stratejik önem arz eden gelişmelerdir. Bununla birlikte Cezayir gümrük acentası ile veri merkezi oluşturmak üzere bir anlaşma imzalanmıştır.

“CEZAYIR, AVRUPA BIRLIĞI’NIN RUSYA VE NORVEÇ’TEN SONRA EN BÜYÜK DOĞAL GAZ TEDARIKÇISIDIR”

Çin-Cezayir ilişkisini gerek Kuşak ve Yol gerekse ilişki seyri bakımından şekillendiren önemli bir etken de enerji ticareti olmuştur. Ancak şunu belirtmek gerekir ki hidrokarbonda Cezayir, Çin’in petrolyum ithalatının yaklaşık 1/3’ünü karşılamaktadır. Cezayir, Avrupa Birliği Rusya ve Norveç’ten sonra en büyük doğal gaz tedarikçisidir. Ancak son yıllarda Çin lehine AB ile ticarette azalma gözlemlenmektedir.

Bunun en önemli sebeplerinin; Cezayir’de 2016 yılından itibaren belirli ürünlerde kota uygulaması ve AB tarafından bazı ekonomik etkinliklerin kısıtlanması sayılabilir. Çin, Cezayir’in enerji sanayisinde yukarıda belirtildiği gibi genelde keşif faaliyetleriyle ön plana çıkmaktadır. Kuşak ve Yol açısından vurgunması gereken bir nokta da; Cezayir’e deniz yoluyla ulaşmak için Süveyş Kanalı’nı geçilmesi gerektiğinden Cezayir’in Çin açısından stratejik önem arz eden limanları Alger, Oran ve Annaba’ya Çin’in muhtemel yatırımları olabileceği de dikkate alınmalıdır.

Çin-Cezayir ilişkileri Kuşak ve Yol’a taşındığı zaman tarihsel olarak devamlılık unsurlarını da beraberinde getirdiği görülmektedir. Xi Jinping’in Eylül 2018 FOCAC Zirvesi’nde Çin-Afrika ilişkilerine istinaden yaptığı konuşmadaki ‘benzer geçmiş ve ortak bir misyon’ vurgusu ile ‘Çin halkının ulusal yenilenmesi ve Afrika’nın birleşme ve dirilişinin gerçekleşmesi’ söylemleri birbirine geçmiş çok fazla dinamiğe işaret etmektedir.

Benzer minvalde Cezayir’in önceki Cumhurbaşkanı Abdülaziz Buteflika, Çin-Afrika ilişkilerini Cezayir-Çin ilişkisine model olarak tanımlamıştır Cezayir, Kuşak ve Yol bağlamında; enerji rezervlerinin yanı sıra dijital potansiyeli, limanlarının stratejik önemi ve bölgesel konumu gibi etmenlerle de hem Çin-Cezayir ilişkilerinde hem de Afrika-Çin ilişkilerinde özgün bir yer tutmaktadır. Nitekim Çin Kuşak ve Yol’u Afrika Birliği 2063 Gündemi, BM Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi ile birbirini bütünleyen süreçler olarak değerlendirmektedir.

CEZAYIR’IN KUŞAK VE YOL’DAKI YERI