Kategoriler: Dergi,
Alt Kategoriler: Ekim,

Saygıdeğer okurlarımız,

Global Savunma’nın yeni bir sayısı ile tekrar karşınızdayız.

Hepinizi muhabbetle selamlıyorum…

 

Vatanını en çok seven işini en iyi yapandır…

Mustafa Kemal Atatürk

 

 

Sevgili okurlarımız, dergimize olan ilgi ve alakanızın farkındayız. Özellikle İDEF’21 ve Teknofest fuarlarında bu ilgiyi yakinen gördüm. Bu sebepten ötürü her birinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Fakat bu fuarlarımızda ben başka bir şeyin daha farkına vardım. Gençlerin… Gençlerin savunma sanayi ve ilgili mesleklere olan ilgisi beni daha da çok sevindirdi. Geleceğimizin teminatı gençlerimizin, ülkemizin kalkınmasında ve savunmasında birinci rolü olan Savunma Sanayiine olan merakları gerçekten duygulandırdı beni. Ve bu gençlerin işlerini çok daha iyi yapacakları kanaatim de oldukça yüksek.

Bu nedenle aklıma hemen Mustafa Kemal Atatürk’ün yukarıda yazdığım sözü geldi.

 

Herkes görevini, sorumluluğunu usulüne uygun olarak yerine getirirse, vatanın kalkınması adına çok önemli iş yapmış olur. Bu noktada vatan olan sevgiyi pratikte göstermek daha etkilidir. Peki, vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır sözünün anlamı nedir​? Vatanını seven bir insan vatandaşlara yani vatanında yaşayan insanlara faydalı olmak istemektedir. Aynı zamanda da onların iyiliğini düşünmektedir. Bu nedenle vatanını sevdiğini işini iyi yapıp yapmamasından da anlayabiliriz.

 

Dolayısıyla gençlerimize bu doğrultuda vatanlarını çok sevmelerini ve işlerini de en iyi şekilde yapacaklarını tahmin ediyorum.

 

Elinizde ki son sayımızla 26. Baskımızı da gerçekleştirmiş olduk. 26 aydır Türkiye ve Dünya gündemini hep bir adım önde tutan derginiz Global savunma yine ezber bozarak Tayvan ve Asya Pasifik coğrafyasını masaya yatırdı.

 

İkinci Dünya Savaşında ABD'nin Pasifik ordularının  komutanı olan General Douglas MacArthur, 1950’de Tayvan’ı batmayan bir uçak gemisine benzeterek ABD için jeostratejik önemine dikkat çekmiştir. Aslında General Douglas MacArthur Tayvan’ı  böyle nitelendirerek Soğuk Savaş döneminde Tayvan’ın ABD için oynayacağı role de işaret etmişti.  Gerçekten de Soğuk Savaşın ilk dönemlerinde Tayvan ABD için adeta batmayan bir uçak gemisi vazifesi görmüştü.  Her şeyden öte Tayvan’ın Çin için sembol bir önemi var. Özellikle, Çin, geçmiş yüzyılda emperyalizmin hedefindeydi. İngiltere Çin’den Hong Kong’u, Japonya ise Tayvan’ı almıştı. Konu kapağımızı kaleme alan Dergimiz Yazarı Doç.Dr. Barış Adıbelli, BATMAYAN UÇAK GEMİSİ: TAYVAN ile karşınızda.

Kapak konumuzu kaleme alan bir diğer yazarımız ise Yayın Kurulu Üyemiz İçişleri Bakanlığı Eski Müsteşarı ve Emekli Valimiz Doç. Dr. Hasan Canpolat’ın ise ilk makalesi 3. MİLENYUMDA GÜÇ DENGELERİ VE ÇİN. Çin’in ihtirasları görünür hale geldikçe ve agresifliği arttıkça, dünyanın da Çin’e tavrı aynı şekilde değişmeye başladı.  Barak Obama zamanında Çin’e karşı değişmeye başlayan Amerikan Stratejilerinin bir sonucu olarak, ABD güçlerini dünyanın diğer bölgelerinden çekmeye ve Pasifik bölgesine yığmaya başlamıştı.  Son beş yılda, ABD artık yakınlaşma politikasını tamamen terk etti ve çevreleme politikasını tam olarak uygulamaya başladı. Yazarımızın makalesini okumadan geçmeyin lütfen.

Dergimizin bu ay ki bir diğer önemli dosyası ise İran. İran, politikalarını uygulayabilmek için yeni oluşmaya başlayan çok kutuplu asimetrik denge modelinde kendine yer bulmaya çalışsa da, bu model de, her kutbun, güçlü olduğu üstünlüklerini kullanarak düzen belirleyici olmaya çalışacağı öngörülmektedir. Konusuyu irdeleyen Dergimizin Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Doç. Dr. Fahri Erenel’in  İRAN: PERS İMPARATORLUĞU HAYALİNDE NEREDE? Makalesi ilginç anekdotlar içermekte.

 

İran dosyamızın bir diğer yazarı ise Umut Berhan ŞEN. Yazarımızın İRAN JEOPOLİTİĞİNDE AVRASYACILIK Konulu makalesinde. İran İslam Cumhuriyeti’nin Avrasya jeopolitiğinin şekillenmesinde tarihten aldıkları enerji ve kültürün katkısının çok büyük olduğuna vurgu yaptı. İran’ın bu sayede Avrasya coğrafyasında hedeflediği maksimum güce ulaşmayı tasarladığını da anlatan Şen, Safeviler dönemi (1501-1736) ile bugünkü teokratik cumhuriyetin karşılaştırmasını da yaptı.

