ALGI SAVAŞLARINDA ÖNCELIKLE TOPLUMLARIN ZAYIF NOKTALARI TESPIT EDILIR. BU ZAYIF NOKTA HER KITAYA, ÜLKEYE GÖRE DEĞIŞIR.TOPLUMLARIN KIRIL MA NOKTALARI EKONOMI ILE OLURKEN, ALGI SAVAŞLARINDA ÖNEMLI OLAN TOPLU HALDE ÖZLEM DUYDUKLARI KAVRAM YA DA YAŞAMAYI UMUT ETTIKLERI DUYGUYU YAKALAMAKTIR.

Tarihte dünyayı etkileyen birçok savaş yaşandı. Dünyanın kaderine yön veren savaşların aslında bitmeyen doğası ile ilgili en önemli derslerden biri, 1914 – 1918 tarihleri arasında yaşanan Birinci Dünya Savaşı ve 1939 – 1945 yılları arasında yaşanan İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra verilen kayıplar neticesinde oldu. Özellikle İkinci Dünya Savaşı’nda verilen sivil ve askeri kayıplar, holokostlar ile birlikte 60 milyondan fazla insanın hayatını kaybettiğini ortaya koydu. Dünya yıkıcı sıcak savaşlardan sonra 1947’den 1991’e kadar Soğuk Savaş olarak adlandırılan, ülkelerin birbiri ile teknolojik, ekonomik, ideolojik açıdan rekabet ettiği, istihbarat ve ajanların yoğun olarak kullanıldığı 46 yıl süren bir dönemi yaşadı. Bir diğer ifade ile savaşma şekilleri değişti ama savaşın sürekliliği değişmedi. Sürekli olan bu mücadeleyi Platon “Savaşın sonunu yalnız ölüler görür” sözü ile de akıllara kazınacak şekilde ifade etti.

Clausewitz ise savaşı çok genişletilmiş bir düello olarak tanımladı ve altını çizdi, savaş, düşmanı irademizi kabule zorlamak için bir kuvvet kullanma eylemidir. Clausewitz’in tanımı halen geçerlidir. Çünkü masada yani diplomaside güçlü olabilmeniz için sahada güçlü bir varlık göstermeniz gerekir. Düşmana kendi gücünüzü kabul ettirmenin en önemli yolu onun güçlü olduğu noktaları zayıflatmaktır. Bunun için de başta askeri güç olmak üzere birçok alanda etki edebilecek yöntem denenir. Özellikle rekabet içerisinde olan ülkelerin birbirlerinin DNA’sını bozacak birtakım faaliyetler içerisine girmesi, sahada kuvvet kullanabilecek gücünüzün çoğu zaman caydırıcı bir kuvvet olarak var olması, sert güce yumuşak gücün de eşlik etmesi ile farklı bir boyut kazanır. Artık kullandığınız güç sadece askeri değil aynı zamanda toplumlara hegemonyayı kabul ettirecek, rızanın imal edilmesinde de etkili olacak unsurlardır. Rızanın imalatının temin edildiği bu güç yarışında, hem rekabet içindeki ülkelerin iç kamuoyunun olayları nasıl algıladığı hem de dünya kamuoyunun ülkeleri nasıl algıladığı ve medya vasıtasıyla nasıl algılatmak isteneceği önemli bir konu ve zaman zaman da aşılması gereken bir sorun olarak karşımıza çıkar. İşte bu noktada artık sahadaki kadar önemli hale gelen algı savaşları ile kelimelerin seçilmesinden, soykırımların isimlendirmesine kadar, kültürel emperyalizmin, devletin ideolojik aygıtlarının kullanıldığı, ikonlar ve yeni kimliklerin yaratıldığı bir sürecin başladığı görülür...

Yazının devamı 15 Nisana kadar ambargoludur!

 

Algı  Savaşları