 

İRAN’IN IRAK TÜRKMENLERİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ VE TÜRKİYE konusunu mercek altına alan yazarımız Av.Dr. İlhan Yılmaz CÖMERT, Saddam Hüseyin döneminin son bulması ve Amerika’nın işgal sonrası Ortadoğu’da değişen politikası ile İran’ın Irak’ta artan nüfuzuna dikkat çekti. Irak’ta 2003 yılından itibaren etkisini genişleten İran, her alanda etkili olmaya çalıştığını, bir zamanlar İran’ın düşmanı olan Irak’ın, günümüzde neredeyse tüm kurumları ile İran’ın tahakkümü altına girdiğini ve  İran ile Irak ilişkileri, İran’ın güdümünde stratejik ortaklığa dönüştüğünü anlatan yazarımızın makalesi önemli ipuçları vermekte.

 

HAVAYOLU PİLOTLARINDA UYKU VE UYANIKLIK YÖNETİMİ konusuna değinen efsane pilotumuz ve yazarımız Gökhan KARAKUŞ, Havayolu pilotlarının uyku ve görevdeki uyanıklığını kaleme aldı.

 

Din meselesi Türkiye’nin olduğu gibi bütün devletlerin de önde gelen meselesidir. Dünya tarihine bakıldığında önce Museviler, sonra Hristiyanlar ve son olarak da Müslümanlar öne çıkarak kendi din anlayışları çizgisinde dünyadaki olayları ve gelişmeleri kontrol etmeye çalışmışlardır. Hristiyanlar ve Müslümanlar bütün dünya ülkelerinde çekişirken, Museviler merkezden her iki dinsel tabanı da tarikatlar ve siyasal örgütler aracılığı ile yönlendirerek evrensel bir düzeni hedeflemişlerdir. Konuyu TÜRKİYE’DE ANA MESELE olarak toparlayan yazarımız Prof . Dr. A N I  L     Ç E Ç E N    bu ay da okunası bir makale ile siz okurlarımızla birlikte.

 

Bilgi, eğer gerçekten bir değişim yaratmak istiyorsanız, sahip olabileceğiniz en büyük ve güçlü silah. En nüfuzlu araç ve dünyayı değiştirebilecek etkiye sahip. Bu bilgi sadece okuldan alınmış bir bilgi değil, kişisel gelişim sürecimizden, kitaplardan, koçlardan, başkalarının başarısızlık hikâyelerinden ve hatta kendi başarısızlıklarımızdan gelebilir. Kendine has üslubu ile dergimize katkı sağlayan Yazarımız Levent Uysal, GELECEK 5.0 makalesi ile sayfamızda.

 

Dergimizin klasikleşen yazılarından olan MİLLİ SAVUNMA SANAYİNİN ÖNCÜLERİ serisinin 5. Sini kaleme alan Yazarımız Doç. Dr. Fahri Erenel, ŞAKİR ZÜMRE’nin Savuma sanayine verdiği katkıyı, mücadelesini ve hayatını yazdı.

 

Kapalı bir havzada tüketen bir topluluktan dört koldan açık denizlere açılan, üretme ve kalkınma kaygısı olan bir Türkiye var ve yakın gelecekte bu yatırımların getirilerini görmeye başlayacağız. Altyapı alanında havaalanları, demir yolları, otobanlar ve çevre düzenlemeleri ile şimdiden yerli/yabancı turizmde doğrudan gelir sağlanmaya başlanılmıştır. Cümleden de anlaşılacağı gibi ülkemizin ekonomisine farklı bir bakış getiren Yazarımız Arif Emre Örün bu sayımızda EKONOMİDE YENİ BİR HİKAYE: MAASTRİCHT dedi.

 

Terör örgütlerinin birbirinden sahada taktiksel anlamda birçok hamleyi öğrendiği bilinmektedir. Bu öğrenme günümüzde propaganda, internet üzerindeki aktif olma gibi değişik alanlarda da kendisini göstermektedir. Bu bağlamda konuyu farklı bir koyan Yazarımız Erol Başaran BURAL, TERÖRİZMİN YENİ FİNANSMAN ARACI: KRİPTO PARA ile Terörizm Sözlüğüne kaldığı yerden devam ediyor.

 

Sevgili okurlarımız  10 – 13 KASIM 2021 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilecek olan SAVUNMA HAVACILIK VE UZAY SANAYİ FUARI -  SAHA EXPO’nun Gold basın sponsoru olan Global Savunma kendi standı ile karşınızda olacaktır. Yazarlarımızın da yer alacağı fuarda siz okuyucularımızı ve tüm takipçilerimizi fuarımıza ve standımıza bekliyoruz.

 

Oyun Değiştiren Teknolojilere Dokunma için SAHA EXPO da buluşalım…

 

Bir sonra ki sayımızda buluşmak dileğiyle hepinize en içten saygılarımı sunuyorum.

                                    


26. sayı; ASYA PASİFİK DENKLEMİNDE TAYVAN BATMAYAN UÇAK GEMİSİ